Sultan Alparslan 

Sultan Alparslan 

Büyük Selçuklu Devleti Sultanı Alparslan, Türk ve Dünya tarihinin önde gelen hükümdarlarından biridir. Sultan Alparslan’ın ölümü ardından tahta oğlu Melikşah geçti. 

Horasan Meliki Çağrı Bey’in son eşinden 1 Muharrem 420 (20 Ocak 1029) tarihinde dünyaya gelen oğlu Sultan Alparslan, amcası Tuğrul Bey’in ardından 27 Nisan 1064’te Büyük Selçuklu Devleti’nin ikinci hükümdarı oldu. Saltanat sürdüğü 1063-1072 yılları arasındaki dönemde çok büyük başarılar elde etmiştir. Bu zaferlerden en büyüğü ise Anadolu’nun kapılarını açan Malazgirt Zaferi’dir. Zaferin kazanılmasında sultana yardımcı pek çok etken olmakla birlikte, Alparslan siyasî ve askeri lider olma vasıflarını en belirgin bir şekilde burada göstermiştir. Bu üstün özelliklerin savaşın kazanılmasında oynadığı rol büyüktür.

Ordusundan 4 kat büyük Bizans ordusuna karşı 26 Ağustos 1071’de kazandığı zaferle tarihin seyrini değiştiren Sultan Alparslan, yürekli askerleriyle asırlarca konuşulacak taktiksel bir savaşla elde ettiği başarı sayesinde Anadolu’nun fethini kolaylaştıran süreci başlattı. Kazandığı zaferle Türklere Anadolu’nun kapılarını açan Sultan Alparslan, tarihe geçti.

Alparslan, Arap ve Bizans tarihçilerinin ittifakla belirttikleri ve kendisine verilen unvan, künye ve sıfatların da açıkça gösterdiği üzere çok cesur, yiğit (ebû şücâ‘) ve kudret, azamet sahibi (adudüddevle “devletin pazusu, koruyucusu”) bir kişiliğe sahipti. Heybetinin yanında adaleti ile de ün yapmış (es-sultânü’l-âdil), ağabeyi Kavurd’a ve Romanos Diogenes’e yaptığı muamelelerden de anlaşıldığı gibi affedici ve müsamaha sahibi olduğunu defalarca ispatlamıştı. 

Sultan Alparslan’ın Dindarlığı

Çok dindardı ve dinî hükümlerin tam sadakatle uygulayıcısı olarak tanınıyordu. Onun bu cephesi, halk arasında veli derecesine yükseltilmesine ve şahsına pek çok kerametler isnat edilmesine sebep olmuştur. Sarayında, günde elli koyun kesilen bir imaret bulunduğu ve ayrıca adları listeler halinde tanzim edilen fakirlere harçlık dağıtıldığı eski tarihlerde kayıtlıdır. İslâmiyet’in henüz girmediği ülkelerde fethettiği her şehre derhal bir cami yaptırdığı, askeri faaliyetlerinden dolayı yeterince fırsat bulamadığı imar işlerini ve ilim, fikir ve sanat adamlarını toplayıp devlet himayesi altına almak gibi sosyal faaliyetleri de veziri Nizâmülmülk’ün eliyle yürüttüğü bilinmektedir. Bastırdığı altın paraların çokluğu da devrindeki iktisadî gelişmeyi ve refahı göstermektedir.

Sultan Alparslan’ın Vefatı 

Sultan Alparslan, Karahanlılar arasındaki iç mücadele ve Selçuklu topraklarına yaptıkları tecavüzleri önlemek üzere 1072 yılının Eylül ayı sonlarında 200.000 kişilik büyük bir orduyla Türkistan bölgesine sefere çıktı. Seferde bir süre kuşatma altında tuttuğu Barzam kalesini teslim aldı. Huzuruna çıkan kale kumandanı Yusuf Hârizmi tarafından, çizmesine sakladığı küçük bir hançerle ağır şekilde yaralanan Alp Arslan dört gün sonra da hayatını kaybetti.

Sultan Alp Arslan’ın bütün hükümdarlık süresi (meliklik dönemi dâhil) 18 yıldır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir