Haya

Haya Ne Demektir   

Çekingenlik ve utanma da demek olan Allah korkusu ve Allah muhabbetiyle onun istemediği şeylerden çekinmemiştir. Hz. Peygamber (As)haya daima hayır getirir buyurmuştur. “O Allah’ın kendisini gördüğünü bilmiyor mu?” Alak:14 ayeti İnsanın Allah’a karşı takınması gereken hayasına işaret etmektedir. Hz. Peygamber (As)yine: “Haya imandandır.” buyurarak haya ile iman ilişkisine dikkat çekmektedir.

Allah Resûla bir defasında ashaba “Allah’tan hakkıyla haya ediniz.” deyince onlar da kendilerinin Allah’tan haya ettiklerini söylemişlerdi. Efendimiz onlara şöyle buyurdu: “Ben ondan bahsetmiyorum. Kim Allah’tan gerçek manada haya ederse o kimse başını ve onu saran azalarını, midesini ve midesinin etrafındaki azalarını haramdan korusun. Ölümü ve çürümeyi hatırında tutsun. Kim ahireti umuyorsa dünya hayatının süsünü bıraksın. Kim böyle yaparsa işte o Allah’tan hakkıyla haya etmiş olur. Tirmizi Kıyame,24

Saadet Aslında yaşayan ilk nesil bütün işlerini dinin öğrettiği ederse hükümlere göre yürütmüşlerdir bir zaman sonra dini açıdan bir zayıflama oldu 2. nesil işlerini Vefa ağırlıkta yerine getirdiler sonra da Vefa kaybolup gitti bütünleşir geldi onlar da işlerini Mürvet üzere gördüler bir zaman sonra Mürüvvet de yok oldu sonra 4 nesil birbirlerine haya ile muamele ettiler sonra hayatı alındı Ondan sonra insanlar menfaat ve zararları dayalı muamelede bulunmaya başladılar.  Ebu Muhammed Ceriri

Hayanın bir kaç türü vardır: 

Günahtan utanma; Adem as. utanması gibi, 

Taksir(görevde kusur)hayası; “Senin şanın yücedir Sana layık ile kulluk edemedik” diyen meleklerin hayatı gibi.

İclal hayası: Marifet hayasıdır. Bu da kulun Rabbine bilmesi ölçüsünde değişir. Rabbini ne kadar bilirse ondan utanması o kadar çok olur.

Kerem hayası; Peygamber Efendimiz (Sav)’in hayası gibi Zeynep’in düğünü münasebetiyle verdiği yemeğe gelenlerden bir kısmı uzun oturmuş peygambere(sav)utandığından Onlara artık gidin diyememiş, kendisi kalkıp odasından çıkmıştı. Buhari tefsir süre 33/8 

Hişyet Hayası; Peygamber’in kızını bizzat istemekten utandığından Mikdad vasıtasıyla isteten Hz Ali’nin hayası gibi.

İstihkar(Nefsi küçük görme) hayası; Kendisini rabbinden bir şey istemeye layık görmeyen kulun hayasıdır

Muhabbet hayası: Bu da sevenin sevgilisinden utanmasıdır. 

Haya ile alakalı söylenen büyüklerin sözlerinden bazıları:

Zünnun Mısri; Aşk konuşturur, haya susturur, havf hüzünlendirir. denilmiştir ki, ”Utanılacak bir yerde bulunmamak hayanın alametlerinden birisidir.” 

Denilmiştir ki; “Haya Allah’ın devamlı surette kendisine nazar ettiğinden dolayı kalbin erimesidir.” 

Fudayl ibn iyad şu beş şey kulun bedbahtlık alametidir. Kalp katılığı, gözyaşının kuruluğu, hayanın azlığı, dünyaya rağbet ve dünyevi uzun arzu ve emeller.

Cüneyd-i Bağdadi; Haya hem Allah’ın nimetlerini, Hem de kendi kusurlarını görmendir. Bunlar yapılabildiğinde bir haslet hasıl olur ki işte o hayadır.

Kuşeyri haya babını şöyle bitiriyor: “Haya erimeyi gerektirir. Bundan dolayı: Mevlana’nın haline vukufunu düşünmekten iç organlarının dahi erimesidir denilir. ‘Haya Rabbe saygıdan kalbin büzülmesidir’ denilir.

Vasıti; “Utanan kişiden ter boşalır” demiş. Bu da hayanın alametidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir