İftitah Tekbiri Tahrime

Bismillahirrahmanirrahim

İftitah Tekbiri” Tahrime” Nedir:

Tahrime namaz kılan kişinin ayakta ve kendisi işitecek kadar sesli olarak “Allahu Ekber demesidir. Kişi ayakta duramayacak kadar bir halde ise bulunduğu konumda tekbiri getirebilir. Tekbire gücü yetenler için tahrime Arapçadır başka belli olmaz. Tekbir getirirken fasıla  verilmez. Yani “Allahu” söyledikten sonra biraz bekleyip “Ekber”’i de sonradan söylemek gibi.

Namaz kıldıran imam ise tekbiri sesli cemaat ise kendi duyacağı şekilde getirmelidir. Tekbir rükün olup  şart değildir. Namaza bir dilsiz gibi veya başka bir dili bilen Arapçayı bilmiyorsa tekbir getirmek ondan düşer. Tekbirin belli bir kısmını söyleme gücüne sahip olursa gücünün yettiği kadarını yapar.

Tahrimenin Rükün Olmasının Dayandığı Delillere Birkaç Örnek:

Rifaa b. Rafi (ra) rivayet edilen bir hadiste Şöyle buyurmuştur: ”Allah teala, abdesti yerli yerinde almadıkça, sonra kıbleye dönüp ”Allahu Ekber” demedikçe bir kimsenin namazını kabul etmez.” Bu hadisi dört sünnen sahibi ve Taberani rivayet etmiştir.

Yine Peygamberimiz Şöyle buyurmuştur: ”Bu namazda insanların sözlerinden bir şey konuşmak yakışmaz. Namaz ancak tesbih, tekbir ve Kuran okumaktır.” Bu da rükün olması bakımından tekbirin Kuran okumak gibi olduğunun delilidir denmiştir.

Hanefi Alimleri Arasındaki İtilaf:

Hanefi mezhebinde imam Muhammed farklı bir görüşe sahiptir. Tekbir şart değil rükündür demiştir. Ebu Hanife ile Ebu Yusuf’un görüşlerine göre tahrime şarttır rükün değildir demiştir. Hanefilerce bu iki imamın görüşü mutemet kabul edilmiştir.  

tahrime tekbiri ile ilgili görsel sonucuİmamların İhtilaflarının Neticesi Nedir:

Tekbirin şart olduğunu söyleyen Ebu Hanife ile tekbirin farz olduğunu söyleyen İmam Muhammed arasındaki itilafın neticesi şunu ortaya koymaktadır: Bir kimse üzerinde pislik taşıdığı halde iftitah tekbiri alsa ve tekbiri bitirir bitirmez bunu atsa; yahut avret yeri açık bulunduğu halde tekbiri tamamlayınca örtse, yahut kıbleden dönmüş durumda idi ise ve tekbiri bitirdikten sonra kıbleye yönelmişse; yahut zevalden önce namaz tekbirine başladığı anlaşılır da tekbir getirdikten sonra öğle vakti girmiş olursa iki imama göre namaz caiz olur.

İmam Muhammed’e göre caiz olmaz. Bunun gibi farz namaz bozulduğu zaman iki imama göre nafile dönüşür. İmam Muhammed’e göre dönüşmez. Hanefiler iftitah tekbirinin cenaze namazının diğer tekbirleri gibi rükun olduğu hususunda ittifak etmişlerdir. 

Namaza İftitah “Tahrime” Başlamanın Hükmü Nedir:

Hanefilere göre namaza “Allahu Ekber” lafzıyla başlamak vaciptir. Allah’a tahsis edilen her lafızla başlamak vaciptir. Bu lafızdan başkası ile başlamak ise tahrimen mekruhtur. 

Ebu Hanife ile imam Muhammed içinde tâzim ve tekbir bulunan Allah’a tahsis edilen her lafız ile namaza başlamayı caiz görmüşlerdir. Mesela; Namaz kılan kimsenin “Allahu Ecel, Allahu Azam, Allahu Kebir, Allahu Celil, rahmanu A’zam, Sübhanallah, la ilahe illallah, elhamdülillah ve benzeri ifadeler ile başlaması” gibi. Çünkü bu ifadelerin hepsi tekbir manasını yerine geçer ve Allah’a tazim manasını ihtiva eder. Dolayısıyla “Allahu Ekber” sözüne benzerler. Bir kimse namaza “Allahümmağfirli” diye başlarsa namaz caiz olmaz. 

tahrime tekbiri ile ilgili görsel sonucuArapça Bilmeyenin Veya Dilsizin Tekbir Getirmesi Nasıldır:

Ebu Hanife’ye göre Arapça dışında bir dille tekbir getirmek de yeterlidir. Çünkü Allahu Teala; “Rabbinin adını anarak namaz kılan…” buyuruyor bu kişi de Allah’a anmıştır.

İmam Ebu Yusuf ve Muhammed ise İmam Şafi gibi düşünmektedirler. Eğer bir kimse Arapça telaffuzu güzel yapamıyorsa Arapça’dan başka sözlerle Tekbir getirebilir. Eğer Arapça güzel telaffuz edebiliyor ise başka dillerde bunu söyleyerek tekbir alması yeterli değildir.

Hanefiler İftitah Tekbirinin Edasının Şartları Olduğunu İleri Sürmüşlerdir:

Vaktin girmesi, vakti girdiğine inanmak  yahut kanaat getirmek, avret yerlerini örtmek, abdestsizlikten temizlenmek, necasetten temizlenmek, nafile namazlar dışında gücü yetenler için ayakta durmak, sabah namazının sünnetinde ayakta durmak, imama uymaya niyet etmek, iftitah tekbiri söylemek, (tekbiri kalbinden getiren yahut sessiz olarak dudaklarından gösteren kimsenin tek bir yeterli değildir Bu hususta namazdaki diğer bütün sözlü ibadetler gibidir) Tekbiri Arapça getirmek, tekdir ile niyet arasında yemek, içmek ve konuşmaya ara vermek, Tekbir niyetten önce alınmamalıdır, İmama uyan kişi tekbirde imamı geçmemelidir, imam Tekbirini bitirmeden ona uyanlar eğer tekbiri bitirirse, namaza  başlaması sahih değildir. Özürsüz olarak tekbiri kıbleye dönmeden almamalıdır.

Fakihlerin Cumhuru İmam tekbirini bitirmeden önce ona uyanların tekbir almamasını şart koşmuşlardır. Bunun dayanağı şu hadis-i şeriftir: ”İmam uyulması için tayin edilmiştir. O Tekbir getirince sizlerde tekbir getirin.” Hanefiler tekbir de ve diğer işlerde cemaatın imama yakın olmasını ve onunla birlikte tekbir almasını caiz görmüşlerdir.

Kaynak: İslam Fıkıh Ansiklopedisi, Vehbe Zuhayli s.497-500

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir