Yumuşak Güç-Soft Power

Soft Power (Yumuşak Güç)

Her ülke toplumlarının kendine göre kültür, örf ve adetleri mevcuttur. Bu kültür aile bireyleri ve yaşanılan toplum aracılığı ile nesillere aktarılır. Bu öğretiler Toplumun temel taşlarının oluşumunda etkilidir.

İnsanların birbirleri ile olan ilişkilerinin toplumsal kökenlerinden gelen ahlaklı ve masum bir yansıma şeklidir. Bunların içinde usturuplu giyim şekli ve saygılı davranış biçimleri de bulunmaktaydı.

Düşünsel bir temizlik ve o hazlığın bir masumiyeti vardı. Saygı, sevgi, ön planda tutulduğu doğru ve dürüst bir yaklaşım mevcuttu. Bunlar her toplumun kendine has kalıplarıydı. Ta ki gizli güçlerin bu kalıpları Soft Power projesi ile bozana kadar.

Soft Power, “ kendi kültürünü başkalarına sevdirmek “ adı altında bir projeydi. Bunun için bitmeyecek bir projeyle senelerdir durmadan çalışıyorlar. Kendi kültürlerini medya ve sosyal ağlar aracılığıyla toplumun zihnini etkileyebilmek için kullandılar.

Önce bu projenin sorumluları kendi giyim tarzlarını üzerinde çalışdıkları toplumlara sevdirdiler. Ardından davranış ve konuşma tarzları eklediler. Çünkü insanlar giydiği kıyafetin rolüne psikolojik olarak daha kolay adapte olurlar.

Evet ! insanlar yavaş yavaş medyayla kendilerini değiştirmeye başladı. Hiç televizyon izlemeyen biri dahi sokağa çıktığında farklı giyim tarzları ve davranışları gördükçe etkilenmeye ve normalmiş gibi algılamaya başlamakla beraber onlar gibi görünmeye başladı.

Fakat onlar kendi toplumu değil ! Onlar gizli güçlerin toplumların zihinlere aktardığı kendi kültürlerinin yansımasıydı. İnsanları giyim, davranış ve gösteriş meraklısı yaparak daha az düşünmeye ya da gereksiz düşüncelere takılı kalmayı başardılar. Böylece ülkeler arası toplumu yönlendirme ve zihin kontrolünün parçaları başladı.

Herşey sevgi kelimesinin güçlü etkisiyle oluştu. Yani anormal bir şey dahi olsa yöntemleri sadece “sevdir” olmaktı. Giyim, davranış ve konuşma olarak toplumları değiştirmeyi başarmakla kalmadılar. Neyi yiyeceğinize, hangi mekanlara gideceğinize ve tatile nereye gideceğinize kadar etki altına alabildiler.

Yeri geldiğinde ise yumuşak gücü (soft power) zihin yönlendirmeleri ile farklı ülkelerde bunu eylemlere çevirdiler. Amaçları ise görünmeyen gizli bir savaştı. Hiç kimse hiç bir şeyin farkına varmadan kendi düşüncesiymiş gibi hareket etmeye başladı.

Topluma bir düşünce verilmek isteniyor ise bunu medya aracılığı ile ara ara farklı kanallarda dizi, film, yarışma programları gibi farklı formatlarda yayın akışları içine sokarak yaptılar. O verilmek istenen düşünce bilinçaltının işleyişine göre kısa bir sürede yanlış da olsa normalmiş gibi algılanmaya başladı.

Bu bir projedir ve her geçen gün durmadan devam etmektedir. Ne kadar çok görünüşte giyim, düşünce ve davranışları etkilemeyi başarsalarda, kalplerdeki dini inancı yok etmeyi başaramadılar. Bunu da başarırlarsa toplumsal olarak robutun tüm parçaları oluşacaktı. Onlar bu hedefini başaramıyorlar ve başaramayacaklarda.

Köşe Yazarı : Gökhan Tosun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir