Abdurrahim Karakoç

 

Abdurrahim Karakoç (1932 – 2012)

Abdurrahim Karakoç Türk edebiyatının şairlerindendir


Abdurrahim Karakoç’un Kısaca Hayatı

7 Nisan 1932 yılında Kahramanmaraş’ta dünyaya gelmiştir. Kendisi gibi dedesi ve babası da şairdi. Küçük yaşlardan itibaren şiir yazmaya başladı ve bu şiirleri bir kitap haline getirdi. Daha sonra bu kitabı yakarak imha etmiştir. 

1958 yılında yazmış olduğu “Hasan’a Mektuplar” eserini kitap haline getirip 6 sene sonra yayınlanmıştır. Hayatı oldukça çalkantılı geçmiştir. 1958 yılında doğduğu kasabada mesul muhasibi olarak belediyede memur olarak çalışmaya başlamış ve oradan emekli olmuştur. 

Gençliğinde pek çok mücadele ile ilgili şiirler yazmıştır. Abdurrahim Karakoç 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra yazmış olduğu şiirlerden dolayı mahkemeye verildi. 30 defa mahkemeye verildi hiç birinde avukat tutmadı. Bütün mahkemelerde kendi kendini savundu ve mahkemelerin hepsinden beraat etti. 

1985 yılında Karakoç gazetecilik yapmaya başladı ve ilk defa siyasete girdi. Siyaset fazla uzun sürmedi. Karakoç’a neden siyasete girdiği sorulduğunda ise Allah rızası için girdiğini Allah rızası için çıktığını söylemiştir. Kendini şiir yazmaya adamış ve bir müddette gazetecilik ile uğraşmıştır. Evli ve 3 çocuk babasıydı.

Yazmış olduğu eserler ve kitaplar yayınlanmıştır. Pek çok eseri ve şiiri vardır. 2012 yılında ciğerleri enfeksiyon kapar. Karakoç 7 Haziran 2012’de 46 gündür tedavi gördüğü Gazi üniversitesi hastanesinde yoğun bakıma alınır. Ardından vücudu enfeksiyona daha fazla dayanamaz ve Ankara’da vefat etti.

———————-

MİHRİBAN

Sarı saçlarına deli gönlümü

Bağlamıştın,çözülmüyor mihriban

Ayrılıktan zor belleme ölümü

Görmeyince sezilmiyor mihriban

Yar,deyince kalem elden düşüyor

Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor

Lambada titreyen alev üşüyor

Aşk kağıda yazılmıyor mihriban

Önce naz sonra söz ve sonra hile

Sevilen seveni düşürür dile

Seneler asırlar değişse bile

Eski töre bozulmuyor mihriban

Tabiplerde ilaç yoktur yarama

Aşk değince ötesini arama

Her nesnenin bir bitimi var ama

Aşka hudut çizilmiyor mihriban

Boşa bağlanmış bülbül gülüne

Kar koysan köz olur aşkın külüne

Şaştım karabahtım tahammülüne

Taşa çalsam ezilmiyor mihriban

Tarife sığmıyor aşkın anlamı

Ancak çeken bilir bu derdi gamı

Bir kördüğüm baştan sona tamamı

Çözemedim çözülmüyor mihriban



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir