Hulu Ne Demektir

Bismillahirrahmanirrahim

Hulu(Bedel Karşılığında Boşanma):

Evlilik hayatı, ancak huzur ve sükun sevgi, merhamet, güzel geçinme ve eşlerden her birinin ödevini tam olarak yerine getirmesi ile ayakta durabilir. Bazen koca karısından hoşlanmayabilir, bazen de kadın kocasını sevmeyebilir. İşte böyle bir durumda İslam sabır ve tahammül göstermeyi tavsiye etmekte ve eşler arasındaki hoşnutsuzluk sebebinin belki de ortadan kaldırılabileciğini öğütlemektedir.

Allah Teala şöyle buyuruyor: “…Onlarla güzellikle geçinin. Eğer onlardan hoşlanmıyorsanız, sabredin; hoşlanmadığınız bir şeyi Allah çok hayırlı kılmış olabilir.” Nisa 4/19

Sahih bir hadiste de şöyle buyrulur: “Mümin erkek, mümin kadına (eşine) buğzetmesin! Çünkü onun bir huyunu beğenmezse, başka bir huyunu beğenir.” Müslim, , Rada, 61: Ahmed, 2/329

Ancak eşlerin birbirlerine duydukları kin artar, geçimsizlik şiddetlenir ve çözüm zorlaşır, sabır, tükenir, yuvanın temelini oluşturan huzur ve sükun, sevgi, muhabbet, merhamet ve eşlerin görevlerini yerine getirmesi gibi esaslar yıkılır ve evlilik hayatının tekrar düzene sokulması imkansız hale gelirse, işte o zaman geriye kalan son çözüm (yani
boşanma) bir ruhsat olarak meşru görülür.

Eğer eşler arasındaki hoşnutsuzluk koca tarafından kaynaklanırsa, elinde talak hakki bulunduğundan karısını Allah Tealanın koymuş olduğu sınırlar çerçevesinde olmak üzere boşayabilir.

Eğer kadın kocasını sevmiyor ve ondan ayrılmak istiyorsa, bu durumda islam, kadına hulu’ yoluyla kocasından kurtulma imkanını mübah kılmıştır. Kadın, kocasından mesela evlilik başında mehir olarak aldığı malı kendisine iade ederek evlilik ilişkisini sona erdirmesini isteyebilir.

Bu konuda Allah Teala şöyle buyurmaktadır: “…ikisi Allah’ın yasalarını koruyamamaktan korkmadıkça kadınlara verdiklerinizden bir şey almanız, size helal değildir. Eğer Allah’ın yasalarını ikisi koruyamayacaklar diye korkarsanız, o zaman kadının fidye vermesinde ikisine de günah yoktur…”Bakara 2/229

Kocanın fidye yani boşama karşılığında bedel almasında adalet ve insaf vardır. Zira kadına mehri veren, evlilik ve düğün masraflarını üstlenen, ona çeşitli harcamalar yapan bizzat kocadır. Kadın ise bütün bunlara karşı nankörlük yapmış ve ayrılık talebinde bulunmuştur. Tabii böyle bir durumda kocasından mehir olarak aldığı şeyi tekrar geri vermesi hak ve adaletin bir gereği olacaktır.

Hoşnutsuzluk her ikisinde de mevcut ise. bu durumda eğer koca istiyorsa elinde talak hakkı mevcuttur, bu hakkını kullanır sonuçlarına katlanır. Yok kadın talepte bulunuyorsa. onun önünde de hulu’ yolu vardır ve o da bunun sonuçlarına katlanacaktır.

Hulu’un cahiliye döneminde de mevcut olduğu söylenmektedir. Denildiğine göre Amir b. ez-Zarib kızını kardeşinin oğlu Amir b., el-Harise evlendirmişti. Erkeğin yanına girince ondan nefret etti ve kaçtı, koca, kızın babasına şikayet etti. Bunun üzerine o: “Hem ailenden ayrılmana hem de malından olmana razı olamam, Onu vermiş olduğun mehir karşılığında ayırdım.” dedi.

Hulu Ne Demektir:

Hulu Tarifi: İslamın mubah kıldığı, hulu’, elbiseyi çıkarmak anlamına gelen filinden alınmıştır. çünkü İslam’a göre kadın erkeğin, erkek de kadının elbisesi durumundadır. Allah CC. şöyle buyurmaktadır. “Onlar sizin için birer libastırlar, siz de onlar için elbisesiniz.” Bakara 2/187

Fida ya da fidye de denilmektedir, Çünkü bu muamelede kadın, bir bedel karşılığında kendisini hoşlanmadığı adamla beraber olmaktan kurtarmaktır.

İslam fukahası hulu’yu: “Erkeğin, bir bedel karşılığında eşinden ayrılmasıdır.” şeklinde tarif etmişlerdir.

Bu konuda dayanılan delil aşağıdaki Buhari ve Nesai hadisidir: İbn Abbas (ra.] anlatır: Sabit b. Kays b. Şemmas’ın hanımı Rasulullah’a (s.a.v) geldi ve: “Ya Resulullah (s.a.v) Ben onu ne dini ne de huyu konusunda kusurlu görmüyorum.Fakat ben (kocamı sevmediğimden ondan ayrılmak istiyorum)İslami hayatımda nankörlükte bulunmaktan da hoşlanmıyorum.” dedi.

Bunun üzerine Hz. Peygamber (sa):Sen onun (vaktiyle sana mehir olarak verdiği bahçesini) iade eder misin?” diye sordu. Kadın:Evet!” dedi, Resulullah (s.a.) da Sabit’e: Bahçeyi kabul et ve onu bir talak ile boşa” buyurdu. Buhari. Talak, 12 : İbn Mace, Talak. 22: Ebu Davud, Talak. 18 : Nesai Talak, 34: Ahmed. 4/3. Minhacussalihiyn-İzzeddin Belik