Fâliku’l-İsbah – Fâliku’l-Habbi Ve’n-Neva

Fâliku’l-İsbah – Fâliku’l-Habbi Ve’n-Neva

و قالق الإصباح – قالق الحب و الوي که

Her iki sözcük de Kur’an’da geçmektedir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

Taneyi ve çekirdeği yaran şüphesiz Allah’tır.” En’am, 95

“O sabahı da yarıp çıkarandır.” En’am, 96

Bu sözcükler hadis-i şeriflerde de geçmektedir. Ebû Hüreyre anlatıyor: Hz. Peygamber, yatağımıza girdiğimizde bize şöyle söylememizi emrederdi: “Ey göklerin, yerin ve büyük arşın Rabb’i olan Allah’ım! Ey Rabb’imiz! Ey her şeyin Rabb’i olan, taneyi ve çekirdeği yaran Allah’ım!…” Müslim, 2713

İlk dönem İslâm büyüklerinden Süfyan-ı Servi, Kâbe’yi tavaf ederken şöyle derdi: “Ey sabahı yarıp çıkaran! Rabb’im sensin. Mevlâm sensin. Bana sen yetersin Bu isimlerin Allah’tan başkası için kullanılması caizdir. 

Felak, yarmak demektir. Felaka, Felak suresinde olduğu gibi sabah anlamına da gelir. “De ki: Ben, karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran Rabbe sığınırım” Felak, 1 Yani gece ve gündüzün getireceği her türlü kötülükten, sabahı ortaya çıkaran Allah’a sığınırım. Subh ve sabah günün ilk saatlerine verilen isimdir. İsbah da bu anlamdadır. Allah, her gün karanlıkları yarıp gideren ve sabahı ortaya çıkarandır.

ed-Dahhâk der ki: “Fâliku’l-isbâh, gündüzü ortaya çıkarandır. Allah, taneyi ve çekirdeği yaran, gece karanlığından sonra karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkarandır. Allah, karanlığı yavaş yavaş giderir, yerine aydınlığı getirir.

Güneş doğuncaya kadar bu durum devam eder. Güneş doğduktan sonra her tarafa aydınlık saçılır. Allah, taneyi ve çekirdeği de yarandır. O, ölü çekirdek ve taneleri yarar, onlardan, insanlar ve hayvanlar için yararlı olan yeşil ve taze rızıklar çıkarır. Hasan, Katade ve diğerlerinin dedikleri gibi, “Ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarır” Rum,19 ayetinin anlamı işte budur.

İbn Abbas, “Falik, yaratan” anlamındadır der.

Mücahid, “Fâlik, yarmak anlamındadır. Allah’ın dışında hiçbir güç tane ve çekirdekleri yarıp onlardan yararlı şeyler çıkaramaz” der.

Bu isimler, hayat, kudret, ilim, irade gibi diğer bütün sıfatların anlamlarını kapsamaktadır. Bazı materyalistlerin iddia ettiği gibi bitkilerin var olması için illa da tane ve çekirdeklerin olması gerekmez. Canlıların var olması için spermanın rolü ne ise bitkilerin var olması için de tane ve çekirdeklerin rolü odur. Allah nasıl ki kendi katından spermaya bir canlılık veriyor, böylece insan veya hayvanların var olmasını sağlıyorsa, aynı şekilde Allah kendi katından tane ve çekirdekler bir canlılık vermekte, böylece daha önce görünmeyen çeşitli bitkilerin var olmasını sağlamaktadır.

Allah, dilediği bazı insanları spermasız yarattığı gibi hiçbir tane ve çekirdek olmadan bitkileri doğrudan topraktan, hatta sert kayalardan bile var edebilir. Materyalistler, Allah’ın bu hikmetine tesadüf diyecekler. Bu kimseler, Allah’ın gücünü ve genişliğini bilmemektedirler. Bu yüzden bakışlarını yalnız elementler dünyasına çevirmiş, bu elementlerde saklı olan gizli sırlara ve bunları yaratanın gücüne bakmamışlardır. Bu gizli sırlara ve güce, ancak basiret sahibi kimseler inanır. Bu nedenle ilmin kapısı sayılan Hz. Ali çoğu kez “Hayır, taneleri yarana ve canlıları yaratana yemin olsun ki” şeklinde yemin etmiştir. Çünkü O, bu iki fiildeki hikmetleri bilmekteydi. Bu hikmetleri, Yüce Allah’ın kendilerine öğrettiklerinden başka kimse bilemez.

Bu İsimleri Bilmenin Faydası 

Her müslüman, Allah’tan başka mutlak bir yaratıcının bulunmadığına, O’nun eşi ve benzerinin olmadığına, Yukarıda zikrettiğimiz her şeye yalnız O’nun gücünün yetebileceğine inanmalıdır. Mü’min kullarının kalpleri iman için yaran, onları kendi marifeti ile onurlandıran ve kendi ihsan kapılarını onlara açan O’dur. O’ndan başka ilâh yoktur. A Kurtubi, age., 1/345-347.

Kaynak: Esmaül Hüsna

50% LikesVS
50% Dislikes

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir