Ehl-i Sünnet Dışındaki Fırkalar

Ehl-i Sünnet Dışındaki Fırkalar

Resulullah (sav)’ın ümmeti içinde sapıklık yoluna giren yetmiş iki fırka ortaya çıkacağını, bunların yanında da kurtuluşa erecek bir fırkanın bulunacağı bildirilmektedir. Kurtuluşa erecek olan fırka, ehl-i sünnet ve’l cemaat adı verilen fırkadır.

Peygamber (s.a.s), “Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacak, bunların içinden bir fırkası ehl-i necat olacaktır.” buyurmuş. Ashab sormuşlar: “Yâ Resûlâllah, o kurtulan fırka hangi fırka olacaktır?” Şöyle cevap vermiştir: “Benim sünnetimden şaşmayanlar kurtulanlardan olacaktır! Yâni Ehl-i sünnet ve cemaat mensuplarıdır.”(Tirmizi, İman, 18; İbnu Mace, Fiten, 17)

Hz. Peygamber (s.a.s) Ebû Hureyre’den rivayet edilen bir hadislerinde: “… Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacak, kurtuluşa eren fırka (Fırka-ı Naciye) dışında kalan yetmiş iki fırka cehenneme gidecektir.” buyurmuşlardır. Ayrıca bu türden olan hadislerin devamında sahabelerine, Fırka-ı Naciye’den sormaları üzerine Hz. Peygamber (s.a.s), Fırka-ı Naciye’yi: “Benim yürüdüğüm yola ve bu yolda beni takip eden ashabımın yoluna uyanlardır.” diye tarif etmiştir.

Ehl-i sünnet ve’l cemaat alimlerinin haklarında kafir hükmü vermedikleri çok sayıda fırka ortaya çıkmıştır. Bunun yanı sıra kafir oldukları üzerinde bütün ehl-i sünnet alimlerinin görüş birliğine vardıkları fırkalar olmuştur. 

Müslümanların içinden birçok insan, kendisinin peygamber olduğunu ileri süren bazı yalancıların peşine takılmışlardır. Resulullah (a.s) da ümmeti içinden yalancı peygamberlerin ortaya çıkacağını önceden haber vermiştir. Öte yandan kendilerinin tanrı olduklarını ileri süren bazı kimselere uyanlar da olmuştur. Bir başka deyişle yetmiş iki fırka ile, hakka yakınlık ve uzaklığının ölçüsüne bakılmadan İslami çevreden az veya çok nasibi olan bütün fırkalar kastedilir. 

Sapık yolda oldukları üzerinde bütün ehli sünnet alimlerinin görüş birliğine vardıkları mutezile ve hariciye gibi bazı büyük fırkalar da kendi içlerinden fırkalara, gruplara ayrılmışlardır.

İlim adamları bu güne kadar çıkan itikadi fırkalar hakkında araştırmalar yapmışlardır. Bu konuda kitaplar yazılmıştır. Bu itikadi fırkaların tanrılık veya peygamberlik iddiasında bulunanların ortaya attıkları saçmalıklardan birine, ya küfür dinlerinin birinin getirmiş olduğu anlayışlardan bazılarına, ya Resulullah (a.s)’ın ehli beyti hakkında taşkınlığa, ya bilgisizce yapılan tevile, ya Allahu Teala’yı yarattıklarına benzetmeye, ya da kişiyi inanç, anlayış (fıkıh) veya gidişat yönünden ehli sünnet ve’l cemaat çizgisinden uzaklaştıran taşkınlıklardan birine dayandıklarını görünür. 

Sapkın itikadi fırkalar 
Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Sapkin-itikadi-firkalar-700x215.jpg
Fırka-ı Naciye veya Ehl-i Sünnet

Abdülkâhir el-Bağdadî’ye (Ö: 429/1037) göre şu sekiz sınıf, topluluktan meydana gelmiştir:

  1. Ehl-i bid’atın hatalarına düşmeyen, Râfızîler, Hâricîler, Cehmiyye, Neccâriyye ve diğer sapık fırkalar gibi düşünmeyen Sıfatiyyenin yolunu takip eden Kelâm âlimleri,
  2. Hem re’y, hem de hadis grubuna mensup fıkıh imamlarından ve usulu’d-Dıne, Sıfatıyyenin Allah’a ve O’nun ezel; sıfatlarına inanışı gibi inananlardan meydana gelen Fıkıh âlimleri,
  3. Hz. Peygamber’den gelen sağlam haberler ve sünnetlerin yollarıyla ilgili bilgilere sahib olanlar ve bunlardan sahih ile zayıfını ayırdedebilen muhaddisler,
  4. Edebiyat, dilbilgisi ve söz dizimi ile ilgili pek çok şeyin bilgisine sahip olan âlimler,
  5. Kur’an okuma şekilleri ve Kur’an ayetlerini açıklama yolları ve bunların sapık fırka mensublarının tevilleri dışında Ehl-i sünnet mezhebine uygun tevilleri hakkında geniş bilgiye sahib müfessirler ve Kıraat İmamları,
  6. Sûfi zâhidler
  7. Müslümanların sınırlarında kâfirlere karşı nöbet tutan, Müslümanların düşmanlarıyla savaşan Müslüman, kahraman mücâhidler,
  8. Ehl-i Sünnet akıdesinin yayıldığı, onların davranışlarının hâkim durumda bulunduğu beldelerin ve memleketlerin ahalisinden, halk kitlelerinden müteşekkil topluluklar.(Abdulkâhir Bağdâdî, El-Fark Beyn’il-Fırak, s.289-292)

 

 

 

100% LikesVS
0% Dislikes

Bir Cevap Yazın