Hamrau’l Esed Gazvesi

Hamrau’l Esed Gazvesi

Hazret-i Muhammed (sav), Uhud harbinden sonra geri dönen Kureyş ordusunun hareketini takip etmek üzere Ebubekir (ra) kumandasında yetmiş kişilik bir kuvveti sür’atle yola çıkardı. Bunlar Hamrau’l-Esed mevkiine kadar düşmanın peşini bırakmadılar. Neticede, bir kısmı Kureyşlileri gözetlemede kalıp, bir kısmı da son durum hakkında Resûlüllah’a bilgi vermek için Medine’ye geri döndü.

Kureyş’in Müzakeresi

Kureyş ordusu ise, bir müddet gittikten sonra Ravha taraflarında dinlenmek için mola verdi. Bu dinlenme esnasında aralarında müzakerede bulundular. 

İçlerinden İkrime bin Ebu Cehil, bu kadar büyük zaferden sonra Medinelileri mahvetmeden dönmenin akıl kârı olmadığını beyan ederek, bir müddet sonra intikam almak için müslümanların hücum edebileceklerini ileri sürdü ve: “Şimdi geri dönüp onları tamamen mahvedelim” diye bir teklifte bulundu. Bu söz üzerine Safvan bin Ümeyye: “Şimdi geri dönersek, Medineliler iyice hiddetlenirler. Evvelce harbe iştirak etmeyenler bu sefer iştirak ederek işi tersine döndürürler” dedi. 

Ebu Süfyan bu hususta bir türlü karar veremedi. Bütün bu münakaşa ve müzakereleri dinleyen Abdullah bin Amr, hemen Medine’ye gelerek, durumu Resûlüllah’a anlattı. Hz. Muhammed (sav), derhal müslümanları savaşa davet edip, Uhud harbinden sağ kalan altı yüz kişi ile yola koyularak, Medine’ye sekiz mil uzaklıktaki Hamrau’l-Esed mevkiine geldi. 

Hamrau’l-Esed mevkiinde Konuşlanan İslam Ordusu

Vakit gece olduğu için beş yüz yerde ateş yaktırıp bütün sahabelerin tekbir getirmesini istedi. Tekbir seslerini işiten ve ateşleri gören Ebu Süfyan, bu esnada Medine’den dönen ve Mekke’ye giderken Ravha mevkiine uğrayan Ebu Mabed-i Huzai’nin oğlu Mabed’e: “Geride ne var?” diye sorduğunda Mabed: “Muhammed, bir büyük ordu ile çıkmış ki, ömrümde öyle bir cemiyet görmedim. Dün, muharebeden geri kalanlar pişman olup hemen silahlanmışlar, geliyorlar. Hepsi sizin için diş biliyorlar” diye cevap verdi. Ebu Süfyan: “Sen ne söylüyorsun? Onlarda harekete mecal kaldı mı?” deyince Mabed: “Onlar Hamrau’l-Esed’e geldiler. Zannederim ki siz buradan henüz kalkıp gitmeden onların atlarının alınlarını göreceksiniz” dedi. Bu konuşmayı dinleyen Safvan bin Ümeyye: “Gördünüz mü, benim dediğim çıktı. Haydi bir belaya uğramadan savuşup gidelim” dedi. Bu konuşmalardan sonra Ebu Süfyan’ın kalbine büyük bir korku düştü. Derhal ordunun hazırlanmasını emretti ve biraz sonra hemen Mekke’ye doğru sür’atle hareket ettiler.

Kureyş ordusunun bu kadar acele etmesi, Uhud harbinin neticesini anlamak bakımından önemli bir noktadır. Hz. Muhammed (sav), Hamrau’l-Esed’de bir müddet kaldıktan sonra Medine’ye geri döndü.

Uhud harbinin neticeleri, hakikaten ibret vericidir. Bu harp ile Kureyş’in Arap yarımadasındaki itibarı tamamen yıkıldı. Şehidlere yaptıkları fena muameleye karşı müslümanlar, mukabele etmeyip sabır gösterdiler. Ayrıca, müslümanlar her hususta birbirlerine sımsıkı bir şekilde bağlanmanın gerekliliğini anladılar. Peygamberin sözünden çıkmanın sonucunun acı olduğunu öğrendiler.

 

100% LikesVS
0% Dislikes

Bir Cevap Yazın