Havf Ne Demektir

HAVF :

Havf, gelecekte vuku bulacak kötü bir olaydan korkarak kalbin yanması, rahatsız olmasıdır. Vuku bulacak olay, sevilmeyen bir şey ise bunu beklemekten korku doğar. Bu bekleyişe havf denilir.

Havf, korkulanın halini, kötü olayın nedenlerini bilmeyi gerektirir. Burada kasdedilen korku, Allah’ın kendisinden uzak kalmaktan, O’nun gözünden düşerek aykırı davranışlarda bulunmaktan korkmaktır. Bu da Allah’ımO’nun sıfatlarını bilmeyi ve O’na karşı kusuru düğşünmeyi gerektirir. Korkunun miktarı, Allah’ı bilmekle orantılıdır. Allah’ı bilme ne denli fazla olursa korku da o oranda artar.

تَتَجَافٰىجُنُوبُهُمْعَنِالْمَضَاجِعِيَدْعُونَرَبَّهُمْخَوْفًاوَطَمَعًاوَمِمَّارَزَقْنَاهُمْيُنْفِقُونَ

32.16 – Onlar, korkarak ve ümid ederek Rablerine ibadet etmek için yataklarından kalkarlar. Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de Allah için harcarlar.

وَالَّذٖينَيُؤْتُونَمَااٰتَوْاوَقُلُوبُهُمْوَجِلَةٌاَنَّهُمْاِلٰىرَبِّهِمْرَاجِعُونَ

23.60 – Rabblerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri ürpererek verenler.

اِنَّمَاالْمُؤْمِنُونَالَّذٖينَاِذَاذُكِرَاللّٰهُوَجِلَتْقُلُوبُهُمْوَاِذَاتُلِيَتْعَلَيْهِمْاٰيَاتُهُزَادَتْهُمْاٖيمَانًاوَعَلٰىرَبِّهِمْيَتَوَكَّلُونَ

8.2 – Mü’minler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. O’nun âyetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül ederler.

اِنَّمَاذٰلِكُمُالشَّيْطَانُيُخَوِّفُاَوْلِيَاءَهُفَلَاتَخَافُوهُمْوَخَافُونِاِنْكُنْتُمْمُؤْمِنٖينَ

3.175 – O şeytan sizi ancak kendi dostlarından korkutuyor. Onlardan korkmayın, eğer mü’min iseniz, benden korkun.

يَابَنٖىاِسْرَایٖٔلَاذْكُرُوانِعْمَتِىَالَّتٖىاَنْعَمْتُعَلَيْكُمْوَاَوْفُوابِعَهْدٖىاُوفِبِعَهْدِكُمْوَاِيَّاىَفَارْهَبُونِ

2.40 – Ey İsrailoğulları!  Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnız benden korkun.

Burada zikredilen ayetler havfla alakalıdır.

Hz. Peygamber sav “ Hikmetin başı Allah korkusudur.” Buyurmuştur. (beyhaki)

Allah Resulu yine “ sütün memeye geri girmemesi gibi, Allah korkusundan ağlayan bir kimse de cehenneme girmez. Allah yolundaki toz ile cehennemin dumanı bir kulun genzinde asla bir araya gelmez.”(Tirmizi, Fedailul-Cihad,8 zühd,8; İbn Mace, Cihad,9)

Hz.Peygamber sav “ Eğer benim bildiğimi bilseydiniz, az güler çok ağlardınız.” (Buhari, Rikak,27; Müslim, salat,112)

23.60 – Rabblerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri ürpererek verenler. Ayeti nazil olunca Hz. Aişe(r.anha), Efendimize bu ayette anlatılan insanların hırsızlık yapan, zina eden, içki içen insanlar olduklarından dolayı mı böyle korktuklarını sorunca Allah Resulu sav şöyle cevap verdi: “ Hayır. Bu ayette anlanlar, oruç tutan, namaz kılan, sadaka veren ve fakat bunlar kendilerinden kabul edilmeyecek diye korkanlardır.” (Tirmizi, Tefsiru süre 23/3; İbn Mace, Zühd, 20)

Şahı Kirmani:” Havfın alameti, sürekli hüzün içerisinde olmaktır.” Demiştir.

Ebul Hüseyn Nuri:” Havf sahibi, Rabbinden Rabbine kaçar.”  Rabbin azab ve gazabından O’nun merhamet ve affına kaçmak şeklinde anlaşılmalıdır.

İbn Furak “ Ben ölümden değil, ölümün ötesinden korkuyorum.”

Gazali şöyle diyor: “ Allah’tan korkunun iki makamı vardır: Biri azabından korkmaktır ki kamu müminlere aid olan bu korku, cennet, cehennem; bunların itaat ve isyanın karşılığı olduğuna inanmaktan doğar. Bu korkunun zayıflaması gafletten ileri gelir. Gaflrt, öğütle, vaaz ile, kıyametin dehşetli ahvalini, çeşitli azablarını düşünmekle gider. Korkanlarla breraber oturmanın, onların hallerini, yaşayışlarını görmenin de, gafletin gitmesinde büyük payı vardır. Onları görmek mümkün değilse, menkıbelerini okumak veya dinlemekte yarar verir.

Daha yükseği olan ikinci korku ise korkulanın, bizzat Allah olmasıdır. Yani Allah’a yakın olmayı uman kulun, O’ndan uzak kalmaktan korkmasıdır. Zunun El-Mısrı:” Ayrılık korkusu karşısında cehennem korkusu, denizde bir damla su gibi kalır.” Demiştir. İşte bu âlimlerin, Allah’ın heybet, havf, hazer veren sıfatlarını bilenlerin korkusudur. “İnsanlardan, (yeryüzünde) hareket eden (diğer) canlılardan ve hayvanlardan yine böyle çeşitli renklerde olanlar vardır. Allah’a karşı ancak; kulları içinden âlim olanlar derin saygı duyarlar. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır. “(fatır.28)

“O şeytan sizi ancak kendi dostlarından korkutuyor. Onlardan korkmayın, eğer mü’min iseniz, benden korkun.” (Ali imran 175)

“ Allah’tan O’na yaraşır biçimde korkun!”(Ali imran.102) buyurmuştur.(İhya:4/208)

               

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir