Allah Sevgisi Zorluk Getirir

Allah Sevgisi Belaya Sebep Olur

“Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.” (Bakara, 2/155.) 

Allah’ı sevdiğini iddia edenleri görür ve duyarız. “Ben Allah’ı ve Resulünü  seviyorum” bu sevgi beşere duyulan bir sevgi gibi olmaz yine de, ispat ister. Allah’ı sevdiğini söyleyenler gelen sıkıntılar, hastalıklar ve hüzünler karşısında gönüllerinde taşıdıkları sevginin yerini birden öfkenin almasını nasıl açıklarlar. Sıkıntılar sevdiğimizden geliyorsa bu bizi ondan soğutmaz aksine ona olan sevgimizi daha da perçinleştirir.

Allah’ı sevdiğini iddia eden imtihanlara tabi tutulur. Deniz kıyısına ev kuran çok dalga görür. Muhabbet davası güden bela ve mihnet zehrini çokça tadar. Mecalis-i Seba s. 105 

Allah-ü Taâlâ, şöyle buyurdu: «Eğer size bir yara değmiş bulunuyorsa, o kavme de yara değmiştir. O günleri Biz, dönüştürür dururuz. Ta ki: ALLAH, iman edenleri belli etsin ve sizden şahitler eylesin. Allah zalimleri sevmez. Bunda, ayrıca, Allah’ın müminleri temize çıkarması, kâfirleri dahi helak etmesi vardır.» (3/140-141)

Allah’tan başkasını aşırı sevmek ilahi kıskançlığa sebebiyet verir ve belayı da beraberinde getirir. Allaha Resulu: “Allah benden daha kıskançtır.” Buhari, Nikah, 106 ayrıca Müslim’de bu hadisi rivayet etmiştir. Aşıklar bakılmaması gereken yere bakarlarsa, yani, Hakkı bırakır fani güzellere gönül verirlerse derde düşerler. Bu dert yüzünden de ağlar ve inlerler. 

Sevgili ile birlikte gül bahçesine uğramıştık 

Dalgınlıkla yol üzerinde bir güle baktım 

Sevgili bana dedi ki: Yazıklar olsun sana! 

Burada benim yüzüm varken, sen güle mi bakıyorsun? Divanı kebir c.4 s.286 

Allah’ı seviyorum demek beşere duyulan bir aşk gibi değildir. Beşeri aşklar gelip geçicidir. Hakiki ve ölümsüz aşk İlahi aşktır. Tüketilen aşklar sebebiyle yas tutan, ağlayan ve depresyona girenler, kendi ruhunlarını ilahi aşka yaralıda olsalar bir şekilde yönlendirmelidir. Aşığın derdi iniltili olur. Gözü yaşlıdır. sözleri yüklüdür. Hiçbir hastalığı, ağrısı, gönül hastalığının verdiği gibi değildir. Aşk ister nefsani olsun ister ruhani olsun sonunda bizi ötelere götürecek rehber ve kılavuzdur. Aşk kalp işidir. Sadece dış güzelliğe dayanan mecazi aşklar gerçek aşk değildir. Böyle aşkların sonu utanç verici olur. Fani olan insanların aşkı sonsuz olamaz. Çünkü ölü tekrar bizim tarafımıza gelemez. Fakat gerçek aşk ölümsüz olan Allah aşkıdır. Ruhta olsun, gözde olsun her an gonca’dan daha taze olarak durur. 

O ölümsüz, Baki olan Allah’ın aşkını seç ki, o canına can katan mana şerbetini sana lütfen etsin, seni yaşatsın. Sen öyle büyük bir varlığın aşkını seç ki, bütün peygamberler onun aşkıyla kudret ve kuvvet buldular, şeref ve saadete erdiler.

Aşıktan daha deli divane kimse yoktur. Akıl onun sevdasına karşı kördür, sağırdır. Çünkü aşığın deliliği herkesin bildiği delilik gibi değildir. Tıp hekimlerinin tıp bilgisi ile aşıkların derdini iyileştirecek ilaç bulunmaz.

Ey aşk yoluna düşen kişi, Allah’ı seviyorum diyorsun ya, iki yüzlü olma. O sevginin gerekliliğini, sevdiğini aldatarak değil her an onunlaymışsın gibi yaşayarak tatman gerekir. Yüzünü gerçek aşkı tatman için O’na çevir. 

Ey aşık seni kendisine aşık eden kimdir,  yine ondan başkası değil.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir