Bi’r-i Maune Olayı

Bi’r-i Maune Olayı

 

Bi’r-i Maune vakası, Seriye-i Kurra adıyla da anılır. Hicretin dördüncü yılının Safer ayında (Ağustos 625) oldu.

 

Beni Amir kabilesi reislerinden Ebu Bera Amir bin Malik, müslüman olmamasına rağmen, müslümanlar hakkında iyi niyet beslerdi. Bu itibarla, Medine’ye gidip Resûlüllah (ﷺ) ile görüştü Bu arada “Ya Muhammed, Necidlilere ashabınızdan bir miktar adam yollarsanız İslâm olurlar kanaatindeyim” dedi. Resûl-i Ekrem (ﷺ) de: “Necidlilere güvenemem, ashabıma gadretmelerinden korkarım” dedi. Bunun üzerine Ebu Bera: “Necid’e gelince, benim ahd ve emanım altına girmiş olacaklarından, onlara kimse dokunamaz” cevabını ve teminatını verdi.

 

Hz. Muhammed (ﷺ), Ebu Bera in teminatı üzerine Ensar’ın ileri gelenlerinden Münzir bin Amr’ın (ra) idaresinde yetmiş kişilik bir kafileyi Necid taraflarına gönderdi. Bu kafilede, Ebubekir Sıddık’ın (ra) azadlısı Amir bin Füheyre de bulunmakta idi. Ayrıca Resulullah Amir bin Malik’in kardeşinin oğlu olan Amir bin Tufeyl bin Malik’e verilmek üzere bir de mektup yazdırıp ellerine verdi.

 

Kafile, Bir-i Maune mevkiine vardığında, Resûlullah(ﷺ)’ın mektubu Haram bin Milhan (ra) ile Amir bin Tufeyl’e yollandı Amir, huzuruna gelen elçiyi, yanındakilerle birlikte dinledikten sonra, kendisine uzatılan mektubu okumadan yırtıp elçiyi de öldürdü. Diğerlerini de öldürmek için kabilesinden kuvvet toplamaya çalıştı. Fakat Beni Amir kabilesi, gelenlerin Ebu Bera Amir bin Malik in himayesinde olduklarını öğrendiklerinden, Amir bin Tufeyli takbih edip kendisine, müslümanları öldürmek için yardım etmeyeceklerini bildirdiler.

 

Bunun üzerine Amir bin Tufeyl, etraftaki Beni Süleym kabilesinin Useyye, Rail ve Zekvan kollarından temin ettiği adamlarla müslamanlara Bir-i Maune mevkiinde ani olarak hücum edip hepsini şehid etti. Yalnız, öldü zannedilen kaab bin Zeyd ile bindikleri develeri civarda gütmeye giden ve hadiseden sonra esir edilen Amr bin Ümeyye bu badireden kurtuldu. Esir olarak yakalanan Amr bin Ümeyye, Beni Amir ile akraba olduğunu söyleyince serbest bırakıldı. Medine’ye gelip olayı haber vermeye çalışan Amr bin Ümeyye, yolda Beni Amir kabilesinden iki kişiye rastlayıp intikam almak için onları öldürdü. Meğer bunlar. Medine’den gelmekte idiler. Ve üzerlerinde Resûlüllah(ﷺ)’tan aldıkları emanname vardı. Amr bin Ümeyye gelip durumu Resûlullah(ﷺ)’e bildirince O da “Çok kötü yapmışsın. 

Ahd ve emanım altında bulunan iki kişiyi öldürmüşsün” dedi. Bu iki kişinin diyetini vermek üzere komşu ve anlaşmalı kabilelerden yardım istedi. Yahudi kabilelerinden Beni Nadir kabilesi reisleri bu yardımı vermekten kaçınıp küstahlıkta bulundular.

 

Bir-i Maune de meydana gelen facianın haberi Medine’ye gelince, Resûl-ı Ekrem(ﷺ)teessüründen hastalandı. Bir ay müddetle her sabah Beni Süleym kabilesinin Useyye, Rail ve Zekvan kolları için Cenab-ı Hakk’a dua etti. Çok geçmeden bu kabilelerde çıkan bir veba ile kıtlık, yedi yüz kişinin ölümüne sebep oldu.

 

Ebu Bera Amir bin Malik de hadisenin acısına dayanamayıp üzüntüsünden nüzulen vefat etti. Ebu Berra’nın oğlu Rabia ise, amcasının oğlundan bunun intikamını almak için yemin etti Ve neticede Amir bin Tufeyli feci bir şekilde öldürdü.

 

Bir-i Maune vakasında şehid olan müslümanların hemen hepsi Peygamber(ﷺ)’in yetiştirdiği ehl-i suffadan idiler ve hepsi de hafızdılar.

 

100% LikesVS
0% Dislikes

Bir Cevap Yazın