Gıyaseddîn Muhammed Tapar

 Gıyaseddîn Muhammed Tapar Kimdir?

Bu dizilerde olmasa insanlar kendi kültür ve tarihlerini öğrenme ihtiyacı hissetmeden yaşayacaklar. Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah’ın oğlu Muhammed Melik Tapar hayatı, Uyanış Büyük Selçuklu dizisiyle araştırılan isimler arasında yerini aldı. Muhammed Melik Tapar kimdir, Selçuklu devletine katkıları neler olmuştur, kaç yaşında ve nerede öldü gibi sorulara yanıt arayalım. 

Melik Tapar adıyla bilinen Gıyaseddîn Muhammed Tapar, 21 Ocak 1082 tarihinde dünyaya geldi. Annesi cariye kökenli Taceddin Seferiyye Hatun’dur. Büyük Selçuklu Sultanı ve Melikşah’ın oğlu Melik Tapar toplam 13 yıl tahtta kalmıştır. Hakkındaki tarihe yansıyan belgeli detayları okuyalım!

Gıyaseddîn Muhammed Tapar Hayatı

Melik Tapar adıyla bilinen Gıyaseddîn Muhammed Tapar, 21 Ocak 1082 tarihinde dünyaya geldi. Annesi cariye kökenli Taceddin Seferiyye Hatun’dur. 10 yaşında iken babası Sultan Melikşah Bağdat’ta vefat ettiğinde (485/1092) yanında bulunuyordu. Yeğeni Muizzeddin Melikşah’tan sonra Bağdad’da Selçuklu tahtına çıktı. Bağdad’da hüküm sürmesinden dolayı Selçuklu hanedanının başı olarak sayılıyordu ama Horasan ve Maveraünnehir’de hüküm süren kardeşi Sultan Ahmed Sencer daha büyük bir güce sahipti. 

10 yaşında Gence Meliki Olması

486’da (1093) Muhammed Tapar 11 yaşında iken, Sultan Berkyaruk onu Gence’ye melik olarak gönderdi; Emîr Kutluğ Tegin’i de kendisine atabeg tayin etti. Muhammed Tapar, Gence’de bulunduğu sırada çevresindeki emîrlerin ve Berkyaruk’un azlettiği Vezir Müeyyidülmülk’ün yönlendirmesiyle saltanat mücadelesine girmeye karar verdi. Kutluğ Tegin’i öldürtüp saltanat mücadelesini başlattı. Önce Gence’yi, sonra Arrân ve çevresini hâkimiyet sahasına kattı. Bu bölgede Sultan Berkyaruk adına okunmakta olan hutbeye son verip kendini Büyük Selçuklu sultanı ilân etti, Müeyyidülmülk’ü de vezirlik makamına getirdi. 

Saltanat Savaşlarının Başlaması ve Hutbe okutma yarışı

Muhammed Tapar 2 Zilkade 492’de (20 Eylül 1099) Halife Müstazhir-Billâh, “Gıyâsü’d-dünyâ ve’d-dîn” lakabını verdiği Muhammed Tapar’ın sultanlığını tasdik ederek onun adına hutbe okuttu (17 Zilhicce 492 / 4 Kasım 1099). Bunun üzerine Berkyaruk kendini halifeye yeniden meşrû sultan ilân ettirmek için harekete geçti. 4 Receb 493’te (15 Mayıs 1100) Hemedan yakınlarındaki Sefîdrûd’da cereyan eden savaşta Mîrâhur İnanç Yabgu’nun hücumları sonunda bozulan birliklerini toparlayamayan Berkyaruk elli kişiyle savaş meydanını terk etti. Halife Müstazhir-Billâh’tan hutbenin tekrar Muhammed Tapar adına okunmasını istendi. Halife de bu isteğe uyarak 14 Receb 493 (25 Mayıs 1100) Cuma günü hutbeyi Muhammed Tapar adına okuttu.

Sultan Berkyaruk, ile taht savaşları selçuklu devletini iyice yıprattı (4 Rebîülevvel 495 / 27 Aralık 1101). Ülke topraklarının resmen ikiye bölündüğü bu antlaşmaya göre Berkyaruk sultan, Muhammed Tapar melik unvanını alacak, Muhammed Tapar kendisine bırakılan bölgelerde üç nevbet çaldıracak ve Sultan Berkyaruk’a yılda 1.300.000 dinar vergi ödeyecekti. Ancak bu antlaşma uzun sürmedi. Berkyaruk’la Rey yakınlarında cereyan eden savaşta Muhammed Tapar’ı mağlûp oldu (Cemâziyelevvel 495 / Mart 1102). Muhammed Tapar az sayıda taraftarıyla İsfahan’a kaçtı. Berkyaruk tarafından kuşatılan Muhammed Tapar erzak sıkıntısı çekmeye başlayınca 1050 süvariyle İsfahan’dan gizlice ayrıldı. Muhammed Tapar’ın Sâve istikametinde gittiğini öğrenen Berkyaruk’a bağlı kuvvetler onu takip etti. Hoy kapısında meydana gelen savaşta (8 Cemâziyelâhir 496 / 19 Mart 1103) Emîr Ayaz’ın 500 kişilik süvari birliği Muhammed Tapar’ın ordusunu bozguna uğrattı.

Manevi Büyüklerin Araya Girmesi

Yıllardan beri devam eden iç savaşlarla devletin yıprattığını gören Berkyaruk ve Muhammed Tapar, Kadı Ebü’l-Muzaffer el-Cürcânî ve Ebü’l-Ferec el-Hemedânî’nin de teşvikiyle barış yapmaya karar verdiler. Rebîülâhir 497’de (Ocak 1104) gerçekleştirilen antlaşmaya göre Sultan Berkyaruk, Muhammed Tapar’ın beş nevbet çaldırmasına müdahale etmeyecek, Muhammed Tapar’ın payına düşen şehirlerde Berkyaruk adına hutbe okunmayacak, aralarındaki yazışma vezirler vasıtasıyla yapılacak, askerler diledikleri tarafa geçebilecekti. Ayrıca Berkyaruk’tan sonra Muhammed Tapar sultan olacak, Melik Sencer’in Mâverâünnehir ve Horasan’daki durumunda herhangi bir değişiklik yapılmayacaktı; Sencer, Muhammed Tapar’ı metbû tanımaya devam edecekti. Bu antlaşma sayesinde Sultan Melikşah’ın 485’te (1092) ölümüyle başlayan taht kavgaları sona ermiş oluyordu.

Melik Tapar Artık Sultan Oldu

Antlaşmanın ardından İsfahan’a geçen Berkyaruk burada hastalandı, Bağdat’a götürülürken Burûcird’de ağırlaştı. Oğlu Melikşah’ı veliaht, Emîr Ayaz’ı ona atabeg tayin ettikten kısa bir süre sonra vefat etti (2 Rebîülâhir 498 / 22 Aralık 1104). Bu sırada Musul’u kuşatmakta olan Muhammed Tapar, Berkyaruk’un ölüm haberini alınca Bağdat’a hareket etti ve 23 Cemâziyelevvel 498’de (10 Şubat 1105) şehre girdi. Muhammed Tapar, Büyük Selçuklu Devleti sultanı oldu (26 Cemâziyelevvel 498 / 13 Şubat 1105).

Sultan Muhammed Tapar’ın Gerçekleştirdiği İşler

Sultan Muhammed Tapar, tahta geçince merkezî otoriteyi sağlamak amacıyla yoğun bir mücadele başlattı. Selçuklu hânedanından Mengü Bars b. Böri Bars’ın isyanını bastırdı (499/1105-1106). Musul Emîri Çökürmüş ve Atabeg Çavlı Sakavu’yu itaat altına aldı. Anadolu Selçuklu Sultanı I. Kılıcarslan’ın 25 Receb 500 (22 Mart 1107) tarihinde Musul’a girip kendi adına hutbe okutması üzerine Çavlı Sakavu kumandasında gönderdiği kuvvetlerle Habur nehri kıyısında I. Kılıcarslan’ı bozguna uğrattı (9 Şevval 500 / 3 Haziran 1107) ve onun ölümüyle kuvvetli bir rakibinden kurtulmuş oldu (İbnü’l-Esîr’e göre [el-Kâmil, X, 429] savaş 20 Zilkade 500 [13 Temmuz 1107] tarihinde cereyan etmiştir). Ardından, taht kavgalarından istifade ederek hâkimiyet sahalarını genişleten ve Selçuklu sultanlarına karşı gelen Hille Mezyedî Emîri Sadaka b. Mansûr’u bertaraf etti (19 Receb 501 / 4 Mart 1108).

Muhammed Tapar’ı en çok uğraştıran meselelerden biri de Bâtınîler’in faaliyetleri olmuştur. Şahdiz (Dizkûh) Kalesi’ne bir sefer düzenledi. Kaleyi ele geçirip İsmâilî-Bâtınî reisi İbn Attâş’ı esir aldı ve birçok bâtınîyi öldürttü (Zilkade 500 / Temmuz 1107). Sultan, Bâtınîler’e karşı ikinci seferi Alamut üzerine tertip etti (Muharrem 503 / Ağustos 1109); ancak kış bastırınca geri dönmek zorunda kaldı. Atabeg Anuş Tegin Şîrgîr, Cemâziyelevvel 505’te (Kasım 1111) Bâtınîler’e ait Bîre Kalesini ele geçirdi. Muhammed Tapar, Selçuklu Meliki Rıdvan devrinde Halep’te oldukça kuvvetlenen Bâtınîler’e karşı da bir harekât başlattı. Halep Meliki Alparslan el-Ahras ile iş birliği içinde çok sayıda bâtınî öldürüldü (507/1113-14). Sultan, Alamut’a son darbeyi indirmek üzere yine Atabeg Anuş Tegin Şîrgîr’i görevlendirdi. 11 Rebîülevvel 511 (13 Temmuz 1117) tarihinde başlayan kuşatma Muhammed Tapar’ın ölüm haberinin gelmesi ile kaldırıldı.

Sultan Muhammed Tapar’ın Ölümünde Yaşananlar

Bir süredir hasta olan Muhammed Tapar, 511 yılı kurban bayramında (4-6 Nisan 1118) Oğuz töresince büyük bir toy düzenledi ve bu ziyafet sonunda sofrasını ve sarayını yağmalattı. 15 veya 23 Zilhicce (9 veya 17 Nisan) günü beş oğlundan (Mahmud, Tuğrul, Mesud, Süleyman Şah, Selçuk Şah) en büyüğü olan Mahmud’u yanına çağırarak artık ömrünün sonuna geldiğini söyledi, tahta oturmasını ve devlet işlerine nezaret etmesini istedi. Emîrlerden onun için biat aldı. 24 Zilhicce 511 (18 Nisan 1118) tarihinde vefat eden Muhammed Tapar’ın cenazesi İsfahan’da yaptırdığı medresenin hazîresine defnedildi. Bütün tarihçilerin ittifakla belirttiğine göre dedesi Alparslan’ı örnek alan Muhammed Tapar dindar, dinî ilimlere vâkıf, âdil, merhametli, aklıselim sahibi, cömert, ilim adamlarını himaye eden bir hükümdardı. Halkın işleriyle yakından ilgilenir, kendisine sunulan her dilekçeyi okur, halka adalet, doğruluk ve insafla muamele edilmesini isterdi. Mükûs, darâib ve ictiyâzât gibi bazı gayri şer‘î vergileri kaldırdığı için halkın sevgisini kazanmıştır.

İç mücadelelerin bozduğu birliği yeniden kurarak Büyük Selçuklu Devleti’ne eski itibarını ve kudretini kazandıran Muhammed Tapar, “es-Sultânü’l-a’zam Ebû Şücâ‘ Gıyâsüddünyâ ve’d-dîn Kasîmu emîri’l-müminîn” lakabıyla anılır ve kaynaklarda “Selçuklular’ın güçlü adamı ve kusursuz insanı” olarak tanıtılır. Muhammed Tapar imar faaliyetleriyle de yakından ilgilenmiş, Melikşah’ın Bağdat’ta inşasını başlattığı Sultan Camii’ni tamamlatmış, İsfahan’da bir medrese, Nizâmiye Medresesi civarında da sûfîler için bir ribât yaptırmış ve su kanalları açtırmıştır.

Kaynak: İslam Ansiklopedisi 

50% LikesVS
50% Dislikes

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir