Bozulmuş Toplumun Pislikleri

Ebu Hureyre Ra. anlatıyor: Peygamber efendimiz buyurdu ki;” İçki müptelası, günah yönüyle puta tapan gibidir.” kutubi sitte 6965

“Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz.” Maide 90- Bu ayet ışığında kısaca Türkiye’mizde durum nedir.

Türkiyede içki üretimi ve tüketimi istatistiklerini gözden geçirelim.

1943-1946 yılları arasında 24 adet örnek şarap evi açılmıştır.

Bugün TEKEL Genel Müdürlüğü tarafından yaptırılan 20 adet şarap fabrikası vardır. Özel sektöre ait 50 adet içki fabrikası ile birlikte 70’i aşkın içki fabrikası içki üretimi yapmaktadır. 2000-2004 döneminde rakı, kanyak, votka, cin gibi sert içkilerin üretimleri büyük ölçüde azalırken, bira ve şarap üretimi artmıştır. Bira üretimi, 2000 yılında 690 milyon litre iken, 2004 yılında 824 milyon litreye yükselmiştir.

    Ekonomiye vurduğu darbe yanısıra içkinin yüzünden meydana gelen hastalıklarda kısaca şu şekilde sıralanabilir; Dünyada bağımlılığı en yaygın madde olan alkol, başta kanser olmak üzere 200 hastalığa davetiye çıkarıyor.

Alkol hangi organa ne zarar veriyor?

Alkol, göz sinirlerinde tahribata neden olarak zamanla körlüğe kadar gidebilecek zarara neden oluyor.

Alkolün en fazla tahribat yaptığı organ beyin. Alkol hücreleri öldürdüğü için zamanla beyin küçülüyor. Bu durumun kaçınılmaz sonucu ise erken yaşlanma ve bunama.

Aşırı alkol kullanımı kalpte ritim bozukluğu ve damar kireçlenmesine yol açıyor. Kalp kasının yapısını bozarak, kalp yetmezliğine yol açıyor. 

Alkol, mide ve yemek borusunu tahriş ediyor. Gastrit, ülser ve mide iltihabı oluşumunu tetikliyor. 

Uzun süreli aşırı tüketim, damarların sürekli olarak genişlemesine ve büyümesine yol açıyor. 

Cilt doğal rengini kaybederken, kalıcı bir kızarıklık oluşuyor.

Alkol kullanan kişilerde tüberküloz görülme riski diğer insanlara göre 28 kat artıyor.

Alkol kullanımı neticesinde karaciğerdeki yağlanma, kansere kadar varan ciddi hastalıklar oluşuyor.

Türkiye de  alkol tüketimine ödenen bedel yıllık 15,3 milyar TL olup 15,3 milyar TL birçok bakanlığın bütçesinden fazladır. Maddi hasar, tedavi masrafları, iş gücü kaybı gibi görünen giderlerin dışında görünmeyen (soyut) giderlerin 31 milyar TL 31 milyar TL 31 milyar TL olduğu tahmin edilmektedir. Alkolün neden olduğu sağlık, sosyal ve adli suçlara bağlı olarak oluşan, acı, ıstırap ve kaybedilen yaşamlardır. 

oluşturduğu toplumsal felaketlere de bir bakalım; Toplumsal Yapının Bozulması Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nun Türkiye dahil 30 ülkeyi ihtiva eden araştırmaya göre olaylarda alkolün etki yüzdeleri: Olaylar Yüzdelik oranla ifade edilmiştir. (%) Cinayet 85, Boşanma 80, Eşler arası şiddet 70, Tutukluluk 78, Serserilik 70, Mala yönelik suçlar 77, Hırsızlık ve yankesicilik 71, işe gitmeme 60, intihara teşebbüs 90, Irza tecavüz 50, Trafik kazaları 70, Akıl hastalıkları 60,  Alkol Raporunda Görüldüğü üzere tüm toplumu etkileyen olayların başrol oyuncusu alkol olarak görülmektedir.

kumarın falaketleri ile ilgili görsel sonucu

Kumar sektörü 1996 yılında alınan kararla yasaklanmış ve içerideki kumarbazlar komşu ülkelerde kumar partilerine gitmeye başlamışlar. Batum, Kıbrıs vb. kumar türkiyede devletin kontrolü altında belirli isimler altında resmi yollarla yapılmaktadır. Diyanet işleri başkanlığı milli piyango, iddia, at yarışları, loto, vb  şans oyunlarını kumardır denmiştir. devlet bunlardan hatırı sayılır bir gelir elde etmektedir. 

Dağıtılan bu umut satışında kasa kazanmakta toplumun duyguları yanı sıra hayatlar istismar edilmektedir. 

Dikili taşlar inanç problemi olan toplumlarda her zaman çıban başı gibidir. Yavuz Bahadıroğlu, bugüne kadar yapılan Atatürk heykelinin sayısını ve bunlara yapılan harcamaları gündeme getirdi.Türkiye’de her 800 kişiye bir Atatürk heykeli düştüğünü ifade etti.

PEPUG.com’un haberine göre ise (21 Eylül 2014 Pazar) Türkiye, dünya sıralamasında büst sahibi ülkeler arasında birinci sırada yer alıyor.

“Türkiye’de 67 bin okul, 1.220 hastane, 6.500 sağlık ocağı, 100 cemevi olduğu düşünüldüğünde, sadece küçük büst sayısı oldukça fazla. Bunlara meydanlardaki, özel kurumlardaki büst ve heykeller dâhil değil elbette. Her bir büstün maliyetinin 5000 TL. olduğu gerçeği ise ülke ekonomisinin neden bu halde olduğunu açıklıyor. Araştırmacıların ve anket şirketlerinin verilerinin sonucu ise korkunç…”

Site, heykel ve büstlere harcanan miktarla neler yapılabileceğini de hesaplamış.

5 havaalanı;

2.000 km. asfalt yol;

3 adet yolcu uçağı;

450 tam teşekküllü hastane;

200 fabrika;

20 üniversite;

500 okul yapılabilirmiş!

Bir haber de 12.09.2009 tarihli Vatan gazetesinden: “İzmir Buca’da 42 metrelik boyuyla Türkiye’nin en büyük dünyanın ise  10’uncu büyük rölyef projesi 3 yılda 4. 2 milyon TL’ maliyetle tamamlandı”…

“Tören öncesi ve sırasında lazer gösterileri geceye renk katarken 8 dakika boyunca havai fişek gösterisi yapıldı. Mask, 42 metrelik boyuyla Brezilya Rio de Janeiro’da bulunan 38 metre yüksekliğindeki Hz. İsa heykelinden de yüksek… kaynak: risale haber

Dikili taşlar İslami değerleri olan toplumlarda imanın temellerini dinamitle imha ameliyesidir.

Yıkılan inanç değerlerinin enkazı altında kalanlar müslümanlar olacaktır.

“Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz.” Maide 90- Bu ayet Toplumsal yapımızı gözden geçirmemizi sağlıyor.

Kurtuluşa erenler Allah’ın varlığını birliğini, yegane yaratıcı olduğunu, kalben tasdik ve dil ile ikrar edip  amel edenlerdir. iman ispat ister kuru bir söylev yeterli olmasa gerek.

Toplumumuz uçurumun kenarında, gördük ki inkılaplar ardına saklanan sözde özgürlükçüler ile rant elde etme derdinde olan bir kısım mutlu azınlık yüzünden insanımızın büyük bir kısmı hem madden hemde manen mağdur edilmektedir. Aynı zamanda  devlet de hiç masum değil bunu anladık. Kurtuluş bunlardan uzak durmakla olacaktır. bunlar her kötülüğün anasıdır. vesselam

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir