Harf Devrimi Ve Osmanlıca

Geçen 92 yıl önce yapılan harf devrimi ile, bu topraklarda yaşayan bir kültürün yok edildi ve bu medeniyetin oluşturduğu tüm birikimlerle bağları kesilerek yeni oluşturulan inkılap (devrim)larla altı boş bir tarih yazılıp bizlere bırakıldı.

Kazım Karabekir şöyle söylüyor: “Alfabe değişikliğinin amacı Türkiye’nin İslami Doğu ile olan Bağlarını koparmak ve batıya olan iletişimini kolaylaştırmaktan başka bir şey değildir.” demiştir.

28 Mayıs 1928 tarihinde TBMM, 1 Haziran 1928 tarihinden itibaren resmi kurum ve kuruluşlarda uluslar arası rakamlar kullanılmasını yürürlüğe sokar. Belirten yasa yürürlüğe girmesiyle birlikte harf devrimi içinde bir komisyon kurulması kararlaştırılır.

Harf devriminin startını Mustafa Kemal, Necmi dilmen’den öğrendiği harflerle 4-5 Ağustos’ta İsmet İnönü’ye yazdığı mektubu F. Rıfkı Atay yazılan bu mektubu 9 Ağustos 1928’de Sarayburnunda bir dinletide insanlara okumuştur. Bu harf devriminin ilk adımları olmuştur.

1 Kasım 1928’de yeni Türk harflerinin kabulü ve tatbiki hakkında teklif edilen kanun kabul edildi. Böylece Osmanlı harflerinin kullanılmasına son verilerek yerine Latif harflerinin temsil eden Türk alfabesi kullanılmaya başlanır.

Harf Devriminin gerçekleşmesi ile türkler kısaca neleri kaybettiler;

1-  Müslüman olan Türkler Arapça Osmanlıca harfleri kullanmaktan vazgeçince 1000 yıllık tarihe sırtını dönmek zorunda kaldılar. Aykırı davrananlara ise cezalar uygulandı.

2-  Yeni Latin harfleri dil zenginliğinden uzaktı

3- Eski nesillerle, yeni neslin arasının açılmasını sağlandı. Peyami Safa: “Gençliğin Tarihi ile milli kültürü ile geçmişe ait değerleri ile ilgisi kendiliğinden kesilmiştir.”

4- Okuma yazma oranın artması için seferberlik ilan edilmesine rağmen önemli sorunlar ve düşüş olmuştur.

5- Aydınlar yeni Latin harfleri ile bir darbe almışlardır. Yazılan ve uğraşıp tercüme edilen birçok eser ortada kalakalmıştır.

6- Bir millete vurulabilecek en büyük darbelerden biri harf devrimi ile ilmi, kültürel, sanatsal ve bilimsel alanda kopukluğu yaşanmasına ve bir milletin ayaklarının altının boşanmasına sebep olmuştur.

7- Eski eserlerden yararlanılmaması için vagon vagon Bulgaristan’da, Bulgar hükumetine para ödenerek kültürümüz yakılmıştır.

Kültürümüz ve tarihimizi, eski nesillerle olan bağımızın tekrar güçlenmesini sağlayacak edebi, ilmi ve kültürel yapıyı yeniden inşa etmek için Osmanlıca seçmeli ders olmaktan zorunlu ders haline getirmelidir.

Yine halk Eğitim’den ve televizyon imkanlarından faydalanılarak Osmanlıca okuma ve yazma öğrenme seferberliği başlatılmalıdır.

Osmanlıca yayınlar (İlmi, bilimsel, tarihi vb. ) oluşturulmalı dağıtımı yapılmalı.

1928’te Osmanlıca Yasaklanmıştır. Bugün Ülkemizde Her Çeşit Alfabe İle Yayın Yapılmaktadır. Ama bin yıllık Osmanlı’nın kullandığı milli yazımızla yayın yapmak yasaktır. Ayrıca, Eğitim yapmakta yasaktır. Ortada büyük bir uçurum var bu uçurum bir milletin kendi öz kültüründen Korkunç bir şekilde kopmasına mesafenin gitgide açılmasına sebep olmaktadır. Bu insanın temel hak ve hürriyet haklarına aykırı bir durumdur, Milli kimlik ve kültüre zararlı bu yasak artık kaldırılmalıdır.

Vatandaşın Osmanlıcayı sağlıklı öğrenmesi için gerekli destek ve katkılar devlet tarafından sağlanmalıdır. Hedef Kültürümüze sahip çıkmaktır. Yeni bir kaos ortamı veya gündem oluşturmak değildir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir