Hz Hamza’nın Müslüman Oluşu 

Hz Hamza’nın Müslüman oluşu 

Bi’setin 6. yılında Miladi 615. yılının sonlarına doğru önce Hamza bin Abdulmuttalip ondan birkaç gün sonrada Ömer Bin Hattab İslam ile Müşerref oldular. Bu iki Muhterem şahsın İslam oluşları birinci Habeşistan hicreti ile ikinci Habeşistan hicreti arasına rastlamaktadır.

Habeşistan’a hicret eden ilk kafile geri döndükten kısa bir müddet sonra, Hz. Ebubekir, Resul-i Ekrem’e: “İbadetimizi açıktan yapalım” der. Fakat o da: “Daha zamanı değil” buyururdu. Bir gün yine Hz. Ebubekir’in ısrarı üzerine 38 kişi olan (kadınlar hariç) müslümanlar, Mescid-i Haram’a topluca gidip bir köşeye oturdular, Hazret-i Ebubekir, bulunduğu yerden ayağa kalkarak bir hutbe okudu. 

Halkı, Allah’a ve Resulüne inanmaya davet etti. İslam’da ilk okunan hutbe budur. Bu hutbeyi duyan oradaki müşrikler, hemen Hz. Ebubekir’in ve müslümanların etraflarını sarıp onları dövmeye başladılar. Hazret-i Ebubekir’i, kendi kabilesi olan Beni Teyim kabilesi mensupları, bir kilime sararak Mescid-i Haram’dan, diğer müşriklerin elinden kaçırarak evine götürdüler. Hz. Muhammed de (sav) Darü’l-İslam olan Erkam bin Ebi Erkam’ın evine gitti.

Başka bir gün Resûl-i Ekrem (sav), Safà tepesinde otururken, oradan geçen Ebu Cehil, kendisine küfretti. Resûl-i Ekrem, Ebu Cehil’e cevap vermedi. Hz. Hamza bin Abdülmuttalib, o gün ava gitmişti. Dönüşünde silahlı bir vaziyette Kabe’yi tavaf ederken, Ebu Cehil’in küfrünü işitenlerden Abdullah bin Ced’an’ın cariyesi, hemen Hz. Hamza’ya yaklaşarak, Ebu Cehil’in, Hz. Muhammed’e (sav) küfrettigini sitemkar bir vaziyette anlattı. Hazret-i Hamza, Resûlüllah’ın hem amcası ve hem de annesi Hale, Resulallah’ın annesinin amca kızı idi. Ayrıca ikisi de, Süveybe’den süt emdikleri için süt kardeş idiler. 

Bir cariyeden sitemkár sözler duyan Hz. Hamza, bu sırada müşrik olmasına rağmen, akrabalık gayretiyle hamiyete geldi. Ve doğruca Ebu Cehil’in Mescid-i Haram’da oturduğu yere varıp: “Benim biraderzâdeme söven ve hatırını kıran sen misin?” diyerek okunun yayı ile Ebu Cehil’in başına vurdu ve yardı. Ondan da bir cevap almadan oradan uzaklaştı. Ebu Cehil’in kabilesi olan Beni Mahzum’dan orada bulunanlar, bu durum karşısında müdahale etmek istediler ise de Ebu Cehil, Hamza bin Abdulmuttalib’in kızıp müslüman olmasından çekinerek, “Bırakın, hakkı var. Ben onun yeğenine fena sözler söyledim” diyerek, adamlarına mani olup işi örtbas etmek istedi.

Hazret-i Hamza, Kureyş içinde hem aziz ve muhterem, hem de gayet bahadır bir kişi idi. Üstelik henüz müslüman olmadığından, kabilesi, bir kan davasında kendisini daha çok desteklerdi. İşte Ebu Cehil’i korkutan hususlar bunlardı.

Bu olaydan sonra Hz. Hamza, Mescid-i Haram’dan çıkıp doğru Hz. Muhammed’in (sav) yanına geldi. Ebu Cehil’den intikamını aldığını söyleyerek, Hz. Muhammed’i (sav) teselli etti. Hazret-i Muhammed (sav), amcası Hz. Hamza’ya ancak kendisinin İslâm olmasıyla teselli olacağını beyan edince, Hz. Hamza, derhal Kelime-i Şehadet getirerek İslâm ile müşerref oldu. Ve Hz. Muhammed’i (sav) de himayesi altına aldığını bütün Kureyş’e ilan etti. Kendisi çok nüfuzlu ve cesur bir zât olduğu için, Kureyşliler onun korkusundan diğer İslâmlara da pek fazla işkence edemez oldular.

Kaynak: İslam Tarihi, Hayati Ülkü

50% LikesVS
50% Dislikes

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir