Aşr-ı Şerif

Aşr-ı Şerif

العشر الشريف

 

Kur’an-ı Kerim’in genellikle konu bütünlüğüne sahip on Ayet kadar olan bölümlerine verilen addır.

 

“Aşr-ı Şerif”,”değerli on” demektir. Kur’an-ı Kerim’in kendi içinde konu bütünlüğüne sahip olan yaklaşık on Ayetlik parçalarına “Aşr-ı Şerif” (veya “aşır”), bunların herhangi bir dini merasim sırasında sesli olarak okunmasına ise “aşır okumak” denir.

Kur’an-ı Kerim’i onar Ayetlik bölümler halinde öğrenme ve ezberleme geleneği Hz. Peygamber dönemine kadar gider, Resul-i Ekrem Hz. Osman, Abdullah b. Mes’ûd ve Ubey b. Kab gibi ileri gelen sahabelere Ayetleri onar onar öğretmiş, sadece okumasını değil içerdiği hükümleri de öğrenmedikçe onların diğer on Ayete geçmelerine izin vermemiştir.

Kur’an’dan on âyet okumanın veya ezberlemenin faziletine dair hadisler de vardır: “Geceleri on Ayet okuyan gafillerden sayılmaz” (Hakim, el-Müstedrek, I, 555-556; Dariml,”Fezailu’l-Kur’an”, 26); “Kehf suresinin başından on ayet ezberleyen deccalın fitnesinden korunur” (Müslim, “Salatu’l-müsafirin”,257, Ebu Davud, “Fiten”, 14). 

Belirli surelerden onar ayet okumanın önemine işaret eden Hz. Peygamber, kendisi de bazı geceler teheccüt namazı için kalktığında önce Âl-i İmran suresinin son on ayetini okumuştur (el-Muvatta’, “Salat Ül-leyl”, 11; Buhari, “Vudu”, 36). 

—-*—–

Hz. Peygamber’in uygulamasını ve teşviklerini esas alan müslümanlar mushaf yazımında süreleri onar âyetlik bölümlere ayırmışlar ve buna ta’şir (onluk haline getirme) denilmiştir. Ta’şir için Türk muhitlerinde kullanılan “aşr-ı şerif” tabirine öteki müslüman ülkelerde rastlanmamaktadır.

 

Eski mushaflarda her on ayetlik bölümün sonuna aşr” kelimesinin ilk harfi olan “ayın” (ع) konulurdu, böylece bu harf aşırların başlangıç ve sonlarını gösteren bir işaret olurdu. Bazı Mushaflarda ise ayın harfi yerine veya ayınla birlikte Türk sanatına has birer süsleme unsuru olan aşır gülleri, bazan da diğer ayetlerden ayırt edilebilir renkte ayet gülleri kullanılmıştır.

 

Günümüzdeki matbu Mushaflarda ayet rakamları kullanıldığı için söz konusu uygulamaya gerek kalmamıştır. Matbu Mushaflarda ayın harfi on ayetlik bölümleri göstermek için değil, bir kıssa veya konunun bitip yenisinin başladığını belirtmek ve hatimle namaz kıldıranların yahut namazı uzun tutanların rükuya gidebilecekleri en uygun yeri göstermek üzere kullanılmaktadır. Bu kullanımda ayın harfi, “rükú” kelimesinin son harfine işaret eder.

 

Dini günler, bayramlar, düğün, cenaze vb. vesilelerle bir araya gelmiş bir topluluk içinde okunacak aşrın on ayet olması şart değildir; daha fazla ya da daha az olabilir. Ancak okunacak ayetlerin seçimi ve miktarı belirlenirken toplantının sebebini ve dinleyicilerin durumunu dikkate almak ve mümkün olduğu ölçüde konu bütünlüğüne riayet etmek Kur’ân-ı Kerim okuma adabındandır. 

 

Cenaze merasimlerinde Yasin ve Mülk (Tebâreke) sürelerinin, mevlit meclislerinde mevlidin çeşitli kısımlarında (bahir) anlatılan konuyla uyumlu ayetlerin, düğün ve nişanlarda nikâhtan, çocuk ve kadınların haklarından söz eden ayetlerin, hatim merasimlerinde Kur’an’ın faziletiyle ilgili ayetlerin, hasta ziyaretlerinde ise sabrın önemini vurgulayan ayetlerin okunması daha uygundur.


Kaynak: İslam Temel Ansiklopedisi

100% LikesVS
0% Dislikes

Bir Cevap Yazın