Gece Namazının Vakti Ve Fazileti

Gece Namazının Vakti Ve Fazileti

(Sahîh-i Buhâri) ve (Müslim) de ve diğer kitaplarda anlatılır: Abdullah (radıyallahu anh) der ki: Resûlüllah’ın huzurunda bir kimseden bahsedildi, ve: «Yâ Resûlâllah, filân kimse, gece sabaha kadar uyuyup, namaz kılmadı» dediler. Resûlüllah : «Onun kulağına şeytan İşedi» buyurdu. Haberde geldi ki, bir kimse uyuyunca, şeytan onun başına düğüm yapar. O kimse kalkıp Allah’u teâlâ’yı zikrederse, o düğümün biri çözülür. Abdest alırsa birisi daha çözülür. İki rekat namaz kılarsa, düğümlerin hepsi çözülür, sabaha kadar neşeli olur. Böyle yapmazsa tembellikle sabahlar.

Gece namazında kıyamda çok durmak sünnettir. Gece namazı ikişer ikişer olmak üzere kılınır. Gündüz namazlarında rükû ve secdenin çok olması (dört rekat kılınması) sünnettir. Gece namazını bir selâmla dört rekat olarak kılmak caizdir. Gece namazı Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) için nafile, farz, kurbet ve keramettir. Ümmeti için farzların eksik yerlerini tamamlayıcıdır.

Abdullah bin Ömer (radıyallahu anhümâ) der ki: Resûlüllah’ın sağlığında rüya gören kimse, gördüğü rüyayı ona anlatırdı. Ben de bir rüya görüp Resûlüllah’a anlatmak istedim. Resûlüllah’ın zamanında genç delikanlı idim. Bekâr idim. Mescid-i saadette uyumuştum. Gördüm ki, iki melek gelip beni aldılar. Cehenneme götürdüler. Cehennemi iki tarafı meyilli bir kuyu gibi gördüm. İçinde bazı insanlar gördüm. Kendilerini tanıdım. O anda bende büyük bir korku doğdu: Cehennemden Allahu teâlâ’yi sığınırım. Cehennemden Allahü teâlâya sığınırım diyordum. Bir başka melek gelip, sen sakın korkma dedi. Bu rüyamı Hafsa’ya (radıyallahü anhâ) — ki halasıdır – anlattım. O da Resûlüllah’a (sallallahu aleyhi ve sellem) anlatmış. Resûlullah: «Abdullah ne güzel kuldur! Eğer gece namazına da devam eylese» buyurduğunda Hafsa (radıyallahu anhâ) bana haber verdi. Abdullah bin Ömer (radıyallahu anhuma) ondan sonra geceleri pek az uyku uyur oldu.

Amr ibn-i As (radiyallahu anh) bildirir: «Resûlüllah bana, filan kimse gibi gece uyanık durup da namaz ve ibâdeti terk eder olma» buyurdu.

Cabir bin Abdullah’ın (radıyallahu anhümâ) bildirdiği hadis-i şerifte: «Gecenin sessizliğinde kulun kıldığı iki rekat namaz dünya ve içindekilerden hayırlıdır. Ümmetime zor ve meşakkatli olmasaydı, gece namazını onlara farz kılardım, buyuruldu.

Ebû Zer (radıyallahu anh) der ki, Resûlüllah’a (sallallahu aleyhi ve sellem) namazın efdali hangisidir? diye sordum. Buyurdu ki: «Namazın efdali ve üstünü, gece sessizliğinde veya gece yarısında kılınan  namazdır. Bunu yapan ise azdır».

Bazı haberlerde geldi ki, Davud aleyhisselâm, Allahü teâlâ’ya, ya Rabbi ben sana ibadeti arzu ediyorum. İbadet için hangi vakit üstündür, dediğinde, Allahü teâlâ ona: Ey Davud, sen gecenin başında ve sonunda ibadet etme. Zira gecenin evvelinde ibadet eden, sonunda uyur. Sonunda ibadet eden, başında edemez. Sen gecenin ortasında ibadet eyle ki, yalnız benimle olasın. Ben de seninle olayım. İsteklerini vereyim diye vahy eylemiştir.

Yahya bin Muhtar, Hasan’dan (rahimehullah) anlatır. Buyurdu ki: Kul gece sessizliğindeki namaza devamından, yahut bir kimse mal vermekten başka kendisini sevindirecek, yükünü hafifletecek, nefsini temizleyecek bir amel işlememiştir.

Ebû Derdê (radıyallahu anh) buyurur: Ey insanlar! Size nasihat ediyorum. Size şefkat gösteriyorum. Korkunç mezar için, siz gece karanlığında namaz kılınız. Dağılma gününün harareti için, dünyada oruç tutunuz. Zor günün korkusundan ötürü sadaka veriniz. Ey insanlar, ben size nasihat ve merhamet ediyorum.

Gecenin üçte ikisi geçtikten sonra namaz kılmanın müstehab olması hakkında deliller çoktur. Ebu Emame (radiyallahü anh) bildirir. Peygamber efendimize (sallallahu aleyhi ve sellem) gecenin hangi zamanında dua daha iyidir? sorulduğunda: «Gecenin üçte ikisi geçtikten sonra ve farz namazlanndan sonra dua çok iyidir buyurdu.

Abdullah bin Ömer’in (radiyallahu anhumâ) bildirdiği hadis-i şerifte: «Oruçların hayırlısı Davud aleyhisselâmin orucudur. Bir gün oruç tutar, bir gün yerdi. Namazın hayırlısı da Davud aleyhisselâmin namazıdır ki, gece yarısına kadar uyur, sonra dört saat namaz kılar, sabaha iki saat kalıncaya kadar devam ederdi» buyurdu.

Ebû Hüreyre (radiyallahu anh) der ki: Ben geceyi üçe bölerim. Üçte birinde uyurum. Üçte birinde namaz kılarım. Üçte birinde de Resûlüllah’ın hadislerini ezberlerim.

İbn-i Mes’ûd (radıyallahu anh): Gece namazının gündüz namazından üstünlüğü, gizli verilen sadakanın, aşikâre verilen sadakadan üstünlüğü gibidir dedi.

Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) Cebrail aleyhisselama «Duanın kabul edilmesine gecenin hangi vakti daha uygundur» sorunca, Cebrâil aleyhisselâm: «Seher vaktindeki duadan Arş kımıldar cevabını verdi. Bir hadis-i şerifte: «Siz gece ibadet etmeğe devam ediniz. Çünkü gece ibadet etmek, sizden önceki Salihlerin edep ve usulündendir.

Gece ibadet, Allahü teâlâ’ya yaklaşma vesilesi, keffâret vasıtasıdır. Gece ibadet, insanı günahtan uzaklaştırıcı, vücuttan hastalığı gidericidir) buyurdu.

Câbir’in (radıyallahu anh) bildirdiği hadis-i şerifte: «Gecede bir saat vardır. Kulun Allahu teâlâ’dan dua ve isteği o saate rastlarsa, Allahu teálâ dilediğini verir. O saat her gecede vardır» buyuruldu. Bazıları bu saat, Cuma günündeki saat ve Ramazanın son on günündeki Kadir gecesi gibi umumidir dediler. 

Amr bin Utbe’nin (radıyallahü anh) bildirdiği hadis-i şerifte: «Sen gecenin sonunda namaza devam eyle. Çünkü bu namaz şahid olur. Gece ve gündüz melekleri anda bulunurlar» buyuruldu.

Kaynak: El Gunye

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir