Ayet

Ayet Kelimesinin Anlamı:

Lügat manası, açık alamet, işaret, nişane manalarına gelen bu kelimenin çoğulu ay veya ayettir. Bir şeyin tanınmasına sebep olan emare manasında da kullanılır. Allah’ın varlığına delalet eden her şeye de ayet denilmiştir. Peygamberlerin hak olduğunu ispat edici mahiyette olan mucizelere de ayet denilebilir. Bunlardan başka ayet kelimesi ibret manasında da kullanılmıştır. Kur’an’da tekil ve çoğul şeklinde 382 defa geçen ayet kelimesi terim olarak çeşitli anlamlar ifade etmektedir.

Kuran’da bu kelime; aynı temel anlamları içerecek şekilde:

mucize: “İsrâiloğulları’na sor: Onlara nice apaçık ayet verdik!..” (Bakara, 2/211; Mü’min, 40/78),

Amet: “Peygamberleri onlara “Onun hükümdarlığının alameti, içinde rabbinizden bir sekinet, Musa ve Harun ailelerinin bıraktıklarından bir bakiye bulunan ve meleklerin taşıdığı tabutun (sandığın) size gelmesidir” dedi. Gerçekten inanıyorsanız bilin ki, bunda sizin için büyük bir işaret vardır.” (Bakara, 2/248),

İbret: ” Allah o su ile size ekin, zeytin, hurma, üzüm ve daha türlü türlü ürünler de bitirir. İşte bunda düşünen bir topluluk için büyük ibret vardır.”(Nahl, 16/11),

Acâib iş:Meryem oğlu ile annesini de bir mûcize yaptık; ikisini de kalmaya elverişli, kaynak suyu bulunan yüksekçe bir yere yerleştirdik.” (Mü’minûn, 23/50),

Delil:O’nun kanıtlarından biri de, gökleri ve yeri yaratması, dillerinizin ve renklerinizin farklı olmasıdır. Kuşkusuz bunda bilenler için ibretler vardır.” (Rûm, 30/20-25; İsrâ, 17/12)

Kurân âyeti:  “Biz bir âyetin yerine başka bir âyeti getirdiğimiz zaman -ki Allah neyi indireceğini çok iyi bilir- “Sen sadece uyduruyorsun” dediler. Öyle değil, fakat onların çoğu bilmezler.” (Nahl, 16/101) karşılığı olarak kullanılmıştır.

Istılah olarak Ayet, sonu ve başı belli olan, uzun veya kısa, bir harf veya birkaç kelime veya cümleden oluşan ilahi bir kelamdır. Bununla beraber kuranı ayetlere ayırma kesin bir kaideye tabi değildir. Yani ayetlerin tayini kıyasi değildir tevkifidir. Birçok Hükümleri ve cümleleri ihtiva eden uzun ayetler olduğu gibi kendi başlarına bir hüküm ifade etmeyenlerde yine bir ayet sayılır. Er-rahman, Er- rahim, Mudhammetan gibi.

Ayetlerin son kelimesine kendisinden sonra gelen ayeti evvelinden ayırdığı için, fasıla denmiştir. Bu kelimenin son harfine “harfu’l fasıla” tabir olunur.

Ayetlerin Tertibi:

Ayetlerin tertibi tevkifidir. Nazil olan her ayetin hangi surenin neresine konulacağı Hz. Peygamber (sav) bilir ve yazılmasını vahiy katipleri ne emrederdi. Bu hususta İcma i Ümmet vardır. Cebrail (as) ona vahiy getirdikçe her ayetin yerini de söylemiştir. Hz Peygamber yeni vahyedilen ayetleri namazda okurdu, vaazu nasihatla onların ahkamından bahseder ve her sene cebrail’e arzederdi. Son sene de bu arz iki defa vuku bulmuştur.

İlk Ve Son Nazil Olan Ayetler:

el Müddessir, El Fatiha ve Besmelenin ilk nazil olduğunu söyleyenler varsa da ekseri alimler ilk nazil olan ayetlerin Alak Suresinin ilk 5 ayeti olduğunu bildirmektedir. Vahiy nasıl başladığını bildiren haber de bunu teyit etmektedir. Medine’de ise ilk nazil olan Bakara Süresidir.

Son nazil olan ayet hakkında tam bir ittifak mevcut değildir Bu hususta birkaç görüş mevcuttur bu görüş sahiplerinin gösterdikleri her ayet son nazil olan ayet olmaktadır. Bakara 278, Bakara 281, Nisa 176, Tevbe 128-129, Nasır 13 Maide 3.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları- Tefsir Usulü Eserinden istifade edilmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir