El-Vücûh Ve En-Nezâir

El-Vücuh Ve En- Nezair Ne Demektir:

Kur’anı Kerimde, çeşitli manalarda kullanılan müşterek lafızların mevcut olduğu müşahede edilir. Bir kelimenin bir ayette ifade ettiği mana ile, yine aynı kelimenin diğer ayetlerde ifade ettiği anlamlar aynı olmamaktadır. İşte biz buna tefsir ilminde “vücuh” diyoruz.

Bunun aksine de, yani çeşitli birçok kelimenin aynı manayı ifade etmesine “Nezâir”denir. Kur’ânın iyi anlaşılması ve bilinmesi için, tefsir ilminde öğrenilmesi lazım gelen mühim hususlardan biri de şüphesiz “vücüh ve Nezair”dir.

Bir Hz. Ali(ra)’den Bu Konuya İlgili İşareti:

İbn Abbastan rivayet edildiğine göre, Ali b. Ebi Talib onu, Haricilerle münakaşa ve onları ikna etmek için gönderdiğinde, ona şu hususu tenbih etmeyi ihmal etmemişti: “Onlarla münakaşa ederken delil olarak, Kur’anı Kerimi hüccet gösterme, çünkü onda, bir çok manaları ihtiva eden, zû vücuh kelimeler vardır. Yalnız sünnet ile fikirlerini teyid et.” es-Suyûti, el-Itkân fi Ulûmi’l-Kur’an Kahire (Matbaatu’l-Hicâzi) I. 12.

İşte Kur’anda, bir kelimenin bir kaç veya yirmiye yakın bir mana ifade etmesi, onun mucize oluşunun bir delilidir. Zira beşer kelamında böyle şeyler pek bulunmaz. Mukatil b. Süleyman kitabının mukaddimesinde naklettiği bir haberde “Kişi Kur’andaki bir çok vecihleri görmedikçe hakiki bir fakih olamaz” demektedir. el-Burhan, I. 103.

Şimdi Bunlardan Bazı Örnekler Görelim:

“Zikr”Kelimesinin Kur’an’da Değişik Manalarda Kullanılışı:

«..atalarınızı andığınız gibi, hatta daha kuvvetli bir anışla Allah’ı anın..» (Bakara, 200.) ayette dil ile zikir manasına,

«..Allah’ı hatırlayarak hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler..» (Âli imran, 135.) ayette kalbi ile zikir manasında,

«..içinde olanı hatırlayın ki..» (Bakara, 63.) ayette ezberlemek manasına,

«Öyle ise beni anın ki ben de sizi anayım..» (Bakara, 152.) ayette taat ve mükafat manasında,

«..Güvene kavuştuğunuzda Allah’ı anın…» (Bakara,239.) ayette beş vakit namaz manasında,

«Ama yine de hatırlat, çünkü hatırlatmak Müminlere fayda verir.» (Zariyat, 55.) ayette öğüt manasında,

«Ne zaman ki onlar, kendilerine hatırlatılanı unuttular…»(Araf, 165.) ayetinde öğüt manasına,

«Rabbinizden bir zikir gelmesine şaştınız mı?» (Araf 63.) ayette beyan manasında,

«..Beni efendin (kralın) yanında an…» (Yusuf, 42.) ayetinde söyle manasına,

Kendilerine Rabblerinden gelen zikri..» (Enbiya, 2.) ayetinde Kur’an manasına,

«Ama kim benim zikrimden yüz çevirirse.» (Tâhâ,124.) ayetinde Kur’an manasına,

«..Tevrat ehlinden sorun…» (Nahl, 43.) âyette Tevrat mânasına,

«De ki: size ondan bir haber okuyacağım..» (Kehf, 83.) ayette haber manasına,

«O (yol) sana ve kavmine bir şereftir…» (Zuhruf, 44.) ayette şeref manasına,

«..Sizin tanrılarınızı diline dolayan bu mu?» (Enbiya, 36.) ayetinde ayıplama manasında,

«Andolsun Tevrat- tan sonra Zebur’da da ‘Arza mutlaka iyi kullarım varis olacak diye’ yazmıştık.» (Enbiya, 105.) ayetinde Levhi mahfuz manasına,

«Andolsun Allah’ın elçisinde sizin için Allah’ı ve ahireti arzu eden ve Allah’ı çok anan kimseler için (uyulacak) en güzel bir örnek vardır.» (Ahzâb, 21.) ayette sena manasında,

«Zikir okuyanlara.» (Saffât, 3.) ayetinde zikir manasına,

«..Allah’ı zikretmek elbette en büyük (bir ibadettir.) (Ankebııt, 45.) ayetinde namaz manasına,

«..cuma namazına koşun..» (Cum’a, 9.) ayette cuma namazı manasında,

«Süleyman, “Gerçekten ben malı, Rabbimi anmamı sağladığından dolayı çok severim” dedi. » (Sâd, 32.) ayetinde, ikindi namazı manasına, (İmam Suyuti  – el-İtkan)

Keza salat, rahmet, ruh ve el-kaza kelimeleri gibi pek çok kelime çeşitli âyetlerde, çeşitli anlamlara gelmektedir.  Yine cehennem, nar, sakar, huteme, cahim gibi çeşitli lafızlarda aynı manayı ifade etmeleri gibi daha pek çok kelimeye rastlanabilir. Bunlarda nezâire ait örnekleri teşkil eder.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir