Allah’ın varlığı ve varlığının delilleri ilgili Ayetler

Allah’ın varlığı ve varlığının delilleri ilgili Ayetler

Allah kainatı yaratan ve yöneten yüce varlık.

İnsanın dışında yaratıcı bir varlığın onun yaşamı içinde yer bulamaması ve sadece insan merkezli bir hayat sürmek cahiliye anlayışını temsil eder. İnsan yaratılmış ve yeryüzünde halife kılınmış bir varlıktır. Onun merkezinde Allah olmalıdır ki, Kur’an’ın dünya görüşü de Allah’a merkezlidir. 

İnsan Allah’a karşı sorumlu olan bir varlıktır diğer sorumlu varlık ise cinlerdir kainatın yöneten onu en güzel şekilde mükellefi olanların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde donatan odur onun gibi bir başka ona denk ikinci bir varlık yoktur.

Kur’an Hz Adem as’la başlayan insanın yeryüzü yürüyüşü değişik peygamberlerle, Hz. Nuh’la Tufan’la başlayıp Hz. İbrahim ile Tevhid mücadelesi doğruğa taşındı ve Hz. Muhammed (sav)’e kadar bu süregelmiştir. İnsanlık tarihi Allah inancının tarih boyunca hep var olduğunu bilinen en düşük kültür seviyesine ve beşeri yaşamını en ilkel şekline sahip kabinler ve topluluklarda bile mutlaka yüce bir varlığın mevcudiyetine kabul edildiğini gözler önüne sermektedir insanın fıtratında yaratılışına uygun bir Allah inancı vardır Buna göre insan Allah’a inanmaya yatkın bir özellik Ruha ve manevi bir kıvamda yaratılmıştır Allah’ı inkar aynı zamanda insanın kendi yaratılışını da yabancılaşması manasına gelir. sapmalar tarih boyunca var olmuştur. O yüzden Kur’an’ın ifade ile “hak ve batıl” mücadelesi kıyamete kadar sürecektir.

Allah birdir eşi benzeri yoktur. İnsanın aşkı odur, onsuz bir aşk yoktur, Onun için yaşar, Onun için ölürüz. Kainatın yaratıcısı olmasının yanında insana ahlaki ve şerri buyruklar veren ahlaki bir varlıktır. Onun ahlakı Kur’an’dı. 

Allah kainatta yaratılan tüm varlıkların onun nurundan, mükellef olan varlıkları da ruhundan üfleyerek yaratmıştır. Bu onun yaratılanlara dağılması manasında değildir. O her an bir iş üzerinedir ve yaratma üzerinedir o Ol deyince olur bu gibi durumlardan ayrı bir yapıdadır insan yaratma ona doğru yolu elçileri amacıyla göstermiştir  Tur Dağında Musa aleyhisselam ile konuşmuş Hz peygambere Miraç’ta  Müjdeler vererek onu desteklemiştir.

O insanların ve cinlerin rabbidir. Kulları ile ahlaki bir ilişkisi vardır. Onun da bir temeli mevcuttur. Rahmetiyle kullarına nimetlendiren, onlara şefkat eden, ihsanı bol olan odur. Ona minnettarlık ve takva içinde yönelmeli nankörlük ve azgınlıktan kaçınmalıdır. 

İslam alimleri Allah’ın varlığı hakkında birçok deliller getirmişlerdir. Halkın anlayabileceği seviyede olmayan ve birçok teknik bilgiyi öngörmektedir. Kafalar karışmasın Kur’an’da Allah’ın varlığı hakkında müşriklerin bile bir problemi olmamıştır. Onlar Allah’ın varlığına inanıyorlardı. 

Kur’an insanın bulunduğu konumu doğru belirlemesini istemektedir. İnsanların Allah’ı doğru takdir etmelerini ve içine düştükleri olumsuz düşünceyle, ahlaki yozlaşmadan Onun ahlakına dönmesi için insanların Hazreti Peygambere ve Kur’an’a inanmalarını sağlamak amacıyla ‘Nedensellik’ düzen ve ‘İnayet’ iyilik’ delillerini kullanmıştır. İnayet delili ile Allah kainattaki ve yeryüzündeki bütün nimetlerin insanın emrine verilmesi ile onun yaşamının kolaylaştırılmasında O’nun kendi isteği ve işi olduğunun bilinmesini ister.

Allah’ın varlığı ve varlığının delilleri ilgili Ayetler

36 Yasin Suresi

33. (Bu hususta) ölü toprak onlar için mühim bir delildir. Biz ona yağmurla hayat verdik ve ondan dane çıkardık. İşte onlar bundan yerler. 34. Biz, yeryüzünde nice nice hurma bahçeleri, üzüm bağları yarattık ve oralarda birçok pınarlar fışkırttık. 35. Ta ki, onların meyvelerinden ve elleriyle bunlardan imal ettiklerinden yesinler. Hâla şükretmeyecekler mi? 36. Yerin bitirdiklerinden, insanların kendilerinden ve henüz mahiyetini bilmedikleri şeylerden bütün çiftleri yaratan Allah’ı tesbih ve takdis ederim. 37. Gece de onlar için bir ibret alâmetidir. Biz ondan gündüzü sıyırıp çekeriz de onlar karanlıklara gömülürler. 38. Güneş, kendisi için belirlenen yerde akar (döner). İşte bu, azîz ve alîm olan Allah’ın takdiridir. 39. Ay için de birtakım menziller (yörüngeler) tayin ettik. Nihayet o, eğri hurma dalı gibi (hilâl) olur da geri döner. 40. Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzerler. 41. Onların zürriyetlerini dopdolu bir gemide taşımamız da onlar için büyük bir ibrettir. 42. Onlar için, bunun gibi binecekleri başka şeyler de yarattık. 43. Dilesek onları suda boğarız. O zaman ne onların imdadına koşan olur, ne de onlar kurtarılırlar. 44. Ancak bizim tarafımızdan bir rahmet ve belli bir zamana kadar dünyadan faydalandırmamız müstesnadır.” 

35 Fatır Suresi

27. Görmedin mi Allah gökten su indirdi. Onunla renkleri çeşit çeşit meyveler çıkardık. Dağlardan (geçen) beyaz, kırmızı, değişik renklerde ve simsiyah yollar (yaptık). 28. İnsanlardan, hayvanlardan ve davarlardan da yine böyle türlü renkte olanlar var. Kulları içinden ancak âlimler, Allah’tan (gereğince) korkar. Şüphesiz Allah, daima üstündür, çok bağışlayandır.”

26 Şu’ara Suresi

7. Yeryüzüne bir bakmazlar mı! Orada her güzel çiftten nice bitkiler yetiştirdik. 8. Şüphesiz bunlarda (Allah’ın kudretine) bir nişane vardır; ama çoğu iman etmezler.”

27 Neml Suresi

93. Ve şöyle de: Hamd Allah’a mahsustur. O, ayetlerini size gösterecek, siz de onları görüp tanıyacaksınız (ama artık faydası olmayacaktır). Rabbin, yaptıklarınızdan habersiz değildir.” 

10 Yunus Suresi

6. Gece ve gündüzün değişmesinde (uzayıp kısalmasında) Allah’ın göklerde ve yerde yarattığı şeylerde, (Onu inkâr etmekten) sakınan bir kavim için elbette nice deliller vardır!”

31 Lokman Suresi

31. Size varlığının delillerini göstermesi için, Allah’ın lütfuyla gemilerin denizde yüzdüğünü görmedin mi? Şüphesiz bunda, çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.”

39 Zümer Suresi

21. Görmedin mi? Allah gökten bir su indirdi, onu yerdeki kaynaklara yerleştirdi, sonra onunla türlü türlü renklerde ekinler yetiştiriyor. Sonra onlar kurur da sapsarı olduklarını görürsün. Sonra da onu kuru bir kırıntı yapar. Şüphesiz bunlarda akıl sahipleri için bir öğüt vardır.”

40 Mü’min Suresi

”  81. Allah size kanıtlarını gösteriyor. Allah’ın kanıtlarının hangisini inkar edebilirsiniz?”

41 Fussilet Suresi

37. Gece ve gündüz, güneş ve ay Onun işaretlerindendir. Eğer gerçekten Allah’a tapıyorsanız güneşe de aya da secde etmeyin, onları yaratan Allah’a secde edin.” 

39. Onun işaretlerinden biri de şudur: Sen arzı (ölmüş gibi) kupkuru görürsün; ama üzerine yağmur indirdiğimizde toprak canlanıp kabarır. Ona can veren, elbette ölülere de can verir. O her şeye kadirdir.” 

53. İnsanlara ufuklarda ve kendi nefislerinde ayetlerimizi göstereceğiz ki onun (Kuran’ın) gerçek olduğu, onlara iyice belli olsun. Rabbinin her şeye şahit olması, yetmez mi?”

 42 Şura Suresi

29. Gökleri, yeri ve oralarda üretip yaydığı canlıları yaratması Onun kanıtlarındandır. O dilediği zaman onları bir araya getirme gücüne de sahiptir.” 

32. Denizde dağlar gibi akıp gidenler (gemiler) de O’nun (varlığının) delillerindendir. 33. Dilerse O, rüzgârı durdurur da onun (denizin) üstünde kalakalırlar. Elbette bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır. 34. Yahut yaptıkları yüzünden onları helâk eder. Birçoğunu da affeder (kurtarır).”

45 Casiye Suresi

3. Şüphesiz göklerde ve yerde inananlar için birçok âyetler vardır. 4. Sizin yaratılışınızda ve (Allah’ın) yeryüzünde yaydığı canlılarda, kesin olarak inanan bir toplum için ibret verici işaretler vardır. 5. Gecenin ve gündüzün değişmesinde, Allah’ın gökten indirmiş olduğu rızıkta (yağmurda) ve ölümünden sonra yeri onunla diriltmesinde, rüzgârları değişik yönlerden estirmesinde, aklını kullanan toplum için dersler vardır. 6. İşte sana gerçek olarak okuduğumuz bunlar Allah’ın ayetleridir. Artık Allah’tan ve O’nun ayetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?” 

88 Gaşiye Suresi

17, 18, 19, 20. (İnsanlar) devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yeryüzünün nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?” 

16 Nahl Suresi

79. Semanın boşluğunda buyruk altına sokulmuş kuşları görmüyorlar mı? Onları (boşlukta) Allah’tan başkası tutmuyor. Kuşkusuz bunda inanan bir topluluk için ibretler vardır.”

23 Mu’minun Suresi

80. Ve O, yaşatan ve öldürendir; gecenin ve gündüzün değişmesi O’nun eseridir. Hâla aklınızı kullanmaz mısınız!” 

30 Rum Suresi

20. Sizi topraktan yaratması, O’nun (varlığının) delillerindendir. Sonra siz, (her tarafa) yayılan insanlar oluverdiniz. 21. Kaynaşmanız için size kendi (cinsi)nizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet peyda etmesi de O’nun (varlığının) delillerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır. 22. O’nun delillerinden biri de, gökleri ve yeri yaratması, lisanlarınızın ve renklerinizin değişik olmasıdır. Şüphesiz bunda bilenler için (alınacak) dersler vardır. 23. Gece olsun gündüz olsun, uyumanız ve Allah’ın lütfundan (nasibinizi) aramanız da O’nun (varlığının) delillerindendir. Gerçekten bunda, işiten bir kavim için ibretler vardır. 24. Yine O’nun delillerindendir ki, size korku ve ümit vermek üzere şimşeği gösteriyor, gökten su indirip ölümünün ardından arzı onunla diriltiyor. Doğrusu bunda, aklını kullanan bir kavim için (alınacak) dersler vardır. 25. Göğün ve yerin O’nun buyruğu ile durması da O’nun (varlığının) delillerindendir. Sonra sizi topraktan bir çağırdı mı hemen (kabirlerinizden) çıkıverirsiniz.”

46. Size rahmetinden tattırsın, emriyle gemiler yüzsün, fazlından (nasibinizi) arayasınız ve şükredesiniz diye (hayat ve bereket) müjdecileri olarak rüzgârları göndermesi de Allah’ın (varlık ve kudretinin) delillerindendir.”(1)

(1)- (Kâinatı yaratan da yöneten de Allah’tır. Yaratmayı nasıl bir sıra ve düzen (kanun) içinde yapmışsa, yönetmeyi de aynı şekilde kanunlarıyla icra etmektedir. Sebep-sonuç ilişkisi ilâhî bir kanundur. Yağmurun oluşumu da bir dizi sebep-sonuç ilişkisine bağlıdır. Gafiller yalnızca sebep ve sonucu görürler, müminler ise sebeplerin yaratıcısını (müsebbibü’l-esbâbı) da görür ve O’na şükrederler.)

29 Ankebut Suresi

19. Onlar, Allah’ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığını, sonra onu nasıl tekrarladığını görmüyorlar mı? Şüphesiz bu, Allah’a göre kolaydır.(1) 20. De ki: Yeryüzünde gezip dolaşın da, Allah ilk baştan nasıl yaratmış bir bakın. İşte Allah bundan sonra (aynı şekilde) ahiret hayatını da yaratacaktır. Gerçekten Allah her şeye kadirdir. 21. O, dilediğine azap eder, dilediğini esirger. Ancak O’na döndürüleceksiniz.” 

44. Allah gökleri ve yeri hikmet ve fayda esasına göre yarattı. Şüphesiz, inananlar için bunda ibret vardır.” 

(1)- Âyette, kâinatta yaratma olayının aralıksız devam ettiği vurgulanmakta, Allah’ın yaratma kudretine dikkat çekilmektedir. Bir canlı yok olurken yerini başka bir canlı almaktadır. Bu kanun, toplumsal hayatta da mükemmel bir uygulama alanı bulur. Milletlerin biri yok olurken yerine bir başka millet geçer. Bir sonraki âyette de işin bu yönü ön plana çıkarılmıştır. Sonuç olarak da âyetlerde öldükten sonra tekrar diriltilmenin gerçekleşeceğine işaret edilmiş olmaktadır.

2 Bakara Suresi

164. Kuşkusuz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ve gündüzün değişmesinde, insanlara fayda veren yüklerle denizde seyreden gemilerde, Allah’ın gökten indirerek onunla ölü haldeki toprağa can verdiği ve orada her çeşit canlının yetişmesini sağladığı yağmurda, rüzgarları ve gökle yer arasında emre hazır bekleyen bulutları evirip çevirip yönlendirmesinde aklını işleten bir topluluk için elbette nice deliller vardır.” 

3 Al-i İmran Suresi

190. Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde aklıselim sahipleri için gerçekten açık ibretler vardır.”

57 Hadid Suresi

17. Bilin ki Allah, ölümünden sonra yeryüzünü canlandırıyor. Düşünesiniz diye gerçekten, size ayetleri açıkladık.”

100% LikesVS
0% Dislikes

Bir Cevap Yazın