Filistin’e Asker Göndermek

İsrail’in Elinden Kudüs Ve Mescidi Aksa’yı Alma Vakti Yaklaştı

Ürdün Nehri ile Akdeniz arasındaki Filistinlilerin vatanlarını işgal eden terörist İsrail “Zion planı” vaad edilmiş Topraklar projesinin bir ürünüdür. Bu projenin üzerinden 73 yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen başarılı olamamıştır. Başarılı olamamalarının İslam ülkelerinin duruşu ile alakalı olmadığını hatırlatalım, bizzat kanları ve canlarıyla Filistin halkının duruşu bu zion projesini çökertmiştir. Filistin’de başlayan intifada direnişi bütün planlarının bozulmasına ve altüst olmasına sebep olmuştur.

Dünya 2017’de Kudüs’ün başkent olması için Amerika’nın ortaya koyduğu kararlılığı 128 ülkenin karşı çıkmasıyla veto etmiştir. Bu İsrailoğulları dünya için kangren olmuş bir aza gibi bu zillet topluluğu İslam topraklarından sökülüp atılmalıdır. 

Kissinger 2022 yılında “Eğer desteğimizi arttırmazsak” İsrail yok olacak demiştir. Birinci ve ikinci intifada hareketi ile başlayan süreç Aşdod limanına kuzeyden gelen Mavi Marmara Gemisinin çekilmesi ile bir başka ivmeye almıştır. Gazze saldırıları ile gelişen olaylar İsrail’in attığı adımlarla hızlı bir şekilde tarih sahnesinden silinmeye doğru akmaktadır.

Yüksekçe yapılan beton duvarların arkasına saklanan İsrail, garkad ağaçlarının varlığına özen gösterse de onun için bu bir kurtuluş olmayacaktır. Türkiye’de zamanla iç problemlerini bitirir ise, İsrail için çöküş süreci daha hızlı bir şekil alacaktır. Dünyanın birçok yerinde yaşayan Yahudileri İsrail, Filistin topraklarına çağırmaktadırlar. İşgal ettikleri bu toprakları şimdi yerleşimci adı altında Filistinlilerin elinden alıp onları göçe zorlamaktadır. 

 el-halil-filistin-1997 türk askeri birliği

Kudüs’te Mescidi Aksa’ya karşı yapılan girişimlere karşı ses çıkarmayan İslam ülke liderleri bu durumdan mesuldürler. İnsanların bu kadar zulme uğradı ve  zulmünde tavan yapan İsrail’in artık zeval bulma zamanının başladığı söylenebilir. Filistin halkı ve Aktivistlerin çoğu Türkiye’den asker göndermesini istiyor hatırlanırsa İsrail’in 1994 yılındaki camii saldırıları sonrası 54. Hükümet’in Başbakanı Necmettin Erbakan, TBMM’de alınan kararla Türk askerini El Halil’e göndermişti. O karar 6 ayda bir uzatılarak 2019’a kadar devam etti. 

Başbakan Necmettin Erbakan’ın kararıyla 20 Şubat 1997’de TBMM’de Türk askerinin El Halil’e gönderilmesi oylandı ve kabul edildi. Bu kararın bir hafta sonrasında 28 Şubat darbesi oldu. İsrail’in eli nereye kadar uzanıyor görmek lazım ne zaman Türkiye’nin başından şer bulutları dağılırsa bu İsrail devletinin sonu demektir.

Peki neler olacak İsrail Yahudileri kutsal değerlere saldırmaya, Filistinlilerin kanını akıtıp canlarını almaya devam edecek görülüyor. Türkiye gibi İslam ülkeleri ses getirecek faaliyetler yürütmeye devam etmekte sonuç alınır mı? Arap Parlamentolar Arası Birliği de Ürdün’ün talebi üzerine pazartesi ya da salı günü Mısır’ın başkenti Kahire’de olağanüstü toplantı düzenleneceğini duyurdu. Kınama dışında ne gibi sonuçlar çıkar bugün belli olur. Zor bir süreç şimdiden AB İsrail yanlısı söylevde bulundu. Pek değişecek bir şey  yok gibi bu karamsarlık olarak görülmemeli olayı okuma olarak okunmalı. İnşallah kararlı  ve yaptırımı olan kararlar alınır temennimiz bu yönde.  

Kudüs’e Asker gönderebilmek için BM, Arap Birliği ya da İslam İşbirliği Teşkilatı gibi uluslararası kuruluşların kararları olması gerekir bu aşılırsa başta Türkiye fiili olarak işin içerisine Malezya, Pakistan, Katar başta olmak üzere, İslam ülkelerinden oluşturulacak İslam birliği askerleri müdahil olur ve İsrail’in Kudüs’teki ihlallerinin yanı sıra Doğu Kudüs’ün Şeyh Cerrah Mahallesi’ndeki Filistinli ailelerin evlerini tahliye etmeye zorlanmasının, Mescid’i Aksa başta olmak üzere kutsal mekanlara ve burada ibadet edenlere yönelik saldırılarına son verilir. Filistin sorunu bu müdahale yapılsa bile yine de bitmez…  

Armageddon olarak bilinen Melhâme-i Kübrâ, daha sonraki süreçte gerçekleşecektir. 

100% LikesVS
0% Dislikes

Bir Cevap Yazın