Denge Yolu

Bismillahirrahmanirrahim

İnsanın sadrında birbirine perdelenmiş iki ayrı nefis hali bulunmaktadır. Bunlar sadır bölgesinde devamlı bir savaş ve mücadele halinde bulunurlar. İnsan hangi yolu seçerse ve taraf olursa onlardan birinin sadırda hakim olma imkanı da ortaya çıkmış olur. 

İnsan eğer beden dengesini hamdle sağlarsa ki, bu besmele ile başlayan Fatiha süresinin ilk ayetidir. Ruhi sultani bedende dengenin sağlıklı bir şekil almasını sağlar. Eğer kişi kendini karanlıklara şükürsüzlüğe fısıltının etkisinin altına atarsa işte o zaman  ruhi hayvani devreye girmektedir. Burada şunu hatırlatalım son süre olan Nas’da buna işaret vardır. bulunmaktadır. “De ki: “Cinlerden ve insanlardan; insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin kötülüğünden, insanların Rabbine, insanların Melikine, insanların İlahına sığınırım.” Kalplere fısıldayan şeytanın etkisi altına giren insanın nefsinde denge bozulmuş olur. 

“Rahman Kur’ân’ı öğretti.  İnsanı yarattı, ona konuşmayı öğretti. Güneş ve Ay bir hesap ile hareket ederler.Yıldızlar ve bitkiler hep secdededirler. Göğü bu âhenkle O yükseltti ve bu mîzânı (ölçüyü, dengeyi) koydu ki, siz de ders alıp ölçü dışına taşmayasınız. Öyleyse siz de tartıyı adaletle yapın, sakın teraziyi, dengeyi aksatmayın!” (Rahman, 55/1-9)

Her amelinde iyi ve kötü arayan, iyide karar kılıp Allah’a yol tutan bir kişi saygı duymayı, değer vermeyi, yolda giderken zarar verecek olan bir nesneyi Onun rızasını düşünerek kaldırma hassasiyetini kazanmıştır. Bu hamd yolunun İnsanın nefsine kazandırmış olduğu latiflik ve güzelliktir. Onlar kaba hareketlerden sakındıkları gibi kaba konuşmaktan da sakınırlar. Çünkü ruhlarında safiyet onların dönüşümünü sağlamıştır. Konuşmalarında aşk kelimeleri bulunur. Hikmet Gönüllerinden dillere şiir gibi dökülür. Onu dinleyen onda Rahmanı hatırlar, ahireti, hesap gününü ve hatalarını pişmanlıklarını onda görür…

İnsanların elleriyle işledikleri yüzünden karada ve denizde fesat çıkar; Allah da belki dönerler diye yaptıklarının bir kısmını böylece kendilerine tattırır. Rum:41

Bir damla sudan olan insan, kundakla sarıldım ana kucağına kondum kefenle sarıldım özüme konuldum hali ile kibirli yapı sergilemez onun başının ucunda mezar taşı devamı yazılıdır. O her gün ölümü hatırlayıp hazırlık yapan rahmet merdivenlerinde adım adım ilerleyendir.

O Allah’a yönelen ve işin bilincinde olup Allah’ın ipine sımsıkı sarılır “ Allah’ın ipine sımsıkı sarılın.” Al-i İmran 103

Kalp aynasında beliren hatıralar yavaş yavaş şekil almaya başlamış kalp aynasında karanlık vesvese ve zulmetler yerini güzel bir hale bırakmıştır. Kalp temizlenmiş ve rüyalar değişmeye başlamıştır. Namaz artık acele kılınan bir ibadet olmaktan huzur duyulan bir lezzet olmaya başlamıştır. Denge hamdle nefiste, ruh da ve vücutta sağlanmış güzellikler artık ortaya çıkmıştır.

“Orta yolu tutunuz, amellerinizi mükemmelleştirmeye ve Allah’a yakın olmaya gayret ediniz. Sabahleyin, öğle ile akşam arası çalışınız. Bir parça da geceden faydalanınız. Aman acelesiz gidin, telaşsız gidin ki, menzilinize, varacağınız hedefe ulaşasınız.” Buhârî, Rikâk 18

Bize her daim şekil verip ihtiyaçlarımızı bize göndereni unutmadan  yaşamak. Bu yaşantının mana kazanmasında ismi göklerde Ahmed yerde Muhammed Olan (sav) yolunu yol olarak edinmemiz denge yoludur. Buda Allah’a sevimli gelir.  

50% LikesVS
50% Dislikes

Bir Cevap Yazın