Güzel Ahlak

Güzel Ahlak

Bunun esası, Allahü Teâlâ’nın Kalem suresi dördüncü: «Sen en güzel ahlak üzeresin» ayet-i kerimesidir. Bu demektir ki, Ey Habibim, senin ahlakin o kadar güzeldir ki, sendeki güzel hasletler kimsede yoktur. 

Enes bin Malik (radıyallahu anh) anlatır: Peygamber efendimize (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem): Ya Resulallah, iman bakımından insanların üstünü kimdir? dediler. «Mü’minin iman bakımından üstünü, ahlâkı daha güzel olandır» buyurdu.

Güzel ahlak, kulun en üstün vasfıdır. İnsanların cevheri ancak güzel ahlakla ortaya çıkar. İnsan yaratılış bakımından gizli olup ahlâk bakımından tanınır. Bazıları da: «Allahü Teâlâ peygamberi Hazret-i Muhammed’ (sallallahu aleyhi ve sellem) sayısız mucize ve keramet ve faziletler ile seçip ayırdı, sonra ahlâkı ile övdüğü gibi, başka bir şeyle övmeyip, ancak: Elbette sen en güzel ahlâk üzeresin) buyurdu dediler. Bazıları da: «Allahü Teâlâ, Resûlüllah’ı ancak güzel ahlâk ile vasfeyledi. Zira Resûlüllah (sallallahu aleyhi ve sellem), her iki dünyayı feda edip. Allahü Teâlâ ile iktifa eyledi. Çünkü Allahü Teâlâ’dan başka hiçbir maksadı yok idi» dediler.

Ebû Harraz (rahimehullah): «Güzel ahlâk, Allahü Teâlâ’dan başkasını kast etmemektir” dedi.

Cüneyd-i Bağdadi (rahimehullah) buyurur: «Hâris-i Muhasebi’den duydum: Biz üç şeyi üç şeyle, yani güzellik ve cemâli korumakla, güzel sözü emanetle, güzel arkadaş ve dostu vefa ile istedik der idi». Bazıları da güzel ahlâkın alâmeti eziyet etmemek ve sıkıntılara katlanmaktır, dediler. Hadis-i şerifte: «İnsanlara mallarınız ile gayret, yardım etmezseniz, onlara güler yüzlülükle yardım ediniz» buyuruldu.

50% LikesVS
50% Dislikes

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir