Abdülkadir Geylani’den Tavsiyeler 

Abdülkadir Geylani’den Tavsiyeler 

Önce kendini düzelt Ey oğul! Önce kendi nefsine öğüt ver, kendi nefsini düzelt. Sonra da başkalarına öğüt ver, başkalarını düzeltmeye çalış. 

Takvaya sarıl Ey oğul! Sana takva gerek. Takvaya sarıl, muttaki ol. Sana şeriat gerek, şeriatın esaslarına sarıl. Nefse, şehevî arzulara, şeytana ve kötü kişilere muhalefet etmeli ve onlara uymamalısın. 

Allah’ı daima görür gibi ol Ey oğul! Yalnızlık anlarında Allah’ın daima seni görmekte olduğunu hatırlamalısın. 

Gönülleri hakka davet et Ey oğul! Büyük insanları yıkıp mahveden küçük hatalar, sürçmeler ve kaymalardır. Zahitleri mahveden nefsanî ihtiraslardır. Hak erenlerini mahveden yalnızlık anlarındaki kötü düşünceler, hatıra gelen kötü fikirlerdir. Sıddıkları mahveden bir anlık kötülüktür. Onların bütün meşguliyetleri, kalplerini uygunsuz düşüncelerden korumak ve muhafaza etmektir. Onlar Hakka davet mevkiinde bulunan kişilerdir. İnsanları Allah’ı tanımaya davet, ederler. Gönülleri Hakka davet etmekten bir an bile geri durmazlar.

Dünya ile âhireti bir araya getir Ey oğul!

Her ikisini de aynı yere koy. Kalbin dünya ve ahiret düşüncesinden arınmış olarak ve çırılçıplak bir şekilde Mevla’n ile tek başına ol. Allah’tan başka her şeyden arınmadıkça Ona yönelme. 

Tevbe ile günah elbiseni çıkar Ey oğul! Nefis ile birlikte olma. Hevesinle birlikte olma. Dünya ile de birlikte olma. Öyle ise hemen günahlarına tevbe et, bir daha işlememeye azmeyle. Onlardan sıyrıl. Seri adımlarla Mevlana koş. 

Derdi sabırla karşıla Ey oğul! Sana herhangi bir dert geldiği zaman onu sabır eliyle karşıla ve devası gelinceye kadar sakin ol. Deva gelince de onu şükürle karşıla.

Himmetin dünya olmasın Ey oğul! Dünyadaki himmet ve gayretin yemek, içmek, giymek, evlenmek, güzel ve rahat evlerde oturmak, servet toplamaktan ibaret olmasın. Bütün bunlar nefsin işidir, nefsin rağbet ettiği şeylerdir. Öyleyse senin rağbet edeceğin şey, Rabbin ve Onun katında olmalıdır.

Ahiret için hazırlan Ey oğul!

Sen, ömründen sadece bir gün kaldığını zannet ve ecel meleğinin geleceğini düşünerek ve ahiret için hazırlan. Dünya hak erenleri için bir kuvvet kazanma ve pişip olgunlaşma yeridir.

Dünyada ebedî kalmak için yaratılmadın Ey oğul! Kendini Allah’ın takdirine teslim et. Sonra Onunla birlikte ol. 

Tefekkür insanı Allah’a götürür Ey oğul! Tefekkür kalbin yapacağı işlerdendir. Eğer kendin için bir iyilik görürsen, bir iyiliğe nail olursan, Allah’a şükret. Bir kötülük görürsen de ondan dolayı tevbe et. İşte bu tefekkür sayesinde dinin ihya olur, dirilir, şeytanın da ölür.

Dinini satarak dünyalık elde etme Ey oğul! Meşru yoldan ve helalinden alın teriyle kazandığını ye. Dinini satarak dünyalık elde etmeye ve bu yoldan kazanılmış şeylerle geçinmeye kalkışma. Helalinden ve meşru yoldan kazan. Bu kazancınla başkalarına ikram et. Onlara da yedir, içir. Ta ki aradaki sevgi ve kardeşlik bağlarının devamına ve pekişmesine vesile olsun.

Allah’ı kullarına şikâyet etme Ey oğul!

Allah’ı kullarına şikâyet etmeye kalkışma. Kullara şikâyetçi olma. Allah’a şikâyetçi ol. Allah her şeye kadirdir. Ondan başkası ise hiçbir şeye muktedir değildir. 

Takva güneşiyle beraber ol Ey oğul! Bütün fiil ve hareketlerinde tevhid güneşi, şeriat güneşi ve takva güneşi ile beraber ol. Zira bu güneş, heva ve hevesin; nefsin, şeytanın ve mahlukata dayanmanın sebep olduğu şirk tuzağına düşmekten seni muhafaza eder. Bu güneş seni Allah yolunda ilerlerken aceleci olmaktan alıkor.

Akl-ı selim sahibi ol. Aceleci olma Ey oğul! Zira acele eden hataya düşer, teenni eden de isabet eder, hedefine ulaşır. Acele etmek şeytandandır, şeytanın işidir. Teenni etmek de Allah’tandır. 

Allah korkusu her kapının anahtarıdır Ey oğul! Önünde kapalı bir kapının kalmamasını istersen izzet ve celâl sahibi olan Allah’tan kork. Zira Allah korkusu her kapının anahtarıdır, her kapıyı açar.

Amellerini güzel yap Ey oğul!

Güzel ameller işlemekte tembellik etme. Zira tembellik edenler ebediyen mahrum kalırlar. Bu arada daimi bir pişmanlık da peşlerini bırakmaz. Amellerini güzel yap. Unutma ki, Allah hem dünya hayatı ile, hem de ahiret hayatı ile sana karşı cömertlik etmiş, ikramda bulunmuştur.

Allah’ın rızasına dön Ey oğul! Dua ipini uzat. Allah’ın rızasına dön. Kalbin itiraz ettiği halde dilinle dua eder duruma düşme. Dilinle yaptığın duaya kalbin de inansın ve iştirak etsin.

Kötü kişilerle arkadaşlık etme Ey oğul! Kötü kişilerle arkadaşlık etmen, iyi kişiler hakkında kötü düşüncelere sürükler. Hep kötü insanlarla beraber oldukça iyi ve salih kişiler seni kötü bir insan olarak görürler.

Dine sarıl Ey oğul!

Başkaları tarafından uyandırılmadan önce uyan. Dine sarıl. Dinine sahip kişilerin arasına katil. Onlarla birlikte ol. Asıl insan olanlar dinine sarılmış olanlardır. İnsanların en akıllısı, Allah’a itaat eden, Onun dinine, kitabına sarılan ve yaşayışını Allah’ın ahkâmına uygun geçiren insandır. İnsanların en cahili de Allah’a isyan eden, yaşayışını Onun dinine, kitabına ve ahkâmına uygun olarak geçirmeyen kişidir.

Cahillerle arkadaşlık etme Ey oğul! Cahillerle arkadaşlık ediyorsun, bu durumda onların cehaletinden sana da bulaşabilir. Ahmaklarla arkadaşlık etmek, aldatıcı bir arkadaşlıktır. Sağlam inançlı, alim ve ilmi ile amel eden mü’minlerle arkadaşlık et. Mü’min iman kuvveti sebebiyle diğer insanlara karşı daima neşeli ve güler yüzlü görünmeye, hüznü de Allah ile kendi arasında gizli tutmaya muktedir olabilir. Mü’minin hüznü daimidir, çünkü tefekkür eder. Çok ağlar, az güler. Kalp ve gönül ehli ile arkadaş ol. Onların sohbetlerinde bulun. Ta ki senin de bir kalbin, bir gönlün olsun.

Şu kimselerle dostluk kur Ey oğul!

Kendileriyle dünyada sırf dünyalık için arkadaşlık ve dostluk ettiğin şu kişileri yarın göremeyeceksin. Aranız ayrılacak. Kötü dost ve arkadaşlarla aran nasıl ayrılmasın ki, sen onlarla Allah için değil, Allah’tan başka şeyler için dostluk ettin. Eğer insanlarla mutlaka dostluk, arkadaşlık ve ahbaplık etmen gerekiyorsa, takva sahibi, arif, ilmi ile âmil, yalnız Allah’ın rızasını isteyen ve Allah’ın nazarında itibarlı olan kişilerle dostluk ve arkadaşlık et. Şu kimselerle dostluk ve arkadaşlık kur:

 1- Seni Allah’a yaklaştırsın.

 2- Seni dalaletten kurtarsın, doğru yola çeksin.

 3- Seni dünyaya kul köle olmaktan kurtarsın.

 4- Önüne ahiret nimetlerini sersin.

 5- Seni nefsin esaretinden kurtarsın, hürriyete kavuştursun.

 6- Seni yılanların, akreplerin ve vahşi hayvan tabiatlı insanlardan kurtarsın, rahata, huzura kavuştursun.

 Bütün isteklerin Allah’tan olsun Ey oğul!

Eğer dünya tasalarından sıyrılmaya gücün yetiyorsa hiç durma, hemen sıyrıl. Aksi halde seri olarak kalbinle Allah’a koş. Onun rahmetine yapış. Ta ki kalbinden dünya tasaları çıksın. O her şeye kadirdir. Her şeyi bilir. Her şey Onun kudret elindedir. Onu kendisine imanla ve kendisinin marifeti ile doldurmasını iste.

Ayrıca sana sarsılmaz bir iman vermesini, senin kalbinde kendisine ünsiyet peyda etmesini ve senin bütün uzuvlarını kendisine itaatle meşgul hale getirmesini iste. Bütün bunların hepsini Allah’tan iste. 

Allah’a hizmet et Ey oğul! Hizmet edersen, hizmet olunursun. Haddi aşmazsan kurtulursun. Allah yolunda ol.

Ahiret endişesini öne al Ey oğul! Ahiret endişeni dünya endişesinin önüne al. Eğer böyle yaparsan her ikisini de kazanır, her ikisinden de kârlı çıkarsın.

Dünyan ve ahiretin için çalış Ey oğul! Mü’min hem dünyası için çalışır, hem de âhireti için. Dünyası için, ihtiyacı kadar çalışır, kanaat eder. Arifin düşüncesi ise âhirettir, Allah’tır.

Günah elbiseni tevbe suyuyla temizle Ey oğul!

İşlediğin günahlar sebebiyle Allah’ın rahmetinden ümidini kesme. Din elbisendeki kiri tevbe suyu ile temizle. Bu tevben de hem sebat göster, hem de ihlâslı ol. Bundan başka din elbiseni marifetullah esansıyla kokula.

Kalbinle Allah’a dön Ey oğul! Dünya bir denizdir, iman da gemidir. Kaptan ise ibadet ve itaatlerdir. Ahiret de bu denizin sahilidir. Kalbinle Allah’a dön. Allah’a tevekkül eden kişi, Ona dönen kişi demektir.

Kur’ân ile amel et Ey oğul! Kur’ân ile amel etmek seni Kur’ân’ın mevkiine yükseltir, oraya oturtur. Sünnet ile amel etmek seni Resul-i Ekreme (a.s) yükseltir. Resulullah, kalbi ve mânevi himmeti ile Allah dostlarının kalpleri çevresinden bir an bile ayrılmaz. Onların kalplerine Allah’a yakınlık kapısını açar.

Cahil dünyada ferahlanır Ey oğul!

Dünya nimetleri ile zevk sefa sürer. Âlim ise dünya hayatını bir fırsat bilir. Manevi mertebelerde yükselme gayreti içinde bulunur. Cahil kaderle çekişir, ona karşı çıkar; âlim ise kadere boyun eğer, razı olur.

İbadetine aldanma Ey oğul! İbadet ve itaatine aldanma. Allah’ın onları kabul etmesini iste. Şu anda sen Allah’a kulluğunu yapma gayreti içindesin. Olur ki içinde bulunduğun bu durumdan başka bir duruma düşebilirsin.

Amelini Allah rızası için yap Ey oğul! İhlaslı ol. Amellerini sırf Allah rızası için yapmalısın. 

Ahlakı düşüklerden uzak dur Ey oğul! O zaman halis mü’min olursun. Hükümde hakkaniyet üzere ol. O zaman ilimde halis olursun.

Sofrana fakirleri ortak et Ey oğul!

Oruç tut. İftar ederken sofrana fakirleri de ortak et, onlara de yedir. Tek başına yiyip içme. Böyle yapmayan kimsenin fakir olup dilenciliğe düşmesinden korkulur.

Herkese iyi niyetli ol Ey oğul! Kimseye eziyet etmemeye ve zarar vermemeye gayret et. Herkese karşı iyi niyetli ol.

Ömrünü hak yolda geçir Ey oğul! Sanatı öğrenebilmek için sıkıntıya ve meşakkate katlanmak zorundasın. En güzel ve mükemmel eseri meydana getirmek için bin kere yapar, yıkarsın. Eğer ömrünü hak yolda, kendini en iyi şekilde yetiştirmekle harcarsan Allah senin için hiç yıkılmayacak bir bina yapar.

Kendi nefsine ağla Ey oğul! Kendi nefsine ağla, gözyaşı dök. Zira bu halinle sen doğruya ve başarıya ulaşmaktan mahrum kalırsın. 

Çalış, didin; yardım Rabbindendir Ey oğul!

Çalışmadan ayağına hiçbir şey gelmez. Bazı şeyler de sana mutlaka lâzımdır. Çalış, didin; yardım, izzet ve celal sahibi Rabbindendir. 

Kalbinin meylettiği dünyalığı bırak Ey oğul! Eline bir dünyalık geldiği ve kalbinin de ondan lezzet aldığını gördüğün zaman onu bırak, alma. 

Kalbini helâl yemekle temizle Ey oğul! İşte o zaman Rabbini tanırsın. Lokmanı, elbiseni ve kalbini temizle. İşte o zaman safi, temiz olursun. Henüz vakit geçmeden kalbinle Rabbine dön. 

Karşılık beklemeden hizmet etmeye çalış Ey oğul! Allah yolunun yolcuları, yaptıklarını sırf Onun için, Onun rızasına uygun olarak yaptılar. Allah da, hoşlarına gidecek şeyleri, dünyada da, âhirette de onlara gösterdi ve gösterecektir.

İhlâs sahibi ol Ey oğul!

İlim ve irfan öğren ve ihlâs sahibi ol. Ta ki, nifak, ikiyüzlülük ve samimiyetsizlik tuzağından kurullasın, ilim ve irfanı halkın teveccühünü kazanmak ve dünyalık toplamak için değil, Allah’ın rızası için öğren.

Allah’ın rızasına ulaşmaya çalış Ey oğul! O senden razı olmuşsa bil ki seni sevmiştir. Rızık ve geçim endişesini kalbinden çıkar. Zira sen gönül huzuru içinde çalıştığın müddetçe sıkıntısız olarak rızkın Allah’tan gelecektir. Kalbindeki düşünceleri, tasalan, endişeleri at. Bir tek tasan olsun: “O da Allah’a layık bir kul olup olmama endişesi…” Bu mertebeye ulaşabildiğin an diğer bütün tasalarına Allah kâfidir.

Dünyalık için kimseyle çekişme Ey oğul! Sakın sakın! Sen sen ol, dünyalık hususunda kimseyle çekişme, didişme. Kimsenin elindeki kısmete mani olmaya kalkışma. Zira herkesin nasibi mutlaka kendisini bulur. 

Allah’ı kalbin ve kalıbınla an Ey oğul! Allah’ı önce kalbinle zikret, sonra da kalıbınla, dilinle. Onu kalbinle bin defa, dilinle de bir defa zikret.

Ameline güvenme Ey oğul!

Sakın ha, amellerine ve manevi hallerdeki gelişmelere mağrur olma. Bunlarla övünmeye kalkışma, ucb (kendine güvenme)e düşme.  

İnsanlara baki gözüyle bakma Ey oğul! Hiçbir insan dünyada baki değildir. Bu dünyada her insan fanidir, gelip geçicidir. Onlara, zarar verebileceklerini veya fayda getirebileceklerini düşünerek bu gözle bakma.

Allah dostlarına karşı dilsiz ol Ey oğul! 

Hiçbir işe gururla girişme Ey oğul!

Kalbini zikre yaklaştır Ey oğul! Kalbine bilhassa, kıyamet gününü, haşir-neşir gününü hatırlat. Ölümü düşün. Allah’ın mahlukatı nasıl öldürüp, sonra nasıl dirilteceğini, huzurunda nasıl duracağını düşün. Bütün bunları hiç hatırından çıkarmamaya devam ettiğin zaman kalbindeki kasvet gider, günah bulanıklığından temizlenir.

Sana teslimiyet gerek Ey oğul! Sebeplere tevessül ettikten ve bütün tedbirleri aldıktan sonra işin gerisini Allah’a havale etmek gerek. Kendi gücüne, kendi kuvvet ve kudretine güvenmemek gerek. Allah’ın fiillerine ve tasarrufuna itiraz etmemek gerek.

Allah dostlarının hizmetçisi ol Ey oğul!

Allah dostlarının çömezi ol, yaygısı ol, etraflarında hizmetçi ol. Böyle olmaya devam edersen, işte o zaman hakiki efendi olursun. Kim Allah için mütevazı olursa, Allah onu dünyada da, âhirette de yükseltir. 

Ölümü hatırlarsan dünya sevgisi azalır Ey oğul! Eğer Ölümü hatırlarsan, dünya ve dünyalıkla mest olman azalır. Buna mukabil züht ve takva yönün artar. 

Her şeyin sonu ölümdür Ey oğul! Tasaların, neşelerin, zenginlerin, fakirlerin, sertliklerin, yumuşaklıkların, hastalıkların, acıların; hepsinin de sonu ölümdür. Kim öldüyse kıyameti kopmuş, onun hakkında uzaklar yakın olmuş demektir. 

Dinini dünya karşılığında satma Ey oğul! Hükümdarların, devlet büyüklerinin, zenginlerin ve haram yiyenlerin metaları mukabilinde dinini satma. Dinini yediğin, yani dünyalık karşılığında sattığın zaman kalbin kararır. 

Marifetullaha koş Ey oğul!

Marifetullaha koş. Zira hiç şüphe yok ki, marifetullah her hayrın aslıdır, kaynağıdır.  Sen Allah’a olan itaat ve kulluğunu arttırdığın zaman O da sana marifetini bahşeder.

Nefsi kendine hizmetçi yap Ey oğul! Hep ön safta bulunmalısın. Zira ön saf cesur erkeklerin safıdır. Son safta asla bulunmamalısın. Zira son saf korkakların safıdır. Nefsi kendine hizmetçi yap. Onu işin esasına sevk et. İşin zor yanını ve aslını yapmayı alışkanlık haline getir. Zira nefse ne yüklersen onu taşır. Tepesinden sopayı eksik etme. Eğer sopayı eksik edersen hemen uyur. Sırtındaki yükleri de kaldırıp yere vurur. Ona tebessüm bile etme. Ona hiçbir zaman doyasıya yedirme. 

Bütün haramları terk et Ey oğul! Bütün haramları terk etmek için gayret et. İmanının ve sarsılmaz bilgi ve inancının kuvvetli olduğu anlarda her şeyde züht sahibi ol. İşte o zaman Allah’ın âbid kullarından olursun.

Önce kendi imanını kuvvetlendir Ey oğul!

İmanının zayıf olduğu zamanlarda bilhassa kendine yönelmeli, kendi üzerine eğilmelisin. İmanını iyice kuvvetlendirdiğin an derhal ortaya çık. İman hususunda önce aile efradına, sonra da diğer insanlara yardımcı ol. Sakın ha, kendin takva zırhını giymeden ve iman miğferini kalbinin başına geçirmeden ortaya çıkma. Bu arada elinde tevhid kılıcı ve sadağında duaya icabet okları bulunsun. Tevfik atına binmiş ol.

Her namazı veda namazı olarak kıl Ey oğul! Uzun emellerini kısalt. Hırsını azalt. Her namazı veda namazı olarak kıl. Sanki bir dahaki namaz vaktine kadar çıkmayacakmış şekilde kıl. 

Bela gelmeden önce Rabbinden kork Ey oğul! Eğer bela gelmeden önce Rabbinden korkar, Onu zikreder, Onu tevhid eder ve Ona yönelir durumda bulunursan, daha sonra belâ kapısına düştüğünde Rabbin o belâya hitaben şöyle der: “Ey ateş! İbrahim’e serin ve selâmetli ol.” [Enbiya,21\69.]

Allah’tan başkası ile meşgul olma Ey oğul! Allah’a sarıl, Ondan başkası ile meşgul olma. Melekler senin rızkını sana ulaştırmakla vazifelidir. 

Kabir senin için bir yol olsun Ey oğul! Allah’tan başka şeylere kalben bağlanmaman gerektir. Ölüm gelince seni her şeyden terk eder. Öyleyse onlar seni terk etmeden sen onları terk et.  

Ölmeden önce öl Ey oğul!

Ölmeden önce öl. Hem kendinden geç, hem de onlardan. İşte o zaman dirilir, gerçek hayata kavuşursun. O zaman Hak ile ebedî hayata kavuşursun. Görünüşte ölü gibi olursun, fakat kaderin eli sende olur.

Sen bugünün çocuğusun Ey oğul! Sabaha çıktığın zaman nefsine akşamdan bahsetme; akşama çıktığın zaman da sabahtan söz etme. Zira sabahtan akşama, akşamdan da sabaha çıkıp çıkmayacağını bilmiyorsun. Bulunduğun anı en iyi şekilde değerlendirmeye bak.

Kendinden başkasını kötüleme Ey oğul! Kendinden başkasını asla çirkin görme, kötü ilan etme. Ta ki, amellerin güzel olsun. Bir şeyi iyi ve güzel ilan etmek de, kötü ve çirkin ilan etmek de şeriatın işidir, akılların işi değildir.

Nefsine açlık sopası ile vur Ey oğul! Nefsine açlık sopası ile vur. Onun arzulara, zevklere ve batıl şeylere meyletmesine mani olmak suretiyle vur. Kalbine Allah korkusu ve nefis muhasebesi sopasıyla vur. İstiğfarı nefsinin, kalbinin ve özünün âdet ve alışkanlığı haline getir.  

Daima Hakkın huzurunda ol Ey oğul! Musibetler üzerine yağdığı halde bile daima Hakkın huzurunda ol.  

——————

Abdülkadir Geylânî Hazretlerinin gerek dergâh ve medresesinde yaptığı sohbetler, gerekse camideki vaaz ve nasihatleri talebeleri tarafından yazılmıştır. Biz bu tavsiye ve nasihatleri Fütûhü’l-Gayb ve Fethu’r-Rabbânî isimli eserlerinden derlenmiştir.

100% LikesVS
0% Dislikes

Bir Cevap Yazın