Hz. Peygamberin Dini Öğretme Metodu

Bismillahirrahmanirrahim

Ashabın Dini Öğrenme metodu:

Hiçbir insan annesinden doğduğunda mühendis, doktor, asker, polis, öğretmen veya Alim olarak  doğmaz. Bilgi bir sürecin sonucunda öğrenilir. Bu bilgi akışı hiçbir zaman kesilmez lakin kişi bu süreçte tecrübe meleke kazanır. Bazı süreç içerisinde aldıkları bilgilere kendileri de katkı sağlamaya başlayınca Alim veya meslek erbabı olur.

Hz. Peygamberin İlim Halkası:

Ashab-ı Kiram Hz. Peygamberin etrafında ilim meclislerinde soru sorarak ve onun güzel sesinden İslamı ve anlatılan konuları dinleyerek dini öğrenme ve yaşama gayretinde olmuşlardır. Bilhassa sabah namazını kıldıktan sonra Hz. Peygamber etrafında ashabın halka olmasını sağlar, Kuran okurlardı, farzları ve sünnetleri de bizzat kendilerinden öğrenirlerdi.

Çünkü o Müslümanların hem devlet reisi, camide imamları, mahkemede Hakimi, Ordu’da başkomutanı ayrıca her türlü problemleri açabilecekleri ve duygu ve hallerini arz ettikleri güven duyulan müşfik bir Mürşit gibiydi. Hz. Peygamber devamlı onlarla birlikte bulunuyordu.

Bazen bir kişiye, bazen de topluluklara hitap ediyor. Bazen münafıklara kimi zaman da ehli kitabın sordukları sorulara cevap vererek İslami davetin de yolunu açıyordu. Onun insanlarla olan bu diyaloğu çocuklar ve gençler hem de eşrafın etrafında toplanmasını sağlayan bir durumdu bu da İslam’ı öğrenmelerini sağlıyordu.

Hz. Peygamber Nasıl Sohbete ve Davete Başlardı:

Hz. Peygamber tatlı sesi ile ilk önce Kuran’dan okurdu, okumuş olduğu ayetlerinde tefsiriyle kendisini dinleyenlere Allah’a inanmaya, din olarak İslamı seçme konusunda da davet içerisindeydi. Bu öğreti ve davet şeklini ashap ondan öğrendikleri ile hem toplumsal yaşantı, hem aile, hem de fert olarak bir mümine yakışan yaşam tarzının nasıl olduğu öğreniyor ve öğrenilen bu İslam onun öğretileri gibi sahabe tarafından diğer insanları aktarılıyor. 

Bir gün ashap inen ayetlerin manasını anlamada zorluk çekince Hz. Peygamber (sav) efendimize konuyu açıyorlar mananın ne olduğunu öğrenmeye çalışıp hatalarını düzeltme yoluna giriyorlardı.

“İman edip de imanlarına zulmü (şirki) bulaştırmayanlar var ya; işte güven onların hakkıdır. Doğru yolu bulmuş olanlar da onlardır.”  Enam 82 ayette geçmekte olan zulmün manasını anlamamışlar ve itilafa düşmüşlerdi.

”Hangimiz nefsine zulmetmez ki Ya Resulallah?” diyerek Hz. Peygamberden açıklama istemişlerdi. O’da” ayette kastedilen şirk olduğunu  ve siz “Lokman, oğluna öğüt vererek: “Ey oğulcuğum! Allah’a eş koşma, doğrusu eş koşmak büyük zulümdür” demişti.” Lokman 13 dediğini duymadınız mı diyerek onları teskin etmiştir.

Hz. Peygamber bir olay olduğunda dinin hükmü açıklar ve bunun da derhal etrafta yayılmasını sağlardı. Müslümanlar çoğu kez problemleri hakkında direkt olarak soru sorarlardı.

Bir gün Kureyş Kabilesinden bir genç, Hazreti Muhammed (s.a.v.)’in huzuruna gelerek: “Ya Resulullah, zina etmem için bana izin ver.” dedi. İslam terbiyesiyle bağdaştırılamayan bu teklif karşısında Ashab-ı Kirâm, “Sus!” diye genci azarlamak istediler. Ancak Peygamber Efendimiz gayet sakindi. Delikanlıya dönerek: “Yanıma gel, otur.” dedi. Sonra yanına oturan gençle sohbet etmeye başladı: “Söyle bakayım. Bir başkasının senin annenle zina etmesini ister misin ?” diye sordu. Delikanlı: “Yolunda feda olayım, hayır kesinlikle istemem.” dedi. Bu sefer Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Kızınızla, kız kardeşinizle, hala ve teyzenizle bir başkasının zina etmesini ister misiniz ?” diye sordu ve hepsine “hayır” cevabını aldı. Genç artık hatasını anlamıştı ve bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Allah’ım, bunun günahını affet, kalbini temizle ve uzuvlarını günah işletmekten koru.” diye dua etti. Genç daha sonra böyle işlerle meşgul olmadı. Burada Hazreti Muhammed (s.a.v.)’in duasının bereketi kadar, makul sözlerinin de etkisi büyüktür.

Hz. Peygamber bu sorulanlara cevap verir açıklamalarda bulunurdu. Bu da hem soruyu soranın hem de diğerlerinin dini öğrenmelerini sağlardı.   

İslami Eğitim Ve Davet Çalışması Nasıl Başladı: 

Hz Peygamber eğitim ve ilk önce kendi evinde öncelik verdi Daha sonra ise Mekke’de Darül Erkam da bu işi gizlilikte devam ettirdi burada fert fert itina ile Kuran’ın ayetleri indikçe Nakış Nakış asaba işleniyordu.

Müslümanların sayısının yavaş yavaş artmaya başlamasıyla okulun mevcudiyeti de çoğaldı davet çalışması ile birlikte tebliğ ile eğitimde Bununla birlikte paralel olarak büyüdü sorular sorulara cevaplar problemler çözülmeye başlandı bir şekilde Müslümanlar önce öğreniyorlar sonra uygulayıp hayatlarına geçiriyor ve başkalarına aktarmanın gayret içerisinde oluyorlardı.

Hz. Peygamberin Kadın Sahabelere Dini Öğretme Metodu:

Hz Peygamber efendimizin hanımları da boş durmuyor etkin bir eğitim çalışması içerisinde kadınların problemlerini çözmek için aracılık yaparak Hazreti peygamberden geçirdikleri sorular hakkında cevaplar alıyorlardı. Hz. Peygamber kadınlara ve İslamı anlatarak içlerinden Muallimlik yapabilecek olan kişileri seçip dini öğrenmeleri hususunda hanımları aracılığıyla onlara yardımcı oluyordu. Bilhassa Peygamber (sav) Efendimiz ilahi emri gereği Allah yoluna hikmetle güzel öğütle ve en güzel şekilde tartışma yaparak çağırmayı emrederdi.

Hz Peygamber (sav) efendimizin bütün çabası gerçeklerin açık net bir şekilde ortaya konulması Bu sebepten kendisinin bilinçsizce taklit edilmesine her zaman karşı çıkmıştır. Bir şeyin illetini ve hikmetini sormadan sebeplerini araştırmadan Onun yaptığını yapmaya çalışanlar vardı bu gibi davranışlara Muttali olduğunda hiçbir zaman geciktirmeden derhal müdahale ederdi.

Bir Hadise :

Bir keresinde namaz kıldırırken ayakkabılarını çıkarıp sol tarafına bırakmıştı Bunu gören toplulukta aynı şeyi yaparak ayakkabıların çıkartmıştı Namaz bitince niçin ayakkabılarınızı çıkarttığınız diye sorar onlar da sizin çıkardığınızı gördük derler o zaman Hz. Muhammed (As) Cebrail bana onlar da pislik olduğunu haber verdi diye açıklama yapar .

Hz. Peygamber (sav) karşısında muhatap olduğu insanların seviyelerini daima göz önünde bulundururdu Çünkü öğüt verildiğinde konuyu anlayabilecek bir seviyede olup olmadığına dikkat ederdi Bundan en önemlisi söylediklerini kendi şahsında tatbik ederek en güzel örnek olarak kendisini sunmuştur.

50% LikesVS
50% Dislikes

Bir Cevap Yazın