GECE KIYAM EDENLER

Gece Kıyamda “teheccüde”  Durmak:

Görüyoruz ki Allah azze ve celle Kuran’ı mübinde gece ile ilgili 92 yerde bahsederken, bunun 20 tanesi gece ibadeti ile ilgilidir. Allahu Teala gece üzerine de yemin etmektedir.

 “Biz onu mübarek bir gecede indirdik; biz daima uyarmaktayız.”Duha:3

“Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik.” Kadir: 1

Allahu Teala ya insanın en fazla yaklaşması hadisesi de İsra gecesi olmuştur:

” Sonra yaklaştıkça yaklaştı. Öyle ki, iki yay kadar hatta daha yakın oldu. Böylece Allah, kuluna vahyini iletti. Gözün gördüğünü kalp yalanlamadı. Necm: 8-11

Mümezzil Suresi gece ile alakalı ibadetler üzerinde durur ve teferruatı ile birlikte anlatır. Halbuki gündüzü yani gündüz vaktini teferruatı ile anlatan herhangi bir ayet nazil olmamıştır. Ahirette kurtuluşu isteyen Müslümanların ve gerekse İslam’ın tekrar yeryüzünde hakim kılınmasını isteyenlerin gece kıyama önem vermeleri elzemdir.

Gece kıyamı Hz. Peygamber (sav)’e farzı, ümmetine nafiledir veya gece kalkarsak sevap alırız kalkmazsa günah yoktur diyerek işi basite alırsak kendimizi bir hatanın içerisine atmış olmaz mıyız.

Şimdi Müzzemmil Suresi’nin 1 ve 7 ayetlerinde Allah’u Teala ne buyurmaktadır bakalım:

” Ey örtüsüne bürünen!  Geceleyin -birazı dışında- namaza kalk! Gecenin yarısında bu vakti biraz öne veya biraz ileri de alabilirsin. Kur’an’ı tane tane, hakkını vererek oku.Doğrusu biz sana, taşınması zor bir söz vahyedeceğiz. Şüphesiz gece vakti etki ve uyum yönünden daha uygun ve sözün zihne yerleşmesi bakımından daha elverişlidir. Gündüz vakti ise senin için yoğun bir koşuşturma durumu vardır.” Müzzemmil: 1-7

Peygamber (as) Efendimiz ayette bahsedilenleri gereği gibi tatbik eder ve onlara uyarlardı. Hatta ayette bildirilen zaman dilimini koruyamama endişesiyle tüm geceyi ibadetle geçirirler çoğu zaman da ayakları ve bacakları şişerdi.

Müzzemmil suresinin 20. ayeti nazil olup gece kıyamı hafifleştirilinceye kadar o asrı Saadet’in erlerinin geceye karşı hassasiyetleri devam ederdi.

“Senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını, üçte birini ibadetle geçirdiğini ve beraberinde bulunanlardan bir grubun da (böyle yaptığını) rabbin elbette bilir. Gece ve gündüzü belirleyen ancak Allah’tır. O, sizin (istenen) vakti tesbit edemeyeceğinizi bilmektedir. Bu yüzden de sizi bağışlamıştır. Artık Kur’an’dan kolayınıza geleni okuyun. Allah bilmektedir ki içinizde hastalar bulunacak, bir kısmınız Allah’ın lutfundan rızık aramak üzere yeryüzünde yol tepecek, diğerleri de Allah yolunda çarpışacaktır. O halde Kur’an’dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı kılın, zekâtı ödeyin, Allah’a güzel bir borç verin. Kendiniz için önceden ne iyilik hazırlarsanız Allah katında onu bulursunuz; hem de daha iyi ve mükâfatça daha büyük olmak üzere. Allah’tan bağışlanmayı dileyin, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı çok esirgeyicidir.” Müzzemmil:20

Gece ibadet ve faaliyetleri her zaman tavsiye edilmiştir. Bizatihi Rabbimiz tarafından teşvikte edilmiştir. Allah yolunda Salih kulların, büyük insanların devamlı olarak gecenin manevi ve besleyici sofralarından gıdalandığını görmekteyiz bunlar birçok eserde tavsiye olarak da anlatılmaktadır.

Dünya hayatındaki tavsiyeleriyle Ukba’nın kılavuzluğunu yapmakta olan peygamber (as) şöyle buyurmuştur:

“ Size gece kıyamını tavsiye ederim. Sizden önceki Salih kulların adetidir. Gece kıyamı sizi rabbinize yaklaştırır. Günahlardan koruyucudur. Kötülüklere  kefarettir ve bedenden hastalığı kovucudur” Tirmizi

Buradan anlıyoruz ki gece belli bir vakit uyanık durmak bedenlerde biriken  maddi ve manevi kirlerin atılmasına bir vesiledir. Gece kalkmayı adet edinmiş olanlar bazen kalkmaya niyet ettikleri halde uykuları galip gelip kalkamasalar dahi yine kazanç içerisindedirler neden mi dersiniz:

“ Hiç kimse yoktur ki, geceleyin uykusu galebe çalarak terk ettiği bir gece namazı bulunsun da, o kimseye, o namazın sevabını yazılmasın.” Muvatta

Onlar geceleri ibadetlerle zenginleşirler, Teheccüd namazı, Kur’an tilaveti, ilmi müzakere, istiğfar, gözyaşı ve zikirler ile bedenlerini süslerdi. Hatta onlardan bazıları gece kalktığında aile fertlerini de kaldırırlardı.

Gece İbadetlerinin Meyveleri:

 Teheccüd:

Uyku anlamına gelen “hücud” kökünden gelir. Gece kılınan namaza verilen isimdir. Hz. Peygamber (as)’de teheccüd namaz kılarak geceyi geçirdiği için fıkıhta Teheccüd gece namazı kılmak şeklinde anlaşılmıştır. Bir süre uyuduktan sonra kalkıp kılınması gerekir. Teheccüt sevgili peygamberimize makamı mahmudun verilmesine sebep olmuştur.

Ruhi güzelliklere ermek isteyen her Müslümanın Teheccüd sebebiyle bu makamdan hisselendirilebilir. Farz namazlardan sonra en Efdal namaz teheccüde kalkmaktır. Öncelikle İki rekatla hafif tutulan namaz tavsiye etmiş, geriye kalan kısımlarına bu namazını sanki bir başlangıcı olduğunu ismini vermiştir.

Kur’an Tilaveti:

Teheccüdün  en önemli meyvelerinden biri de Şüphesiz Kur’an okumaktır. Hem de yavaş yavaş manasına ere ere kur’an okumak

Hz. Peygamber (as): ” Kim geceyi 10 ayet okuyarak İhya ederse gafillerden yazılmaz” Müjdesini vermiştir. Ebu Davud Salat 326

İlmi Müzakerede Bulunmak:

Teheccüd namazının bir diğer meyvesi de budur gece kıyamın da ilim için çalışmaktır. İmam Buhari Hazretleri ilim bölümünde ” Geceleyin ilim öğret mek ve va’z etmek” babında bir başlık açmıştır.

İstiğfar Ve Gözyaşı:

Gece kıyamının unutulmaz anlarından biride Allah için istiğfar edip ağlamaktır. Gözlerden toplu iğnenin başı kadar dahi olsa gözyaşı sahibi olmak ahirette onlara ateşin okunmayacağını dair bir müjde ile Müjdelenmeye sebebiyet verir, geçmiş ve gelecek olan hataları affedilmiş Hz. Peygamber (As) günde 70 veya 100 defa istiğfar ettiğine göre bizlerde gece kıyamında ne yapmamız gerektiğini bilmemiz gerekir.

Zikrullah:

Kur’an’da 250 yerde geçen zikir kelimesi çok geniş bir mana içine almaktadır. Bu konuyla ilgili zikrullah yazımız olabilir.

Kısaca zikir üç halde yapılır. Dille yapılan zikir; bu ayet okumak, Allah’ın isimlerini okumak ve Allah için dinini anlatmrakla yapılabilir.

Kalp ile yapılan zikir; niyet, herhangi bir ameli yaparken, Allah için niyet, hatırlatmak ve azaların Zikri olarak yapılabilir. Sadece tesbih tanelerini çekerek de bunu bilirsiniz. “la ilahe illallah” diyerek de olabilir. Ama şu bilinmeli ki  zikir sadece tespihle yapılmamaktadır. Zikir; yapılması icab eden bir ameli yaparken o ameli emredeni hatırlamaktır.

Tüm müslümanların dinç ve ruhi sağlıklarını muhafaza etmeleri için gözyaşıyla, istiğfarla, zikirle, duayla, namazlarla süslenmiş, Önümüzdeki kalan geceleri Kıyamla değerlendirmeyi Allah hepimize nasip etmesin. Onun huzurunda durmak yine onun nasip edeceği bir haldir gece ile dirilmek dileğiyle…. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir