Hadi Bana Bir Delil Göster

Hadi Bana Bir Delil Göster

Salih kullardan bir şeyh insanlara vaaz-u nasihatte bulunuyormuş. Yine böyle bir gün vaaz verirken Yahudi’nin biri onun yanından geçiyormuş ve Şeyh’in anlattıklarına kulak misafiri olmuş. Şeyh o esnada nasihatte bulunduğu insanlara uyarı mahiyetinde şu mealdeki ayeti kerimeyi okuyarak korkutmuş:

“İçinizden, oraya (cehenneme) uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Rabbin için kesinleşmiş bir hükümdür.” Meryem: 61

Bunu işiten Yahudi:

– Eğer senin bu okuduğun kelâm hak ise bizler ile siz eşitsiniz, demiş. Bunun üzerine Şeyh Yahudi’ye:

– Hayır, siz ve biz eşit değiliz! Bizden cehenneme uğrayacaklar olacak; fakat oradan çıkıp cennete gideceğiz. Siz ise oraya uğrayacaksınız, fakat dünyada yaptığınız zulüm sebebiyle dizlerinizin üzerine çöktürülmüş olarak oradan bir daha asla çıkamayacaksınız, demiş ve ikinci olarak şu mealdeki ayet-i kerimeyi okumuş: “Sonra biz, Allah’tan sakınanları kurtarırız; zalimleri de diz üstü çökmüş olarak orada bırakırız.” Meryem: 62

Biraz duraklayan Yahudi:

– Biz de Allah’tan korkan, sakınan kimseleriz, demiş. 

Yahudi’nin bu lafı üzerine Şeyh:

– Hayır siz Allah’tan korkan, sakınan kimseler değilsiniz. Tam aksine biz sakınanlarız, demiş ve Allah-u Teâlâ’nın şu mealdeki kavlini okumuş:

“Allah buyurdu ki: Kimi dilersem onu azabıma uğratırım; rahmetim ise her şeyi kuşatır. Onu, sakınanlara, zekâtı verenlere ve ayetlerimize inananlara yazacağım. Yanlarındaki Tevrat ve İncil’de yazılı buldukları o elçiye, o ümmî Peygamber’e uyanlar (var ya), işte o Peygamber onlara iyiliği emreder, onları kötülükten meneder, onlara temiz şeyleri helal, pis şeyleri

haram kılar. Ağırlıklarını ve üzerlerindeki zincirleri indirir. O Peygamber’e inanıp ona saygı gösteren, ona yardım eden ve onunla birlikte gönderilen nûr’a (Kur’an’a) uyanlar var ya, işte kurtuluşa erenler onlardır.” Araf : 156-157

Bu ayeti duyunca Yahudi:

O hâlde bu okuduklarının doğru olduğuna delil getir bakalım! Şeyh (rahmetullahi aleyh) şöyle cevap vermiş:

– Delil hazırdır, seyredenler de görecektir. Şöyle ki; sen ve ben elbiselerimizi ateşe atalım, kimin elbisesi yanmazsa o cehennemden kurtulacak olan kimsedir Ve kimin elbisesi yanarsa o da cehennemde kalacak kimse demektir.

Şeyh ve Yahudi aralarında bu konuşmayı yaptıktan sonra elbiselerini çıkarmışlar.

Şeyh Yahudi’nin elbisesini alıp dürmüş. Sonra da kendi elbisesini alıp yahudinin elbiseninin etrafına dolamış ve ateşe atmış. Bir süre sonra ateşin içine girip elbiseleri almış ve diğer taraftan çıkmış.

Elbiseleri gösterdiğinde şeyhin kendi elbisesi bembeyaz bir şekilde üzerinde hiçbir yanık izi olmadan öylece duruyormuş. Hatta ateş şeyhin elbisesinin üzerindeki kirleri yakarak temizlemiş. Yahudinin elbisesi ise üzerine şeyhin elbisesi sarılı olduğu hâlde yine de yanmış. Yahudi bu ibretlik manzarayı müşahede edince derhal Müslüman olmuş.

Nimetlerini bize ihsan eden, İslam dinini diğer dinler üzerine üstün tutan, bizi en sağlam dinin mensubu yapan, âlemlere rahmet olarak gönderdiği Kerim olan Nebi’sinin ümmetinden kılan Allah’ımıza hamd-ü senâlar olsun.

Kaynak : İmam Yafii

100% LikesVS
0% Dislikes

Bir Cevap Yazın