Allah’ın Varlığının Delilleri

Allah’ın varlığının delilleri

Mümin: Allah Teâlâ’nın her şeye gücü yeten Rab olduğuna, Onun tek ve eşsiz bir mabut olduğuna gerçek inanandır.

Uçsuz bucaksız şu alem içinde ne varsa; Allah CC.’nin varlığını itiraf ve ikrar eder, onun varlığına iman edip boyun eğerler. Allah şöyle buyurdu: Peygamberleri dedi ki: “Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şüphe mi var? (Halbuki) O, günahlarınızı bağışlamak ve sizi belli bir zamana kadar ertelemek için sizi (imana) çağırıyor. Onlar, “Siz de bizim gibi sadece birer insansınız. Bizi babalarımızın taptıklarından alıkoymak istiyorsunuz. Öyleyse bize apaçık bir delil getirin” dediler.” İbrahim: 10

İnsan her halinde ona muhtaç olduğu gibi, Onun ihsanı ve lutfuyla ayaktadır. Her halinde Onun nimetlerine, yarattığı tüm varlıkları senin emrine sunmasına ihtiyacın vardır. İnsan havasız susuz yaşayamayacağı gibi Allah’ın varlığına iman etmeden yaşaması da düşünülemez. İnsan Onun azamet ve kudreti karşısında iman etmelidir.

Her şeyin öğretici de Allah’tır. Gönderdiği peygamberler ademe tüm isimleri öğretmesi yeryüzüne indirildiği zaman ademe tarım yapmasını Cebrail as. Öğrettiren odur. Varlığına işaret eden deliller  gözümüzün her baktığı yerde görünür bazen zahirdir, bazende batındır. 

Allah’ın varlığının delillerine göz attığımız zaman, aşağıdaki delilleri buluruz:

Fıtrat delili.

İnsanın yaradılışında fıtratına işlenmiş olan Allah ismi Kalp ve aklın nuru söndürülmediği müddetçe hiç kimse Allah’ı inkar etmez ve muhalif olmaz. Kainat bile, fıtratına yerleştirilmiş olan tevhitle Yaratıcı olan Allah’a iman etmektedir. 

Fıtratın, Allah’ın varlığına delalet ettiğini ispatlayan en büyük kanıtlardan biri Hz. Peygamber (sav) buyuruyor ki:” Her doğan çocuk fıtrat üzere doğar, sonra anne babası onu Yahudi, Hristiyan veya Mecusi yapar. Tıpkı bir hayvanın, sapasağlam bir hayvan doğurması gibi. Siz hiç böyle doğan bir hayvanda kesik organ görebiliyor musunuz?” (Buhari)

Bütün kainat, yaratılış fıtratıyla tevhidi ikrar ediyor. İnsan yaratılış fıtratına sıkıca tutunup şeytanın yoluna düşmediği müddetçe bu tutunulan kulp veya ip (İslam ve Allah’a iman) kendisinde güçlü bir yapı oluşturacaktır. Allah CC. şöyle buyurdu: ”Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dine çevir. Allah’ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata sımsıkı tutun. Allah’ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur. İşte bu dosdoğru dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler.” Rum: 30

Sağlam bir fıtrat, Allah’ın varlığına şahitlik eder. Şeytana uyanlara gelince, bu fıtrattan mahrum kalırlar onlarda hakim olan karanlıklar ve bedbahtlıktır. Onlar her zaman ona muhtaç olarak yaşarlar. Bunlar ne zaman, çıkamadıkları çukurlara düşerler işte o zaman ellerini ve gözlerini semaya açıp bütün kalbiyle Allah’a yönelerek Ondan fıtratıyla yardım isterler.

Akıl delili:

Allah’ın varlığına en güçlü delalet eden delillerden biri akli delillerdir. Bu delilleri yalnız görmek istemeyenler inkar eder. 

Örnek olarak:

1-Her mahlukun bir yaratıcısı vardır, çünkü bunlar –geçmişte de şimdi de- kendileri yaratan bir yaratıcıya muhtaçtırlar, ne kendi kendilerini yaratabilirler, ne de tesadüf olarak meydana gelebilirler. O zaman kendi kendilerini yaratma ihtimali yoktur, çünkü hiçbir şey kendi kendini yaratamaz. Bir şey meydana gelmeden önce, aslı ve vücudu yokken, nasıl bir yaratıcı olabilir ki? Her bir hâdis olanın (sonradan var olan) mutlaka bir muhdis’i (yaratıcısı) vardır. 

Kainat, bu benzersiz sistemin ve bu mükemmel düzenin üzerinde kurulduğu, sebep müsebbip kuralıyla güçlü bağı olduğundan dolayı, tesadüf olarak meydana gelmesi hiç mümkün değildir. Böylece her mahlukun mutlaka bir yaratıcısı vardır. Bu mahluklar kendi kendilerini yaratamadığına göre ve tesadüfen meydana gelmediğine göre bir yaratıcısı olması lazım, o da Alemlerin Rabbi olan Allah’tır. 

Kuranı Kerimde Akli Delillerden Bahsedilmektedir:

Tur Suresi 35. Ayet

اَمْ خُلِقُوا مِنْ غَيْرِ شَيْءٍ اَمْ هُمُ الْخَالِقُونَۜ

“Acaba onlar herhangi bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendileri mi yaratıcıdırlar?” Yusuf Suresi 105. Ayet

وَكَاَيِّنْ مِنْ اٰيَةٍ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ يَمُرُّونَ عَلَيْهَا وَهُمْ عَنْهَا مُعْرِضُونَ

Göklerde ve yerde Allah’ın varlığını, birliğini ve kudretini gösteren öyle deliller var ki! Onlar, bu delillerle sürekli iç içe, yan yana bulunurlar, fakat üzerinde hiç düşünmeden tam bir aldırmazlık içinde onlardan yüz çevirirler!

Ra’d Suresi 2. Ayet

اَللّٰهُ الَّذ۪ي رَفَعَ السَّمٰوَاتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَۜ كُلٌّ يَجْر۪ي لِاَجَلٍ مُسَمًّىۜ يُدَبِّرُ الْاَمْرَ يُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ بِلِقَٓاءِ رَبِّكُمْ تُوقِنُونَ

Allah O’dur ki gökleri sizin görebileceğiniz bir direk olmaksızın yükseltti, sonra da arş üzerine kuruldu ve güneşle ayı emrine boyun eğdirdi. Bunların her biri belirli bir vakte kadar yörüngesinde dönüp duracaktır. O, tam bir nizama koyduğu kâinatta her işi çekip çeviriyor, her şeyi idâre ediyor ve gerçeğin bütün işaret ve delillerini detaylarıyla açıklıyor ki, bir gün gelip Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız.

Kuranı Kerim konuları kategorimizde Allah varlığının Akli delilleri ilgili ayetleri okuyucularımız okuyabilirler. Kainatta yaratılan tüm varlıkların, bir yaratıcısı olmadan kendi kendilerini yaratamayacaklarına göre onların yaratıcısı Allahtır. İnsanın aklına yapılan bu hitaplar bazen sorular şeklinde, bazen yönlendirici ve tefekkür etmesini sağlayıcıdır. Bu akla yapılan hitaplarla Allah CC insanın yaratılış fıtratına sımsıkı tutunmasını sağlamak içindir. 

Cübeyr ibni Mut’ım radıyallahu anh İslâm’la şereflenişini kendisi şöyle anlatır:

“-Bir görüşme yapmak üzere Medine’ye gitmiştim. Sabah namazı vakti Mescide vardım. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namazda Tûr Sûresi’ni okuyordu. Bir kenarda oturdum ve sonuna kadar dinledim. Bu suredeki ilâhî, derin mânâlar gönlümü adeta yıkadı. “Rabbinin azabı mutlaka vuku bulacaktır. Ona engel olacak hiçbir şey yoktur.” (Tur: 7-8) âyeti beni korkutup ürpertti. Kendi kendime düşünmeye başladım. O güne kadar yaptığım düşmanlıklar, kin ve nefretler bir anda içimden silindi. Kalbime bir huzur hali geldi. Gönül dünyam ışıyıverdi. Devam eden ayetler nedamet, pişmanlık ve tevbe etmeme vesile oldu. Bu ayetlerde Rabbimiz mealen şöyle buyurmakta idi:

“O gün gök sallanıp çalkalanır. Dağlar yürüdükçe yürür. Yalanlayanların vay haline o gün! Ki onlar daldıkları bâtıl içinde oyalanıp duranlardır. O gün Cehennem ateşine itilip atılırlar da “İşte yalanlayıp durduğunuz ateş budur!” denilir.” (Tur: 9-14)

Bu ayetleri dinleyince tevbe ettim. Bir daha düşmanlık yapmayacağıma söz verdim. Hele şu ayet-i celilelere gelince kalbim heyecandan neredeyse uçacak gibi oldu. Rabbimiz bu ayetlerde mealen:

«Onlar, bir yaratan olmaksızın mı yaratıldılar, yoksa yaratanlar kendileri midir? Yoksa gökleri ve yeri kendileri mi yarattılar? Hayır, onlar Allâh’a kesin olarak inanmıyorlar. Yahut Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Yoksa her şeye hakim olan kendileri midir?» (Tûr, 35-37) buyurmaktadır. (Buhârî, Tefsîr, 52)

Tur suresinin sonuna gelince kalbim dayanmaz oldu. Çünkü bu ayetlerde Rabbimizin tehdit ve tavsiyeleri yer almaktaydı. Şöyle ki:

“Artık çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar onları kendi hallerine bırak. O gün planları kendilerine hiçbir fayda vermez ve yardım da görmezler. Şüphesiz zulmedenlere, ondan başka da azap vardır. Fakat çokları bilmezler. Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin. Kalktığın zaman da Rabbini hamd ile tespih et. Gecenin bir kısmında ve yıldızların batışından sonra da Onu tesbih et.” (Tur: 45-49) buyurmaktaydı.

Artık kaskatı olan kalbim iyice yumuşadı. İslam’ın nuru gözümü gönlümü aydınlattı. Namazdan sonra hemen Resulullah’ın huzurunda diz çöküp kelime-i şehadet getirdim.”

2-Kainatta ve mahlukatta Allah’ın görünen ayetleri. Allah şöyle buyurdu:De ki: “Göklerde ve yerde neler var, bir baksanıza.” Fakat ayetler ve uyarılar, inanmayan bir topluma hiçbir fayda sağlamaz.” Yunus: 101

Göklere ve yeryüzüne bakınca, Allah’ın bir yaratıcı olduğunu ve onun Rububiyetini ispat etmektedir. 

Çölde yaşayan bir bedeviye:” Rabbini neyle tanıdın?” diye sorulunca: Ayak izleri yolculuğa, deve tezeği deveye delalet eder. O halde yıldızlarla dolu olan gök, delillerle dolu olan yer ve dalgalarla dolu olan denizler, hakkıyla işiten ve hakkıyla gören Allah’a delalet etmez mi? Diye cevap verdi.”

İnsanların dünyevi bilgisi ne kadar çok olursa olsun, gayb perdesinin karşısında aciz kalır. Bir tek Allah’a iman etmek o acziyeti giderir.

3-Bu dünyanın sağlam düzeni ve yapısı, yaratıcısının tek İlah, tek Malik, tek Rab olduğuna, Ondan başka İlah ve Rab olmadığına delalet eder. Bu alemin iki tane yaratıcısı ve düzenleyeni mümkün olmadığı gibi onun iki tane mabut İlahı da mümkün olamaz. Bu dünyanın iki yaratıcı tarafından yaratılma ihtimali olmadığı ilmen ve fıtraten sabittir. Böyle bir durumun batıl olduğu aklen açıkça anlaşılır. İşte böylece iki Rabbin ulûhiyeti batıl olur.Eğer yerle gökte Allah’tan başka tanrılar olsaydı, ikisi de bozulurdu. Arşın Rabbi olan Allah, onların vasıflandırdıklarından münezzehtir.” Enbiya: 22

Şer’i delil:

Bütün şeriatlar, Allah’ın varlığına, onun mükemmel ilmine, hikmetine ve rahmetine işaret ediyor. Çünkü bu şeriatların bir Şâri’si (Şeriat koyan) olması lazım. İşte Şâri yüce Allah CC’dir. Allah şöyle buyurdu:Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet edin ki, Allah’a karşı gelmekten sakınasınız. O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah’a ortaklar koşmayın.” Bakara:21-22 ve bütün semavi kitaplar da bunlar ifade ediliyor.

His delili:

Allah’ın varlığını en bariz bir şekilde ispat eden delillerden biri de his delilidir. Bunlar:

1-Allah’ın duaları kabul etmesi: İnsan, Ey Rabbim deyip yönelince Allah’a 

istediği şey için dua eder, Allah da bu kulun duasını kabul eder. İşte bu, Rabbın varlığını gösteren büyük bir delildir. Kul yalnız Allah’a dua eder ve Allah’ın duasını kabul ettiğini apaçık bir şekilde görür. Biz de geçmişte ve bugün, kabul olunan duaların örneklerini çokça duymuşuzdur. Bu durum, Allah’ın varlığına delalet eder. 

Bu örneklerin çoğu Kur’an’da bahsedilmektedir.Eyyûb’u da hatırla. Hani o Rabbine, “Şüphesiz ki ben derde uğradım, sen ise merhametlilerin en merhametlisisin” diye niyaz etmişti. Biz de onun duasını kabul edip kendisinde dert namına ne varsa gidermiştik. Tarafımızdan bir rahmet ve kullukta bulunanlar için de bir ibret olmak üzere ona ailesini ve onlarla beraber bir mislini daha vermiştik.” Enbiya: 83-84 Ve buna benzer birçok ayet daha var.

Ateizm aklın ışığının yani nurunun sönmesi ile yakalanılan bir hastalık ve düşüncede bir bozukluğudur. Kalpte bir karanlık ve hayatın boşa geçirilmesi fıtratın bozulmasıdır. 

2-Allah’ın, mahlukata yaratılış özelliklerini verip yol gösteren olması. İnsan doğduğu andan itibaren, annesini emmesinin yolunu gösteren kimdir? Hiç kimsenin görmediği halde; bir çavuş kuşunun, toprak altındaki suyun yerlerini görebilmesini sağlayan yeteneği kim verdi? Şüphesiz bunları yaratan Allah vermiştir: Mûsâ, “Rabbimiz, her şeye hilkatini (yaratılış özelliklerini) veren, sonra onlara yol gösterendir” dedi.” Ta Ha: 50

3-Peygamberlerin ve elçilerin gönderilmesi ile beraber gelen ayetler: Bu ayetler, Allah’ın Peygamberlerine verdiği mucizelerdir. Bunlarla Allah, Peygamberlerini diğer insanlardan üstün kılar. Allah, kavimlere gönderdiği Peygamberlerle, tebliğ ettikleri mesajın kendisinden başka yaratıcı ve ilah olmayan Allah’tan olduğuna delalet eder bununla birlikte mucizeler de göndermiştir.

“ Kıyamet saati yaklaşır, ay yarılır; onlar bir delil görünce hala yüz çevirirler ve: “Süregelen bir sihir” derler.” Kamer : 1-2

Gönderilen Ebabil kuşları ile kabenin korunması ebrehe’nin ordusunun helak edilmesi, beyda vadisinde bir ordunun yere batırılması, gökyüzünden Hz. Musa’nın kavmine kudret helvası ve bıldırcın gönderilmesi, İsa as. havarilerinin istemesi ile sofra inmesi, Hz. Meryemin yanına girince Zekeriyya as. onun önünde bir tabakta mevsiminde olunmamasına rağmen meyvelerin bulunması, İsa as. dünyaya gelmesi ve göğe kaldırılması ve son olarak isra ve miraçta yaşananlar karşısında müşriklerin aksayı sormaları  ile mescidi aksanın Hz. peygamberin gözünün önüne getirilmesi ile onlara cevap vermesinin sağlanması vb. Birçok mucize Allah CC. seçtiği peygamberleri aracılığı ile insanlara gösterilmiştir. Bu deliller insanın yaratıcının varlığını kabul edip iman etmesi için yeterli olmalıdır. 

 “ Bütün gönlünüzle O’na yönelin, O’na saygısızlıktan sakının, namazı kılın ve şirke sapanlardan, dinlerini parçalayıp -her bir grubun kendindekini beğendiği- fırkalara ayrılanlardan olmayın.” Rum: 31-32

100% LikesVS
0% Dislikes

Bir Cevap Yazın