BAHÇE SAHİBİ KARDEŞLER

Bahçe Sahiplerinin Hikâyesi:

Zikredilen bu bahçe sahipleri İkrime´ye göre şunlardır: “Bunlar Habeşistanlı bir kısım insanlardı. ehl-i kitaptan Salih Dindar, muttaki, aynı zamanda çok cömert olan bir zât yaşıyordu. Öyle bir bahçesi vardı ki, her türlü meyve yetişiyordu. Hasat zamanı gelince, ilan vermek suretiyle fakirleri ve düşkünleri çağırır, bahçeden onlara bolca pay verir, onlara ikramda bulunurdu. Ayrıca devşirme mevsiminde dalda ve başakta kalanları, yere dökülenleri yoksullara bırakmayı âdet edinmişti.

Bu şekilde nezih bir hayat yaşayan, halkın sevgi ve saygısını kazanan bu Salih zat gün geldi vefat etti. Yerine çocukları vâris olup bahçe ile ilgilenmeye başladılar.

Devşirme mevsimi geldiğinde babalarına muhalif harekette bulundular. Aç gözlülük ederek dediler ki:”Babamız fakirleri yedirip doyururken ahmaklık ediyordu.” Bunlar, sabahleyin erkenden mahsullerini toplayacaklarına dair yemin etmişler, yeminlerine hiçbir istisnaya yer vermemişler ve fakirlere bir şey vermeyeceklerine dair karar almışlardı. Neticede Allah tealanın beyan ettiği akıbete uğradılar.

Bu bahçe sahipleri, sabah olunca birbirlerine şöyle seslenmişlerdi:

“Eğer mahsulünüzü toplayacaksanız onun başına gidin.”

Nihayet kalkıp gittiler. Kendi aralarında şöyle konuşuyorlardı:

“Bugün bahçede sizin yanınıza sakın kimse girmesin.”

Onlar (fakirlere yardıma) engel olmaya güçlerinin yeteceğini zannederek gittiler.

Bahçe sahipleri, bahçelerini yanmış, mahsulleri imha edilmiş bir şekilde görünce buranın, kendi bahçeleri olup olmadığında şüphe etmişler, bir kısmı diğerlerine şöyle dediler:  : “Galiba biz yolumuzu şaşırdık, başka bir bahçeye gittik.” demişlerdir.

Bahçelerini tanıyan diğer bir kısmı ise “Hayır bir yolumuzu şaşırmadık, bilakis bizler mahsullerden mahrum edildik ve cezalandırıldık.” demişlerdir.”Şüphesiz biz yolumuzu şaşırdık.”

“Bahçe sahiplerinden en insaflı olanı diğerlerine demiştir ki:

“Ben size dememiş miydim ki: “Bu bahçenin mahsulünü sabahleyin erkenden toplarız.” derken: “Eğer dilerse bunu yaparız” deyin ve böylece Allahı anmış olun.”

Bahçe sahipleri: “Biz rabbimizi teşbih ve tenzih ederiz. Şüphesiz ki bizler yemin ederken “Eğer Allah dilerse” demeyerek ve bahçenin mahsullerinden fakirlere vermemeyi kararlaştırarak zalimlerden olmuşuz.” dediler.Ve birbirlerine yönelerek, düştükleri kötü durumdan dolayı birbirlerini kınadılar.

Neticede ken­di kendilerine şöyle dediler: “Vay halimize, bizler azmışız, Allanın emrine karşı gelmişiz. Umulur ki bizim, yaptıklarımızdan tevbe ettikten sonra rabbimiz bize bu bahçemizden daha hayırlısını verir. Biz, rabbimizin bize bundan daha hayırlısını vermesini niyaz ederiz.”

Kaynak: Kalem süresi 17-32

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir