Hz. Peygamber Ve Tavşancıl Kuşu

Hz. Peygamber Ve Tavşancıl Kuşu Hikayesi

Hz. Muhammed ( s.a.v ) Efendimiz, yücelerden bir Ezan sesi duydu. Abdest tazelemek üzere su istedi. O, soğuk suyla elini yüzünü yıkadı. Ayaklarını da yıkayıp pabuçlarını giymek üzereyken, bir Kuş gelip pabucunun tekini kapıverdi. O güzel sözlü Peygamber, tam pabucu eline almışken tavşancıl, pabucunu elinden kapıvermişti.

Kuş, rüzgar gibi havalandı, pabucu tersine çevirdi, içinden bir yılan düştü. Kapkara bir yılandı o. Tavşancıl, bu hareketiyle Peygamber’e iyilik etmek istemiş, Allah’ın yardımına sebep olmuştu…

Kuş, sonra pabucu getirip, “Buyur, namaza git ” diye Peygamber’in önüne koydu. Âdeta, “Bu küstahlığı zoraki yaptım. Yoksa benim de edep ağacında bir dalcağızım var ; ben de haddimce edep erkân nedir bilirim” diyordu.

Hz. Peygamber şükretti ve dedi ki, ” Biz bunu cefa sanıyorduk ; halbuki vefanın ta kendisiymiş. Pabucumu kaptın, aklım karıştı, canım sıkıldı. Oysa sen beni gamdan kurtarıyormuşsun, ben ise gama düşmüştüm. Allah bize bütün gaybları gösterdi ama o sırada gönlüm, kendimle meşguldü. ” Mesnevi, C.3, b. 3237-3249 

Bu hadise ile ilgili mesnevi dışında bir kaynak bulamadım. Bu olay sadece bir hikaye ve anlatılmak istenen asıl konuya dikkat çekilmek için yazılmış olsa gerek. Biz her hikayenin vereceği mesaja bakalım ve bu hikayeden almamız gereken nedir sorgulayalım… 

Değerli kardeşlerim ibret almakta herkese nasip olmaz gibi geliyor. Kötü bir durumla karşılaşınca hemen dökülü veriyoruz. Ya ağzımıza geleni fütursuzca  söylüyor yada yaptığımız amellerle hata üstüne hata işliyoruz.

Kardeşlerim Bela gelip çatınca aklı başa devşirmek gerekir. Ümitsizliğe düşmemek, paniğe kapılmamak, iyi zanda bulunup her şeyi iyiye yormaya çalışmak gerekir.  Başkaları belaların gelmesinden hoşlanmasa bile korku dahi duysa, hatta bu korku yüzlerinin şeklinin değişmesine benizlerinin sararmasına vesilede olsa,  senin için bu kar zamanı olmalıdır. Zararı kar’a çevirme zamanıdır.  Harap olmuş Gül Bahçe’nin tekrar derlenip toparlanma zamanıdır.

Gülün yapraklarını tek tek koparsan da hemen solmaz. Gül dikenine katlanmış güllüğü bırakmamış. Gülü koklamaya kalkıp da elini kanatan güle kızmamış.  Allah’ın takdiri gereğince kaybettiğin şeyler seni üzmesin şunu iyi bil ki o kaybettiğin şey senden bir bela’nın giderilmesine vesile olur.

Sıkıntı, gam ve keder zamanında gönlün ferah ve huzur içerisinde olmalı.

Allah azze ve celle’nin verdiği mihnet ve cefayı da peygamberin pabucunu kapan Tavşancıl say. Tavşancıl peygamberin ayağını yılan sokmasın diye pabucunu kaptı kaçtı onu bir sıkıntıdan kurtardı. İlk bakışta sıkıntı gibi görünse sonrası zan ettiğin gibi olmadığını anlarsın. Başa gelenler karşında ilk duruş çok önemlidir. Sabır ilk başta gösterilendir. İşin aslı ortaya çıkınca takvaya yatmak çakallıktır.

Cenabı Hak kaybettiğiniz şeyler için Üzülmeyin: “Elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah’ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye (böyle yaptık.) Çünkü Allah, kendini beğenip övünen hiçbir kimseyi sevmez.” Hadid: 23  buyurur. Kurt gelip koyunlarınızı telef etse bile. Başa gelen bela daha büyük belaları giderir. O ziyan daha büyük ziyanlara engel olur. Çoğu kişi cana gelecek olan bir bela dansa mala gelecek olan belayı tercih eder. Canımıza gelecek bela bedeninize ve malınıza gelir buda sizin canınızdan olmanıza engel olur.

Kazaya kadere karşı neden canını bırakıp malını, mal sahibinden Allah’tan kaçırmaya çalışıyorsun ki,  Allah yolunda hayrını artır sadakanı çoğal çünkü sadaka ve gizli yapılan hayır seni birçok bela ve musibetten koruyacaktır. Allaha emanet olunuz…  

50% LikesVS
50% Dislikes

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir