Afganistan İslam Cumhuriyeti 

Afganistan İslam Cumhuriyeti 

Orta Asya’da yer alan ve denize sınırı yoktur. Başkenti Kabildir. Ülkenin nüfusu 36.5 milyon 2018 sayımlarına göre tespit edilmiştir. Para birimi afgani’dir. Doğu ve güneyde Pakistan, batıda İran, kuzeyde Türkmenistan, Özbekistan ve Tacikistan, doğuda da ufak bir sınırla Çin ile çevrilidir.

Yüzölçümü yaklaşık 652.230 km2 kadar olan Afganistan Hindukuş ve Pamir sıradağı zincirleri kuzey ve güney olmak üzere iki bölüme ayırır. Afganistan genellikle engebeli bir araziye sahiptir. Ülkenin doğusundan içlerine uzanan ve Himalaya Dağları’nın bir uzantısı olan Hindukuş Dağları, güneyindeki Çağay Dağları ve kuzeydeki Pamir Dağları ülkenin başlıca yükseltileridir. Ülkenin en yüksek noktası Hindukuş Dağlarındaki 7492 m. ile Nowşak tepesidir.

Afganistan - OrtadoğuÜlkenin güneybatısı ve batısı dağlık değildir. Ancak fazla akarsu kaynağı olmaması nedeniyle tarım yapılamaz. Ülkede başlıca Amu Derya, Helmend, Farahrud, Murgap ve Herirud nehirleri vardır.

Afganistan, çok uluslu bir ülkedir. En büyük grupları sırasıyla Peştunlar, Tacikler, Özbekler ve Hazaralar oluşturur. Ayrıca nüfusa oranları %5’i geçmeyen Beluç, Türkmen, Nuristani, ve Arap azınlıklar da yaşamaktadır. Resmî ve ülkedeki en yaygın dilleri Farsça ile ilişkili Darice ile bir Doğu İran dili olan Peştuca oluşturur. Halkın %99’u Müslüman’dır. Bunların %80’i Sünni ve Hanefi Mezhebine mensuptur, %19’u Şii Müslümandır. %1’i ise diğer dinlere mensuptur.

Tarihi ticaretin merkez noktalarından birinde olan Afganistan, bu stratejik konumu nedeniyle tarih boyunca Pers, Grek, Arap, Moğol, Britanya ve Rus gibi çeşitli ulusların istilasına uğramıştır.

Ülke Tarihi

Afganistan coğrafyası tarih boyunca pek çok devlet ve milletin hâkimiyet kurmak istediği bir bölge olmuştur. Bu bakımdan Afganistan’ın bilinen tarihinin bir istilalar tarihi olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

M.Ö. 4. yüzyılda Büyük İskender tarafından alınmıştır. İskender İmparatorluğu’nun yıkılması üzerine bölge Yunan (Baktriana), Hint (Çandragupta) ve Türk (İskitler, Kuşanlar, Akhunlar) kökenli devletlerin hâkimiyeti altına girmiştir. M.Ö. 5. yüzyılda Persler, 

7. yüzyılda İslam orduları Afgan topraklarına ulaşmış, halkın hızlı bir şekilde İslamiyeti benimsemesine karşın burada bir devlet yönetimi teşekkül etmemiş, bölge uzunca bir süre bölgesel yönetimler tarafından idare edilmiştir.

9. yüzyılın ikinci yarısında kısa bir süre Sâmâniler, Gazneliler Devleti ile birlikte Türk hâkimiyeti başlamıştır. Daha sonra bölgede Selçuklular, Gurlular, Harzemşahlar hüküm sürmüş, 13. yüzyılın başlarında Moğol istilası ile birlikte 150 yıl kadar sürecek olan Moğol hâkimiyeti dönemi başlamıştır.

Afganistan 16. yüzyılın ilk yarısından itibaren yine bir Türk devleti olan Babür İmparatorluğu’nun hâkimiyeti altına girmiştir. 18. yüzyılın sonları ve 19. yüzyılın başlarında Dürrani Hanedanında taht mücadeleleri baş göstermiş, nihayet 1826 yılında Dost Muhammed Han tarafından siyasi birlik sağlanarak Barakzay Hanedanı kurulmuştur.

18. yüzyıldan itibaren Afganistan, Ruslarla İngilizler arasında çok uzun sürecek bir mücadeleye konu olmuştur. 1839 yılında gerçekleşen ilk İngiliz işgali kısa sürede bertaraf edildiyse de, 1878-1880 yılları arasında ikinci işgal gerçekleşmiştir.1893 yılında İngilizlerle imzalanan antlaşma ile belirlenen “Durant Hattı”, Güney Afganistan ile Hindistan (bugün Pakistan) sınırını belirlemiş, fakat belirlenen sınır sebebiyle pek çok Afgan ülke sınırlarının dışında kalmış, bu da Afganistan için kalıcı bir sınır sorununun başlangıcı olmuştur.

1919 başlarında, Emanullah Han, Afganistan’ın bağımsız bir devlet olarak tanınması için uluslararası bir çaba içerisine girmiş, İngiltere ile kısa süreli bir savaşa neden olduysa da, Afganistan 8 Ağustos 1919’da imzalanan Ravalpindi Antlaşması ile bağımsızlığını ilan etmiştir. 

Ruslarla olan Mücadele

Davud Han, iktidarı döneminde ülkenin hızlı bir şekilde Rusların etkisi altına girdiğini görerek çeşitli önlemler almışsa da başarılı olamamış ve 1978 yılında o da bir darbe ile başkanlıktan indirilerek öldürülmüştür.

Ülkede yaşanan siyasi kaos ve Sovyetler Birliğinin devlet yönetimine direkt etkisi, 1979’da başlayan ve ülkeye büyük zarar veren bir işgal sürecinin hazırlayıcısı olmuştur. 10 yıl süren Rus işgali sırasında çoğunluğu sivil 1 milyondan fazla insan hayatını kaybetmiş, 5 milyon kişi ise mülteci durumuna düşmüştür. İşgal sürecinde ülkesi için mücadele eden farklı gruplar, işgalin bitmesinin ardından birbirleriyle mücadele eder hale gelmişlerdir ki, bu da ülkede bir iç savaş sürecini doğurmuştur.

Öte yandan ülkede yaşanan siyasi kaos, Taliban’ın doğuşunu hazırlamış, ilerleyen yıllarda başta El-Kaide olmak üzere ülkede konum alan yapılanmalar, 11 Eylül olayları sonrasında gerçekleşen ABD işgali için de gerekçe oluşturmuştur. Bugün hala tam olarak sonlandırılmayan ABD işgali, bir kez daha yüz binlerce insanın ölümüne milyonlarca insanın mülteci konumuna düşmesine yol açmıştır. İşgal sırasında kurulan geçici hükumetin başına geçen Hamid Karzai, 2004 ve 2009 yıllarında yapılan seçimleri de kazanarak iktidarını 2014 yılına kadar sürdürmüştür. 2014 yılında yapılan seçimleri kazanan Eşref Gani Ahmedzai  halen görevdedir.

Afganistan Mutfağı

Afganistan Ekonomisi

Yaşadığı işgaller sebebiyle Afganistan ekonomisi dünyanın en kötü ekonomilerinden birine sahiptir.Kişi başı ortalama gelirin 700 doların altında olduğu ülkede, yoksulluk ve işsizlik oranları %30’lara ulaşmıştır. ABD işgali sebebiyle ülke ekonomik olarak dış yardımlara bağımlı haldedir. İşgal süreci alt ve üst yapının tahrip edilmesi, güvenlik zafiyetleri, temiz su kaynaklarına ulaşım sıkıntısı, sağlık ve eğitim olanaklarının zayıflaması gibi pek çok sorunu beraberinde getirmiştir. Bu nedenle ülkenin ekonomik olarak kendi ayakları üzerinde durabilmesinin uzun yıllar alacağı söylenebilir.

Afganistan Üretim Ve Yetiştirilen Ürünler

Afganistan ekonomisi, ülkedeki ekilebilir alanların son derece sınırlı olmasına rağmen büyük oranda tarıma ve hayvancılığa dayalıdır. İstihdamın önemli bir bölümünü karşılayan tarım alanında buğday, üzüm, hurma, fındık, kabuklu yemişler ve pamuğun yanı sıra çeşitli sebze ve meyveler yetiştirilmektedir. Öte yandan Afganistan’da çok yüksek miktarda afyon üretildiği bilinmektedir. Hayvancılığın da yaygın olduğu ülkede yün, deri ve deriden mamul ürünler, hayvan postu, el yapımı halı ve kilim, sabun, ayakkabı, küçük ölçekli tekstil ürünleri ve mobilya üretimi de gerçekleştirilmektedir.

Yeraltı Zenginlikleri

İçinde bulunduğu olumsuz ekonomik koşullara karşın, Afganistan doğal kaynakları bakımından oldukça zengindir. Ülkede petrol, doğalgaz, kömür, bakır, demir, altın, tuz, kireç taşı ve mermerin yanı sıra, kimya ve gübre sanayinde kullanılan pek çok maden bulunmaktadır.

Uzun yıllardır devam eden savaş nedeniyle ülkede sağlıklı bir dış ticaret ortamı bulunmamaktadır. 

Başlıca ithalat kalemleri gıda ürünleri, makineler, binek araçları, buğday, petrol yağları, palm yağı, pirinç, ilaç ve çimento; başlıca ihracat kalemleri ise meyve ve sebzeler, deri, yün, halı ve pamuktur. Ülkenin son derece sınırlı olan ihracatının neredeyse tamamı Hindistan ve Pakistan’a yapılmakta, ithalat ise büyük oranda Çin, İran, Pakistan, ABD ve Kazakistan üzerinden sürdürülmektedir. Önümüzdeki yıllarda dış ticarette yeni aktörlerin de yer alması beklenmektedir.

Türkiye ile İlişkiler

Türkiye ile Afganistan arasında, her iki devletin kurulduğu 20. yüzyılın ilk çeyreğinden bu yana güçlü ve sağlam ilişkiler bulunmaktadır. Hatta ilk resmî ilişkiler 1921 yılında TBMM ile Afganistan devleti arasında imzalanan Türkiye-Afganistan İttifak Muahedenamesi İle tesis edilmiştir. Yine Kabil’de açılan ilk diplomatik yapı Türkiye’nin Kabil Büyük elçiliği olmuş, Afganistan da TBMM’yi tanıyan ikinci ülke olarak kayıtlara geçmiştir. İki ülke arasında ortak inanç, kültür ve tarih bağlarının da etkisiyle kurulan bu yakın ilişki, küresel aktörlerin Afganistan üzerinde yıllardır devam eden acımasız politikalarına rağmen güçlü bir şekilde devam etmektedir.

Afganistan Gezi Yerleri

Türkiye Afganistan Baş Konsolosluğu

https://www.afganistankonsoloslugu.com/

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir