DABBETU’L ARZ

Katade. Ala b. Ziyad Adevi yolu le gelen rivayette, Abdullah b. Ömer (ra)’in şöyle dediği anlatıldı:
Bir hane halkı, kafiri ve mümini ile tek kab içinde yemek yemedikçe kıyamet kopmaz. Onlar, birbirlerini bilirler.Bu nasıl olur? Diye sordular; şöyle anlattı:
– Dabbe çıkar. (Dabbetülarz.) Her insanın secde yerini mesh eder. Onun öyle yapması ile, müminin yüzünde bir beyaz nokta çıkar. Yüzünde aydınlık oluşur. Yüzünü ağartır. Kafirde ise, siyah bir nokta çıkar. Bu da onun yüzünü karartır. Hatta bunlar, pazarlarında, birbirleriyle alış veriş yaparken: – Bunu nasıl ve kaça satıyorsun ey mümin?
Bunu nasıl ve kaça alıyorsun ey kafir? Diye söyleşirler; ama birbirlerinin sözlerini reddetmezler.

Ibn Abbas (r.a.)’in şöyle dediği anlatıldı:
– “Dabbe, tüylü ve kuyruklu olarak çıkar. Dört bacaklıdır. Tihame vadilerinden birinde çıkar.”

Ebu Hureyre (ra.)’in, Resulullah (s.a.v.)’den şöyle dediğini anlattı:
“Altı şey gelmeden önce, iyi ameller işlemeye çalışınız:
1. Güneş battığı yerden doğmadan önce.
2 Deccal’in gelmesi.
3. Duhan.
4. Dabbe.
5. Ölümünüz.
6. Kıyamet.”

DÂBBETÜ’l-ARZ ile ilgili görsel sonucuMüslim, Ebu Hureyre (r.a)’den rivayet etmiştir:
Resulullah (a.s) şöyle buyurdu: “Şu üç olay (bunlardan herhangi biri) gerçekleştikten sonra, daha önce
iman etmiş veya imanı ile bir hayır (sevap) kazanmış olmayan kişiye, iman etmesinin bir yararı olmayacaktır: Güneşin batıdan doğması, Deccal’in ortaya çıkması ve Dabbetu’l-Arz’ın ortaya çıkması…”

Alenen ve aşikar olacak olaylar artık tevbe kapısının kapanmasına vesile olacaktır. Dabbe bu olaylardan biridir. Dabbe yerden çıkan bir hayvandır. (Yer hayvanı) kıyamet alametlerinden biridir. Dâbbe de debelenen, hareket eden demektir. “Allah bütün canlıları (her dâbbeyi) sudan yaratmıştır. Kimi karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayakla, kimi de dört ayakla yürür. Allah dilediğini yaratır. Allah şüphesiz her şeye kadirdir.” (en-Nûr, 24/45) ayetinden anlaşılacağı üzere her hayvana dâbbe denir.

Dâbbe, tanıdığımız hayvanlara benzemeyen bir hayvandır. Ortaya çıkması kıyamete yakın bir dönemde olacaktır. İbn Ömer’e göre, “dâbbe”nin çıkması hadisesi, dünyada iyiliğe emreden ve kötülükten sakındıran hiçbir fert kalmadığı zaman vuku bulacaktır.

“Dâbbe, yanında Hz. Musa’nın asası ve Hz. Süleyman’ın mührü olduğu halde çıkar. Mü’minin yüzünü asa ile parlatacak, kafirin burnunu da mühürle damgalayacak. O zamanda yaşayan insanlar bir araya geldiklerinde mümin- kafir belli olacaktır.” (Ahmed b. Hanbel, “Müsned”, II/491)”

Dâbbenin ne olduğu hususunda değişik yorumlar yapılmaktadır. Mesela Hz. Alinin şöyle dediği nakledilir: “Bundan murat kuyruklu değil sakallı dâbbedir.” Böyle bir bakışta onun bazı şerli insanlara işaret ettiği anlaşılabilir. Dâbbeye “AİDS mikrobu” diyen yorumcular vardır. “Televizyon” şeklinde değerlendirenler vardır.  Bazı kimseler “robot olabilir” görüşünü ileri sürenler vardır. Bu son görüşe göre, zaman gelecek insan eliyle yapılan ve yapay bir zekâ verilen robotlar, “efendilerinin” sözünü dinlemeyecekler, insan medeniyetini alt üst edeceklerdir.

Kıyamet alameti olan Dabbe ile ilgili kuran Kerimde:

Neml Suresi, 82. ayet: “Tehdit edildikleri şey başlarına geldiği zaman, onlara yerden bir dâbbe çıkarırız da, insanların ayetlerimize kesin olarak inanmadıklarını kendilerine söyler.”

Ä°lgili resim

Abdullah ibni Büreyde’nin rivayet ettiği hadis-i şerifte, Peygamber efendimiz, Dabbet-ül-arzın çıkacağı yeri göstermiştir. Abdullah ibni Büreyde, (Mekke’ye yakın olup etrafı kum olan bir yerde, Resulullah efendimiz, “Dabbet-ül-arz buradan çıkacak” buyurdu. İşaret edilen yerin eni ve boyu birer karıştı) buyurdu.

Şu kainatta hiç bir şeyin şans ile bir düzen tutması mümkün olmayacağı gibi insanların bu sistemi anlamasına imkan verecek bir çok ayetlerle evren donatılmıştır. Nereye baksanız bu ayetlerin izlerini görmemiz mümkündür. yaratılanın güzelliğin halk edicisini unutmuşsa, gaflet başlamış demektir. Gaflet ve günaha dalan tüm insanlar ayık bir hale gelmesi ve yaratıcının kudret ve azametini tekrar hatırlaması için bazen şiddetli uyarılarla karşılaşa bilirler.  Devasa hortum ve kasırgalar, Depremler, büyük yangınlar (Yunanistandaki yaygın gibi), Gökten meteor taşlarının düşmesi, yanardağ patlamaları bunlar doğal delaketler tarihde bunların izleri mevcuttur. Bazı kavimlerin helakleride gökten gelenlerle olmuştur.

Ahmed, Ebu Umame (r.a)’den şu şekilde rivayet etmiştir:
“Resulullah (a.s) şöyle buyurdu:”Hayvan (Dabbetu’l-Arz) ortaya çıkar. İnsanların burunları üzerine işaretler koyar. Sonra bunlar aranızda belli bir süre yaşarlar. Hatta bir adam hayvan satın alır. Kendisine: “Bunu kimden satın aldın?” diye sorulur. O da: “Üzerine mühür basılmış (işaret konulmuş) adamdan” cevabını verir.”

DÂBBETÜ’l-ARZ  ile ilgili görsel sonucuSuriye’de ve Irak’ta meydana gelen olaylar insanların sürülmesi, zalim amerikanın islam topraklarına göz dikmesi ve insanlar ve yöneticiler üzerinde kurdukları tahakküm, kabenin çekirgeler tarafından istilası aslında bunlar bir haber, haber olması yanında bir ikazdır. Dabbede bu ikazlardan biridir. Lakin onun gelmesi tevbenin işlevinin kafirler için bir fayda olmayacağı bir zamanın yaşanması diliminde olacaktır.

Bu hususta İmam-ı Rabbani hazretleri de buyuruyor ki:
Dabbet-ül-arz denilen hayvan çıkacak, gökleri bir duman kaplayıp, bütün insanlara gelip, canlarını yakacak, herkes bunun acısından dua edip, (Ya Rabbi! Bu azabı üzerimizden kaldır. Sana iman ediyoruz)diyecektir. (2/67)

Görüldüğü gibi, Dabbet-ül-arz çıkınca herkes iman edecek, ama artık büyük alametler çıkmış olduğu için iman kabul edilmeyecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir