Hulle Nikahı

Bismillahirrahmanirrahim

Hulle Nikahı:

Bir kimsenin, üç talakla boşanmış bir kadını eski kocasına helal kılabilmek için, iddetinin bitiminden sonra nikahlaması ve zifaftan sonra boşamasıdır.

Hz. Peygamber (s.a.) tarafından ödünç teke alma diye nitelendirilen bu tür bir evlilik çok çirkin bir şey olup büyük günahlardandır. Allah Teala bunu haram kılmış ve yapana lanet etmiştir.

Abdullah b. Mesud’dan (r.a.):”Rasulullah (sa) hulleci erkeğe de, kendisi için hulle yapılan (birinci kocaya) da lanet etmiştir.”Tirmizi Nikah,26; Nesai Talak, 13 : Ibn Mace, Nikah, 33; Ahmed, 1/83, 87, 93.

Bir adam karısını üç defa boşadı. Bir başka adam o kadınla evlendi. Sonra onunla gerdeğe girmeden onu boşadı. Birinci koca onunla  tekrar evlenmek istedi. Durum Hz. Peygambere (sa) soruldu. O: “Hayır! ikinci koca, birincinin tattığı gibi onun balçığından tatmadıkça olmaz.” buyurdu. Buhari, Talak,7,37; Müslim, Talak, 114,115; Ebu Davud, Talak, 49, Ahmed, 6/42,96

Burada, bir sahabe kadının kocası ile ilgili en mahrem konuyu açıkça sorduğu ve Nebi (s.a.v)’in de bu soruyu normal karşılayarak hükmü ne ise onu bildirdiği görülmektedir.

Mezheplerin Hulle Nikahı Hakkında Görüşleri:

Hanefiler dışındaki çoğunluk İslam hukukçularına göre, anlaşmalı nikah geçersizdir. Kadın, bununla ilk kocaya helal olmaz. Üç talakla boşanmış bir kadını, boşayan kocasına helal kılmak niyetiyle veya bu şartla yapılan evliliğin dini ve hukuki hükmü İslam hukukçuları arasında geniş tartışmalara yol açmıştır. Hanefiler bu meselede, evlenecek erkeğin helal kılma niyeti taşıması ile evlendikten sonra boşama şartı koşularak yapılan evlilikleri ayrı ayrı ele alırlar.

Buna göre boşanmış kadınla onu boşayan ilk kocanın herhangi bir bilgi ve isteği olmaksızın bir erkeğin bu kadınla onu ilk kocaya helal kılma niyetiyle evlenmesi halinde onun bu niyeti akdi hukuken etkilemez ve yapılan akdi sahih olup helallik gerçekleşir.

Boşama şartıyla yapılan evlilik akdinde ise Ebu Hanife ve Züfer’e göre nikah geçerli, şart geçersizdir; evlilik şarta bağlı olmaksızın devam eder. Diğer bir ifadeyle şart yok hükmünde görüldüğünden yapılan işlem süreklilik amacıyla yapılmış bir evlilik sayılır. Bu tür bir evlilikten sonra kocası tarafından boşanan kadın eski kocasıyla tekrar evlenebilir.

Bazı Şafiiler de bu görüştedir. Bezzazi’nin bu konuda Ebu Hanife’ye, “Nikah ve şart caizdir, ikinci kocanın boşanmaması durumunda hakim kadını boşatır” şeklinde bir görüş nispet etmesi (el-Fetâvâ, IV, 263) hatalıdır.

Mezhebin ilk muteber kaynaklarında (zâhirü’r-rivâye) böyle bir görüş bilinmemektedir (İbnü’l-Hümâm, IV, 35). İmam Muhammed de nikahın geçerli, şartın batıl olduğunu söylemekte, ancak böyle bir evliliğin kadını ilk kocasına helal kılmayacağını ifade etmektedir.

Ebu Yusuf’a göre de böyle bir evlilikte cima Vaki olsa bile kadın ilk kocasıyla evlenemez. Ebu Hanife’ye göre helal kılma şartı mekruh ve geçersiz, nikah akdi ise sahih olduğu için Allah’ın “bir başka koca ile nikahlanmadıkça” ayetindeki hitabına dahil olması sebebiyle kadın ilk kocasıyla evlenebilir. Ebu Hanife’nin bu görüşünü hileli ve muvazaalı bir yola cevaz olarak görmekten ziyade onun hukuki işlemlerin dini sonuçlarıyla şekli ve hukuki sonuçları arasında ayırım yapmasının ve hukuki işlemlerde mümkün olduğu ölçüde şekli, zahiri ve objektif kıstasları benimsemesinin tabii sonucu olarak görmek gerekir.

Aynı yaklaşım daha geniş bir şekilde İmam Şafii için de geçerlidir. Ebu Yusuf ise helal kılma şartının süre tayini anlamına geldiğini ve bunun da geçici evliliği ifade ettiğini, sahih olmayan böyle bir nikah akdinin ise kadını kocaya helal kılmayacağını ileri sürmektedir. İmam Muhammed’e göre de helal kılmak şartıyla nikah akdi yapanlar, kanun koyucunun tehir ettiği bir şeyi acele olarak elde etmek istemektedirler.

Bu sebeple böyle bir yola başvuranlar, bir an önce miras almak isteyen mirasçının, varisi olduğu kişiyi öldürmesinde uygulandığı gibi bundan mahrum bırakılmak suretiyle cezalandırılırlar.

Hz. Ali, Abdullah b. Mes‘ûd, Ebû Hüreyre, Câbir b. Abdullah, Ukbe b. Âmir, Abdullah b. Abbas (r.anhum)’da bu görüşe katılmış ve kadının kocasına helal olmayacağını belirtmişlerdir. Abdullah b. Abbas bunun Allah’ı aldatmaya kalkışmak olduğunu söylemiştir. Hz. Ömer (ra) böyle bir evlilikten sonra boşamaya izin vermeyerek evliliğin devamına hükmetmiş, Hz. Osman (ra)’da hülle maksadıyla evlenen bir karı kocayı ayırmıştır.

Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi, Ayet ve Hadislerle İslami Hayat, İzzeddin Belik eserlerinden istifade edilmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir