Eşler Arasındaki Geçimsizlik

Bismillahirrahmanirrahim

Eşler Arasındaki Geçimsizlik

“…Erkeklerin meşru suretle kadınlar üzerindeki hakları gibi kadınların da onlar üzerinde hakları vardır. Yalnız erkekler kadınlar üzerinde fazla bir derece vardır. Allah mutlak galip. hüküm ve hikmet sahibidir.”Bakara 2/228.

En küçük yapı taşı olan ailede her zaman neşe, sevinç ve mutluluk esintileri olmaz bazen  istenmese de olumsuz bir hava, tartışılan bir konudan dolayı her şeyin değişmesine neden olabilir. İnsanlar aynı duygu üzerinde kalamazlar sevinçler de hüzünlerde bizim içindir.

Aileyi oluşturan eşler hakkında seri yazılarımızda vurguladığımız olumsuz sosyal medya yayınları, İslami eğitim eksikliği bizim daha çok sosyal ağ kullanıcısı olmamızı sağladı. Ellerden düşmeyen telefonlar gibi baş köşeye konan danteller ördüğümüz televizyonlar aileyi iyice parçalar oldu.

Toplumsal hayatta fertlerin uymaları gereken kuralların var olduğu bilinir ve diri tutulursa saygın bir toplum olmaya devam edersiniz. Kırmızıda geçmemek, başkasının hakkını yememek, çimlere basmamak, yaşlılara saygılı olmak ve yer vermek, Küçükleri korumak kollamak, yan gözle bakmamak,  vb. örfler ananeler  herkes kurallar uymakla toplumsal kültürünü de korumuş olur. Aynı şey  aile fertleri içinde geçerlidir.

Kurallar aile içinde geçerli olması gereken kurallar az çok yazılarımızda ortaya ayet ve hadislerle çıkartılmıştır. kadının kocasına veya kocanın karısına karşı olan sorumlulukları gibi. Yuvada eşlerden her hangi birinin sorumsuzlukla göstermesine geçimsizlik denir.

Kadından Kaynaklı Geçimsizlik:

Kadının giyimden çıkan sorunlar.Kadının kocasından maddi acıdan karşılayamayacağı isteklerde bulunması. Kadının gıybet dedikodu ile eşinin hallerini başka kadınlarla paylaşması. Kadının çocuk yapmama gerekçi olarak bazı mazeretler öne sürmesi, kadının devamlı şekilde iğneleyici tahkir edici konuşması, kadının sır olarak sakladığı bazı konuların ortaya çıkması, kadının kocanın yüzünü kızartacak söylem ve hareketlerde bulunması.Cinsellik hususunda kocasına cevap vermemek için mazeretler ortaya koyması vb. Kadın kocasına karşı yerine getirmesi gereken sorumluluklarından kaçması geçimsizliğin başlıcalarıdır.

Erkekten Kaynaklı Geçimsizlik:

Kocanın adil ve güzel muamelede bulunmaması, başka kadınlara ilgi duymanın ortaya çıkması,ekonomik yetersizlik ve işsizlik, alkol ve sigara gibi maddelerin kullanılması, kumar oynanması eve geç saatlerde gelmenin alışkanlık haline getirilmesi, Çocukların yetiştirilmesi ile ilgilenmemek, akraba ilişkilerinde saygın davranmamak, Yersiz otorite kurma isteği ile gönül kırılmaları vb kocanın hanımına karşı yerine getirmesi gereken sorumluluklarından kaçması geçimsizliğin başlıca unsurlarıdır.

Geçimsizliğin Çözümü İçin Ne Yapılabilir:

İmam Malik (r.a.) şu esası ortaya koymuştur: Eğer koca, karısına karşı geçimsizlik eder ve ona iyi davranmazsa,bu durumda kadın kocasını mahkemeye verebilir. Bu durumda hakim, ilk önce kocaya öğüt verir. Eğer koca bu öğüdü tutarsa, iş böylece bağlanır.

Yok öğüt fayda vermezse, kadına nafaka bağlar ve onu kocasına itaatten meneder, ayrıca kadının kocasını terketmesine ve onun evine gitmemesine izin verir. Bu kadarı maksada kafi gelirse, bununla yetinir ve iş biter. Yok yine yola gelmezse, o zaman hakim dövmek suretiyle kocaya tazir cezası verir.Bu da fayda vermezse: “Eğer ayrılırlarsa. Allah her birini diğerinden müstağni kılar.” Nisa:130. ayetinin gereğince ayrılmalarına hükmeder.

İmam Malik’in ortaya koymuş olduğu bu haklar:

“…Şerlerinden ve itaatsizliklerinden çekindiğiniz kadınlara gelince. önce onlara öğüt verin, yataklarında onları yalnız birakın ve nihayet dövün…” Nisa:34 ayetinde bizzat Kuran tarafından erkekler için konulmuş bulunan hakların bir naziri olmaktadır. Ancak iki dövme arasında fark vardır: Zira Kuran’ın istediği dövme, sevgi esası üzerine kuruludur ve bu hiçbir zaman ağır bir şekilde ve horlayıcı nitelikte olmayacaktır.

Mesela kadının yüzüne vurulmayacaktır. Hakimin atacağı dayak ise sopa ile olacaktır. Yani kocanın yiyeceği dayağın, ağır bir dayak olmasına bir engel yok iken, kadının dövülmesi durumunda bunun hafifçe olması özellikle istenmekte ve horlayıcı nitelikte olmamasına itina gösterilmektedir.

Eşler Arasında Anlaşmazlık çıkar, düşmanlık büyür ve aralarında ayrılıktan korkulur ve evlilik hayatının yıkılmasından endişe edilirse, hakim eşlerin durumunu ele almak ve haklarında bir karar vermek için iki hakem gönderir.

Bunlar durumu incelerler ve beraberliğin sürdürülmesinin faydasına inanırlarsa evlilik hayatının devamına, aksi takdirde sona erdirilmesine hükmederler:

Allah Teala bu konuda şöyle buyurur:”Eğer karı koca arasının açılmasından endişe ederseniz, bir hakem erkeğin ailesinden bir hakem de kadının ailesinden gönderin…” NiSA 4/35

Hakemlerin eşlerin ailesinden olması şart değildir; aile dışından olması durumunda da caizdir. Ayetteki emir ise mendubluk içindir. Çünkü aileden olan hakemler, bir açıdan eşlere karşı daha müşfiktirler, aralarında olup bitenleri daha iyi bilirler, eşlerin hallerine daha iyi vakıftırlar.

Hakemler, sahip oldukları yetki ile eşlerin rızasına ya da kendilerini vekil kılmalarına ihtiyaç duymaksızın onların beraberliklerinin devamına ya da evlilik hayatlarının sona erdirilmesine karar verebilirler. Bu, Hz.Ali (r.a.), İbn Abbás (r.a.), Eba Seleme b. Abdirrahman (ra), Sa’bi, Nehai, Said b. Cibeyr, Mallk, Evzaï, Ishák ve fbnu’l-Münzir görüşüdür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir