Hayatı Üç İlimle Donatmak

Bismillahirrahmanirrahim

Ashabı Kiramın Üç İlmi:

Saadet ikliminin güzide insanlarının Resulullah (As)’dan aldıkları ilimi üç başlıkta toplayabiliriz. Ashabı Kiram Allah Resulün’den Allah’ın emirlerini yani vahiy alıyorlardı. Bir diğeri ise Peygamber (As)’ın hayat nizamında ortaya koyduğu fiil ve sözlerini  alıyorlardı. En önemlisi de kendilerinden bir şey sorulduğunda “Bilmiyorum” demek onlar için ilimdi.

Evet hayatlarını bu üç ilimle donattılar. Hedeflerini ortaya koydukları çizgiyi işte bu üç şeyle tespit ettiler. Varmak istedikleri noktaya bu üç önemli başlıkla ulaşmak istediler. Hayatın temelini, aslını, özünü bu üç şeyle sağlamlaştırdılar.

Ashabın İlim Öğretmede Yaş Ölçüsü:

Ashabı Kiram ilim öğrenmekte yaşı mesele etmeyen bir yapıya sahiptiler. Çünkü onlar Beşikten Mezara Kadar ilmin tahsil edilmesi gerektiğini öğrenmişlerdi:

-” Ey Allah’ın resulü yaşım hayırlı ilerledi Kemiklerim oldukça inceldi sana gelişimin sebebi ise Allah’ın faydalı kıldığı bir takım şeyleri bana öğretmendir. Bu piri fani ihtiyarın müracaatını kabul eden peygamber (As) şöyle demişti:

-” Sen hangi ağacın ve hangi toprak parçasının yanından geçmiş isen sana Allah’tan mağfiret dilemiştir….  İhtiyar sabah namazını kıldığın zaman üç defa “Sübhanallahil azim ve bihamdik” diyecek olursan körlükten, cüzzamdan, felçten korunmuş olursun.

Ashabın İlim Arayışında İki İnsan Örneği:

Ashabı Kiram alim mi abid arasındaki farkın ne olduğunu öğrenmiş ve neticede her biri dini anlatan tebliğ eden insanları islama davet eden peygamber varisleri olmuşlardı. Onların dikkatini çeken şu iki insanın haliydi.

Onlardan biri farz namazlarını kılar sonra oturur ve insanlara faydalı olan şeyleri öğretirdi. Diğeri ise, gündüzleri oruç, gecelerini Allah’a ibadet ederek geçiren bir abid idi. Bu iki insanın hali peygamber (sav) götürüldüğünde:

” Alimin, abidden üstünlüğü, benim içinizde en bayağı birine olan üstünlüğüm gibidir…” 

Ashabı kiramın arasında iki kardeş vardı. Biri çarşı pazar işini takip eder, diğeri ise Peygamberimizin meclisini kaçırmaz, dinin öğrenirdi. Çarşı pazar işini takip eden şahıs işi iyi olduğu halde kardeşini Peygamberimize şikayet etti. Dükkana gelmediğini sık sık işleri takip etmediğini anlattı. peygamberimiz: ” Sen ne biliyorsun? belki Allah’ın sana verdiği rızık onun sayesindedir.” buyurdu.

Ashabı Kiram başkalarının arkasında sürüklenen kimse olmamak için muallim ya da talebe olmuşlardı. İlmin ışığı ile aydınlanmak sağlam bir kaleye sığınmak onların haliydi. İlim ve amelde olgun ve doyurucu idiler. Çünkü suyu kaynağından içmişlerdi, kitap ve sünnet ihmal edilemez bir hakikattir. İşte bu hakikat onlara izzet ve şeref kazandırdı. Onlar sade ve gösterişsiz bir hayat yaşarlardı.

Faydalı bir ilmi öğrenmek onlar için cihattı ilim peşinde koşarak hayatını sürdüren birine ölüm gelse o kişinin şehitlik mertebesi ile öldüğünü kabul ederlerdi. Dünyada kalış sebeplerini izah ederlerken meyveler içinde iyilerin seçildiği gibi sözlerin en iyisini seçip en faydalısını söyleyen kimselerin yanında bulunurlar ve onları dinlemeyi kendilerine sebep gösterirlerdi.

Alimler Asılınca İlim Ağacı Kurudu:

Bu devirde insanların en vasıfsız, en sefih olanı dinlenir oldu. ilim insanı çatal dilli oldu. Sokaklar cahil doldu. Öz kültürden kopan bu milletin semasında ezan 18 yıl Türkçe okundu. Kullanılan alfabe bir gecede kaldırıldı millet ümmi oldu. Asırların birikimi kültürümüz Bulgaristan’da trenle vagon vagon belgeler eserler tarihimiz para verilerek yakılır oldu.

İlim erbabı kurulan dar ağaçlarında sabahtan akşama asılır oldu. Ruhi eğitim veren tekke ve zaviyeler kapatıldı. Ümmetin başı olan halifelik sistemi kaldırıldı. Ümmet başsız kaldı. Derme çatma kanunlarla eğitim anlayışının yolu Roma’ya çıkar oldu.

Zaman Hayatı Üç İlimle Donatma Zamanı:

Beşeri sistem eskimiş ve artık köhnemiş, yetiştirdiği nesiller nimete nankörlük etmekte. Şimdi ise öze dönüş başlamıştır. Neyin faydalı neyin zararlı olduğunu düşünmeye başlayan artık bir nesil var.

Toplumumuzda insanların islamı öğrenme arzu ve istekleri hat safhaya çıkmaya başlamıştır. Bunu görenler devreye hemen sulandırıcılar sokmuş, Kuran ve Sünneti birbirinden ayırmaya ve dini konularda uç noktaları ortaya atmaya başlamışlardır.

Alim kisvesinde birileri ortaya çıkmış İslam’da örtünme yok, namaz yok, sakız çiğnersen oruç bozulmaz, kimide tavuktan da kurban olur diyerek ciddiyetsiz ashabın ilmi öğrenme karakterinden uzak cibilliyetsizlere meydan kalmıştır.

Kabe Arabın olsun bize Çankaya yeter diyenler Avrupa aşkıyla düştükleri hatanın göz göre göre farkında oldukları halde üç maymunu oynuyorlar. 

Onlar oynaya dursun hızla gelen yeni nesil inşallah Ashab-ı kiramın göstermiş olduğu hassasiyeti göstererek üç temel noktayı hayatlarına geçirecektir.

“Hikmet müminin Yitik malıdır nerede bulsa onu alır.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir