Azerbaycan Cumhuriyeti 

Azerbaycan Cumhuriyeti 

Batı Asya ile Doğu Avrupa’nın kesişim noktası olan Güney Kafkasya’da yer alan bir Avrasya ülkedir. Güney Kafkasya’nın 86.600 km2 ile en büyük yüzölçümüne sahip ülkesidir. Ülkenin başkenti Bakü (2,2 milyon)’dür ve nüfusu 2018 sayımlarına göre 10 milyon ve üzerinde olan Azerbaycan’ın doğusunda Hazar Denizi, kuzeyinde Rusya, kuzeybatısında Gürcistan, batısında Ermenistan ve güneyinde İran ile komşudur. Kendisine bağlı olan Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’nin ise kuzey ve doğusu Ermenistan ile, güneyi ve batısı İran ile çevrilmiştir, Türkiye ile de 17 km’lik sınırı bulunmaktadır.

Yüzey suları, temel su kaynağıdır. Ancak, ülkedeki 8.350 ırmak arasından yalnızca 24 tanesinin uzunluğu 100 kilometrenin üzerindedir. Irmakların tamamı, ülkenin doğusunda kalan Hazar Denizi’ne dökülür. 67 km2 büyüklüğündeki Sarısu Gölü, Azerbaycan’ın en geniş gölüdür. En uzun ırmağı ise sınırlar dışındaki uzunluğu da eklendiğinde 1.515 kilometreyi bulan Kura Nehri’dir. Ayrıca ülke, Hazar Denizi’nde yer alan kimi adaların da sahibidir.

Azerbaycan, zengin kültürel mirasa sahiptir. Müslümanların çoğunlukta olduğu ülkeler arasında opera, tiyatro gibi sahne sanatlarını barındıran ilk ülke olma özelliğini taşır.

Ülke Tarihi

Azerbaycan Cumhuriyeti 1918 yılında kurulmuştur. 1920, 26 Nisan’da Kızıl Ordu sınırı geçerek Azerbaycan’a girmiş ve Sovyetler Birliği topraklarına katılmıştır. Ülkenin tekrar bağımsızlığını kazanması 1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılması ile gerçekleşmiştir.

1991 yılının Eylül ayında, çatışmalı bölge Dağlık Karabağ’da başlayan sıkıntı süreç uzun yıllar verilen mücadelelere rağmen dünyanın ilgisizliğine uğramış ve 2020 yılına kadar gelen bu süreç savaşla son bulmuş ve Dağlık Karabağ ve 7 bölge tekrar Azerbaycanın topraklarına katılma durumuna gelmiştir. 

30 Ağustos 1991 tarihinde, Bağımsızlığı takip eden ilk yıllarda ülke, Demokratik yollarla seçilerek iş başına gelen Ebulfez Elçibey’e karşı gerçekleştirilen askerî isyan neticesinde Elçibey görevinden çekilmiş, bu süreçte Elçibey’e destek vermeyerek darbenin başarılı olmasının önünü açan Haydar Aliyev ise Elçibey’in görevden alınmasının ardından yapılan seçimler neticesinde Azerbaycan’ın yeni devlet başkanı olmuştur. Darbenin başındaki Suret Hüseyinov’u da başbakan olarak atamıştır. 1994’te bu kez Aliyev’e karşı başarısız bir darbe girişiminde bulunan Hüseyinov, vatana ihanetle yargılanarak müebbet hapse mahkûm edilmişse de 2005 yılında affedilmiştir. 1993-2003 yılları arasında devlet başkanlığı görevini sürdüren Haydar Aliyev’in ardından, 2003 yılında devlet başkanı seçilen oğlu İlham Aliyev, o tarihten bu yana bu görevdedir.

Siyasi Yapı

Azerbaycan, üniter bir anayasal cumhuriyettir. Yasama organı 125 sandalyeli ve tek kanatlı ulusal meclistir. Üyeler beş yılda bir gerçekleştirilen seçimlerle belirlenmektedir. Türk Keneşi ve TÜRKSOY’un etkin üyesidir. 1992’den bu yana Birleşmiş Milletler’e üyedir, Ayrıca Bağlantısızlar Hareketi, AGİT ve Avrupa Konseyi’ne de üyedir, Barış İçin Ortaklık projesinde NATO ile işbirliği yapmaktadır.

Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası’nda resmî din yoktur ve ülkedeki tüm ana siyasi güçler laik milliyetçidir ancak halkın çoğunluğu ve kimi muhalefet güçleri Şii İslam inancına sahiptir.

Ekonomik Durum

Enerji ihracatına dayalı ekonomisini çeşitlendirme gayreti içerisinde olan Azerbaycan, bağımsızlık sonrasında yaşadığı zorlu süreçlere rağmen gelişimini sürdürmektedir. Esasen ülke ekonomisinin önemli ayaklarından birini teşkil eden ve petrol ihracatı ile ikinci plana atılan ağır sanayide özellikle alüminyum, demir ve çimento sanayii büyük önem taşımaktadır.

Tarım sektörü ülke halkının hâlen en önemli geçim kaynağıdır. İstihdamın yaklaşık %40’ını karşılayan tarım sektörünün millî gelir içindeki payı ise %5 ila %10 seviyelerindedir. Başlıca tarım ürünleri tahıllar, pirinç, üzüm, tütün, pamuk, sebze-meyve ve çaydır. Ayrıca küçük ve büyükbaş hayvancılık faaliyetleri de yaygındır.

Hizmet sektörü istihdamın yarısının karşılandığı en önemli iş koludur. Özellikle ulaşım ve telekomünikasyon alanlarında yaşanan gelişmelerle birlikte hizmet sektörü daha da büyümüştür.

Azerbaycan ekonomisinin taşıyıcı gücü ise petrol ve doğalgaz üretimi ve ihracatıdır. Ülkenin hâlihazırda ihracat gelirlerinin %90’a yakınını enerjiden elde edilir. Rezervleri ve ihracatı bakımından ham petrolde ilk 20, doğal gazda ilk 25 ülke arasında yer almaktadır. 

Azerbaycan’ın dış ticaretteki en önemli partnerleri ihracatta İtalya ve Türkiye, ithalatta Rusya, Türkiye, ABD ve Çin’dir. Özellikle Türkiye ve Rusya ile kurulan ilişkiler, küresel piyasalar ve finans kuruluşları nezdinde Azerbaycan açısından bazı sıkıntılara yol açmaktadır. Azerbaycan’ın bu sıkıntılarla baş edebilmesi için formülleri devreye sokması ülke için hayati önem taşımaktadır.

Türkiye ile İlişkiler

Türkiye ile Azerbaycan, “tek millet, iki devlet” anlayışı çerçevesinde şekillenen son derece yakın ve güçlü ilişkilere sahiptir. SSCB’den ayrılan Azerbaycan’ın bağımsızlığını ilk tanıyan devlet Türkiye olmuş ve ilişkiler o tarihten itibaren güçlenerek devam etmiştir. Her iki ülkede de devlet başkanlığı düzeyinde gerçekleşen görev değişikliklerinde ilk yurt dışı ziyaretinin bir diğerine yapılması teamülü, bu yakınlığın sembolik göstergelerinden biridir. Büyükelçilikler dışında Azerbaycan’ın İstanbul ve Kars’ta, Türkiye’ninse Nahçıvan Özerk Bölgesi ve Gence’de konsoloslukları bulunmaktadır. Nahçıvan Özerk Bölgesi aynı zamanda iki ülke arasındaki tek kara bağlantısını oluşturmaktadır. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler 2010 yılında cumhurbaşkanlığı düzeyinde Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin tesis edilmesi ile daha ileri bir seviyeye taşınmış, siyasi merciler arasındaki yakınlaşma daha da artmış ve bu durum gerek bölgesel gerek küresel politikalar açısından bölgedeki dengelere etki edecek bir hâl almıştır. Başta hâlihazırda Ermenistan işgali altında bulunan Yukarı Karabağ sorununun Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünün korunacağı barışçıl yollarla çözümü ve sözde Ermeni Soykırımı iddiaları olmak üzere, iki ülkeyi ilgilendiren bölgesel ve küresel konularda Türkiye ve Azerbaycan birlikte hareket etmektedir.

İki ülke arasındaki ticari ilişkiler de son derece olumlu seyretmekte ve her geçen yıl daha da güçlenmektedir. Son yıllarda 1,5-2 milyar dolar seviyelerinde gerçekleşen toplam dış ticaret hacmi her yıl daha da artma eğilimindedir. Son olarak 2018 yılında 1,475 milyar doları Türkiye’den Azerbaycan’a ihracat, 379 milyon doları ithalat olmak üzere toplamda 1,854 milyar dolarlık bir rakama ulaşılmıştır. Azerbaycan’ın en önemli dış ticaret partnerlerinden biri olan Türkiye, gerek ithalat gerekse ihracatta %10’u aşan payı ile her iki kategoride de en büyük ikinci ortak konumunda yer almaktadır. Türkiye’den Azerbaycan’a ihraç edilen başlıca ürünler telefon cihazları, inşaat malzemesi, mücevherat, temizlik malzemeleri, mobilya, tıbbi ilaç, hazır gıda ürünleri, beyaz eşya ve izole edilmiş kablo ve tellerdir. Azerbaycan’dan ithal edilen başlıca ürünlerse pamuk, alüminyum, asiklik alkoller, etilen polimerler, altın ve demir-çeliktir.

Müslümanların Durumu

Hz. Ömer zamanında fethedilerek İslam toprakları arasına katılan Azerbaycan’a, Hz. Osman ve Hz. Ali’nin halifelikleri sırasında yeni yapılar kazandırılmış, bölge Emeviler devrinde de Kafkasya’daki fetihler için bir üs olarak kullanılmıştır.

Günümüzde Azerbaycan nüfusunun %95’ten fazlasının Müslüman olduğu tahmin edilmektedir. Dolayısıyla İslamiyet ülkenin asli unsurudur. Geri kalan kesimi ise büyük oranda Rus, Gürcü ve Ermeni kökenli Hıristiyanlar oluşturmaktadır. Ülkede Müslümanların %80’den fazlası Şia’nın Caferi’ye koluna mensuptur. Bu bakımdan Azerbaycan dünyada en yüksek Şii oranına sahip ülke konumundadır. 

Şiiler dışında Müslümanların geri kalanını ise Hanefiler ve Şafiiler teşkil etmektedir. Ancak ülkede Şii-Sünni ayrımı siyasi bir boyut taşımamakta, günlük hayatta ise çoğu zaman belirsizleşmektedir. Özellikle Sovyetler Birliği dönemindeki din karşıtı tutum sebebiyle halkın İslamiyet’le olan bağı zayıflatılmış, cami ve medreselerin sayısı azaltılmış, halk dinden uzaklaştırılmıştır. Bu durumun etkileri bağımsızlık sonrası sürece de sirayet ettiğinden günümüzde halkın günlük hayattaki dinî pratiklerinin zayıf olduğu gözlemlenmekte ise de son yıllarda halkın dinî ve millî kimliği ile olan irtibatının yeniden güçlenmeye başladığı söylenebilir.

Azerbaycan Yemek Kültürü

 

Azerbaycan Gezilebilecek yerler

Azerbaycan Konsolosluğu

https://ankara.mfa.gov.az/tr

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir