Günahta Israrcı mısın?

Günahta Israrcı mısın?

Ey gaflet ehli!  

İşlediğin günahların biri geliyor biri gidiyor. Kendini bu halden kurtarmak için gayret sarf etmeyecek misin? Günahta ısrar etmen açıkça helakin olacak bunun farkında değil misin!?  Günahta ısrarcı olmak dipsiz bir kuyuya düşmek gibidir. Bir günaha düştüğünde hemen arkası sıra tevbeye sarıl. Bir namaz vakti diğer vakte kavuşmadan gel tevbeye, istiğfara sarıl. 

Ey  Günahta Israr eden kişi!

Gönül kuşu kafesten ne zaman uçacak bilirmisin ki, tevbeni erteler durursun, bu nasıl haldir ki sana kimin huzurunda olduğunu unutturmuş. Bu senin perdenin ve körlüğünün artmasına sebeptir. Kalbin kararmaktadır görmezmisin. 

Sadakat sahibi olmak zordur sadakati korumak daha da zordur. Tevbe ve namazla Rabbine yönelmeli devamlı affını istemelisin. 

Kimlerle arkadaşlığa sürüklendiğine bak sana katkı sağlayan bir Allah erimi yoksa sana fitne bulaştıran bir cahil mi? Bir gencin yüzünün güzelliğine bakan bir erenin kuranın hıfzını uzun bir zaman unutması bile Kalbi sâlim olanların bile kurtulamadığı bir durumdur. Kalbin meyilli yaşamaktasın günahlar içinde yüzenlere karşı, sil at onları kalbinden. Bu kişiler için ısrarcı olma, onları yaşamından silmekte ısrarcı ol.

Şeytanın işi bitmez sen zaviyeye çekilsen kadınlarla görüşmesen, şeytan senin meylini gençlere yönlendirir. Onun fısıltıları bitmez şeytan o gençleri senin yanına yolunun erkanını öğrenmek için bile getirtir. Müridin kalbinde Allah (Celle Celalühü)’dan başkasını yerleşmemelidir.

Şeyh Ebu’l Kasım Cüneyd (Rahimehullah) derdi ki: ”Allah’tan başka bir şey de huzur bulan müridi Allah sıkıntısı ile cezalandırır ve zikrini onun kalbine yasaklar. Şayet mürid uyanır ve Allah’a rücu ederse Allah onun sıkıntısını açar fakat meylettiği şeyden mutmain olmaya devam ederse Allah kullarının kalbinden ona merhamet etmeyi kaldırır ve ona tamah elbisesini giydirir. O insanlara yöneldikçe insanlar da ondan soğur. Bu ona şiddetli cezalardandır.” 

Allah bir müride hayır murad ederse onu kendisi gibi sufiler ile arkadaş ettirir ve Allah’tan gafil olanlardan arkadaşlığını kestirir.” 

Kalp dünyaya meyil ettiği müddetçe aşktan kesilir onun için insanların ne dediği ve ona gösterilen saygıdan başka bir şey kalmaz. O da zamanla erir gider artık aranmaz olur unutulur gider. Çare varken dünya muhabbetini yok etmeye çalış. Kendini Allah’a ver ondan gafil kalma. 

Öyle tarikat ehli vardır ki dünyanın peşinde koşturur şunu karıştırmayın kişinin kendi elinin emeğiyle kazancı, zanaat erbabı olup çalışması tasavvuf erbabı olmasını engellemez. Önemli olan kanaat sahibi olup verenin kim olduğunu unutmamaktır. 

Müzikli kaside ve nağmeleri dinliyorsan bunu yapma faziletli insanların müziksiz kaside ve ilahileri böyle değildir. Onlar seni hakkın huzuruna teşvik eder şevklendirir. Allah seni zikrinden mahrum etmesin inş. Kardeşlerinle münakaşa etmeyesin. Hoşgörülü ol, mürid kardeşin hakkında içini sağlam tut. Onlardan gördüğün bir yanlışı veya ezayı ört onu rencide ederek cezalandırma. 

Aklından geçirdiğin şey gönlündeki ile bir olsun o da Allah rızası olsun. Eğer tarikata girdiğinde sen dünyadan kopsan, buna rağmen dünya sana koşup gelse malın artsa bu sana bir lütfudur. Sana verilenler karşısında sende ihsan ve ikram sahibi olarak Rabbinin ahlakına bulan. O verilenlere bağlanır kalırsan hedefinden şaşırırsan kötü her hal üzerine kalmışsın demektir.  

Müridin afeti üç şeyde saklıdır: “Seyri sülük yolunda iken evlenmesi, şeriatla alakası olmayan kitaplar okuması veya yazması, bir de tasavvufa zıt olanlarla arkadaşlık edip tartışması.

Günahlarında ısrarcı olmayan her daim Rabbin rızasını arayan etrafındaki insanlarla hoşgörü muamelesi içerisinde bulunan mürid kardeşlerine devamlı şekilde yük olmayıp, onları sıkmadan yardımcı olan kardeşim bilmelisin ki, nefsini de onlara hizmetle küçültmeli, onların çöpünü, kirini, pasını ar etmeden temizlenmelidir.

MEK

 

 

100% LikesVS
0% Dislikes

Bir Cevap Yazın