Babailer Ayaklanması

Babailik Nedir?:

Göçle Horasan’a inen Türkler burada Müslüman Araplarla kaynaşarak zamanla İslamı kabullenmeye başladılar. Ancak eski şaman inançlarını birden terk etmeleri mümkün olmadı.

Eski Şaman din adamlarının yerini Bab, ata, baba, dede vb. lakap ve unvanlar taşıyan dini ve sosyal liderler aldılar. Ata Ahmed Yesevi, Dede Korkut, korkut Ata gibi önemli tasavvuf öncüleri göçebe Türkmenler arasında İslamiyet’in yayılması çalıştılar. Bu çalışmalar Türklerin arasında tasavvufi bir İslam düşüncesi hakim oldu.

Orta Asya’dan Anadolu’ya Horasan üzerinden gelen Türkmenler orada öğrendikleri İslam anlayışını dervişler, Türkmen şeyhleri ile bozmadan Anadolu’ya taşımışlardır.

İşte Babailer zümresi bu derviş tarikatlarından birisidir. Aslında bir Vefai şeyhi olan Baba İlyas-ı Horasani, önderliğini yaptığı Babailer isyanı ile adını Selçuklu kaynaklarına geçmesine sebep olmuştur. Baba İshak, Geyikli Baba ve Hacı Bektaş Veli gibi önemli dervişler Baba İlyas’ın müridiydiler.

Kısaca Babailik, Anadolu’da Türkmen şeyh ve dervişlerin kurduğu heterodoks bir tarikat olarak Ortodoks yani devlet İslamı diyebileceğimiz Sünni İslam anlayışının karşısında muhalefet halkasını oluşturmuştur

Kırmızı başlık, siyah cübbe ve nalın giyen, aşırı Şii inancıyla hareket eden Babailerin düşünceleri, daha sonraki yıllarda Bektaşilik, Kızılbaşlık, Hurufilik şeklinde devam etti ve ehli sünnet dışı akımlara kaynaklık etti.

Babailer Ayaklanması:

Anadolu Selçuklu devleti Sünni bir devlet yapılanması sürdürmesi ile sınırlarda ve kırsal bölgelerde yaşayan Türkmenleri giderek dışladılar. Selçuklu devletinin kültürel ve toplumsal yaşantısını etkileyecek olan Babailik olayı, ismini, Baba İlyas adlı “yarı Türk şamanı, yarı İslam şeyhi”nden almıştır.

Sosyal ve ekonomik açıdan olduğu kadar dinsel inançları bakımından da merkezi yerleşik hayat süren yapıdan ayrılan Türkmenler Türkler’in eski şaman geleneklerinin, tasavvuf şekline girmiş Şiiliğin, bazı yerel inanışların tesirini taşıyan bir Müslümanlık şeklini almıştı.

Kırsaldaki Türkmenlerin dinsel hayatını düzenleyen, Türkmen babalardı. Türkmen  babaların devlete karşı asi bir durumda bulunmaları ile  Türk Şamanı, İslam şeyhi karışımı Baba İlyas, dinden diyanetten ve adaletten ayrılmakla suçladığı Selçuklu yöneticilerine karşı propagandaya başladı.

Gıyasettin Keyhüsrev II’ye karşı açıktan açığa cihat ilan ederek müritleri aracılığıyla kendine tabi insanları çoğalttı. Harran, Urfa,  bölgesindeki Harzemşahları da Selçuklu sultanına karşı savaşa çağırdı. Baba İlyas’ın halefi Baba İshak’ın öncülüğünde ayaklanan Türkmenler yakıp yıktılar; kendilerine katılmayan Müslüman ve Hristiyanları öldürüp mallarını yağmaladılar.

Üzerlerine gönderilen devlet kuvvetlerini yendiler ve ilerlediler. Sivas’ı yağmaladıktan sonra kendilerine katılan göçebe Türkmenler ile sayıları daha da artmış olarak Baba İlyas’a kavuşmak üzere Tokat ve Amasya’ya doğru ilerlediler.

Giyasettin Keyhüsrev II, ünlü komutanlarından Mübarizettin Armağanşah’ı Amasya subaşısı atayarak ayaklanmayı bastırmakla görevlendirdi. Türkmenler’den önce Amasya’ya varan Armağanşah Baba İlyas’ı yakaladı ve kale burcunda sallandırdı. Baba İlyas’ın ölümsüz olduğuna inanan Türkmenler Amasya’ya ulaştıklarında kente girdiler ve Armağanşah’ı öldürdüler daha sonra, Konya’ya doğru yola çıktılar. Sultan, Moğollara karşı Erzurum’da bekleyen askerlerine hareket emri verdi.

Selçuklu himayesindeki frank ve gürcü askerleri de orduya katıldı. Selçuklu askerleri, Baba İshak idaresindeki Türkmenler ile Kırşehir’in Malya Ovasında karşılaştı. Baba İlyas’ın dinsel gücünden çekinen İslam askeri savaşmak istemediğinden, ilk olarak Hristiyan askerleri savaşa sürüldü. Hristiyan birlikler Türkmenler’in ilk hücumunu geri püskürtünce cesaretlenen İslam askeri de savaşa girdi ve çok küçük yaştaki çocuklar dışında tüm Türkmenler kılıçtan geçirildi.

50% LikesVS
50% Dislikes

Bir Cevap Yazın