HZ. ALİ’NİN TASAVVUF HASLETLERİ

اَلنَّبِىُّاَوْلٰىبِالْمُؤْمِنٖينَمِنْاَنْفُسِهِمْوَاَزْوَاجُهُاُمَّهَاتُهُمْوَاُولُواالْاَرْحَامِبَعْضُهُمْاَوْلٰىبِبَعْضٍفٖىكِتَابِاللّٰهِمِنَالْمُؤْمِنٖينَوَالْمُهَاجِرٖينَاِلَّااَنْتَفْعَلُوااِلٰىاَوْلِيَائِكُمْمَعْرُوفًاكَانَذٰلِكَفِىالْكِتَابِمَسْطُورًا

33.6 – Peygamber, müminlere kendi canlarından daha önce gelir. Onun eşleri de müminlerin analarıdır. Aralarında akrabalık bağı olanlar, Allah’ın Kitabına göre, (miras konusunda) birbirleri için (diğer) müminlerden ve muhacirlerden daha önceliklidirler.  Ancak dostlarınıza bir iyilik yapmanız başka. Bu (hüküm) Kitap’ta yazılıdır.

O, bu ayeti en iyi yaşayanlardandı, O, bu sevgisini ona ilk iman ederek, hicrette yatağında onun yerine yatarak, savaşlarda vücudunu siper ederek göstermiştir.

Hz. Ali (ra.) güzel ahlaklı, ihlaslı ve samimi idi. Fakirdi ama aynı zamanda cömertti. Dünyaya önem vermeyen yamalı da olsa temiz giyinen idi. O, dünya malını asla istemedi, ondan hep kaçtı.

Hz. Ali (Ra.) kadere teslimiyette de zirvedeydi ve her haline şükrederdi.

Hz. Ali, bir gece Hz. İmam Hüseyin, bir gece Cafer-i Tayyarda kalıyordu; üç lokmadan fazla bir şey yemiyor, Allah’ıma boş karınla, temiz olarak kavuşmam daha sevimlidir! Diyordu.

Ramazanın 18. günü evden çıkarken Peygamber torunlarına hediye edilen ördekler gagalarıyla eteğini tutmuşlardı. Hz. Ali kovalayanlara  “bırakın” onları onlar ağlayanlardır bilir misiniz onlar ne diyorlar?

Bilmeyiz!

Onlar, sen camiye gitme. “ Bugün seni camide öldürecekler!” diyorlar.

Öyle ise camiye gitmeyelim.

Kader yerini bulur dedi. O gece Hz. Resulullah (sav) rüyada gördüğünü de bildirmiş, şehadete tam olarak hazırlanmıştı.(Siyeri ali s.466)

Bir seferinde Hz. Ali’ye  “ Rabbini ne ile tanıdın?” diye sorduklarında Hz. Ali (ra) “ Bana kendisini tanıttığı şekilde. Hiçbir surete benzemeyen, duyularla idrak olunmayan, insanlara uzaklık ve yakınlık konusunda bir kıyas söz konusu olmayan bir şekilde tanıdım!” (Serrac el- luma 137)

Hz. Ali (ra.) aklını idareci, sakınmayı ve öğüdü dizgin, sabrı kumandan, takvayı azık, Allah korkusunu yoldaş, ölümü hatırlamayı arkadaş yapandı.

Namaz vakti gelince yüzünün rengi değişirdi bu hali soranlara “ Allah’ın göklerde ve yere ve dağlara arz edip, onların korkup kabul etmedikleri emaneti ödemenin zamanı geldi. Bilmem ki üzerime aldığım emaneti güzelce ödeyebilecek miyim? (Serrac el-luma 139)

Hz. Ali (Ra.) “ Bütün hayır dört şeyde toplanmıştır. “ Susmak, konuşmak, bakmak ve hareket etmek. Allah’ın anıldığı, onu hatırlatmayan her konuşma boştur. Tefekkür olmayan her susma hatadır. İbretle olmayan bakış gaflettir. Allah’a kulluğa yönelmeyen her hareket gevşemedir.

Konuşması Allah’ı hatırlatan, susması tefekkür, bakışı ibret, hareketi kulluk olan kişiye Allah rahmet etsin. İnsanlar böylelerinin elinden ve dilinden selamette olurlar.”(Serrac El-Luma 139-140)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir