İki Önemli Anahtar

İki Önemli Anahtar

Bu dünyada aradığımız şeylerin başında huzur ve rahat gelir. Lakin bunlar dünyada pek bulunmaz. Bunu bildiğimiz halde yine de didinir dururuz. Dünya hayatında bulunan huzur kısa ve anlıktır. Çabuk gelir geçer. Bir yerde bulduğun huzuru aynı yerde arasak bulamayız. Tam rahat ve huzura kavuştum dersin, bir anda her şey tepetaklak olur. Mutluluklar bir bakarsın ki, ızdırapları doğurur. Neşeli mizaçlar birden solar yok olur yerini gam ve keder alır ne yazık ki insan hayatı devamlı neşe içinde geçmez.

İlahi imtihan bizim için geçici olan bu alemde kaçınılmaz olan durumdur. Bazen sert rüzgarlar, bazen fırtına ve bazan da Meltem esip sizi bir yoklar. Hayatımızın neşe ve gam arasında geçtiğini unutmayın Gam neşenin gölgesidir, neşenin peşinden devamlı koşar. Sadece insan neşeyi kovalamaz. Gamda onu yakalamak için koşturur. Kahkaha ile gülmek, neşe ile hayatı yaşamak için koşmanın gamlı bir bedeli vardır. O yüzden neşe insanlardan kaçar. Gülmeniz neşeli bir yaşamın peşinde koşarsanız gerçekleri unutur yalnızlaşırsınız. Yüzünüzü çevirip kaçtığınızı sandığınız gam elbet bir köşede ummadığınız bir anda karşınıza çıkar yıkılırsınız.

Peki neşeli olmayalım ve gülmeyelim, hep somurtalım mı! Böyle olsun kimse istemez latifeleşmek şakalaşmak yaşanacak birçok huzur ve sevinç veren anlık zamanlarımız olacaktır. Allah ayetinde buyuruyor ki: Doğrusu, güldüren de ağlatan da O’dur.” Necm:43 

Allah’ın lütfü gelince insanın üzerine neşe’side yerine gelir. Düşünün Allah kuluna her türlü nimeti veriyor, kuluna mal, mülk ve arzu ettiği ne varsa veriyor. Bu adamın mutlu, huzurlu ve neşeli olmaması düşünülebilir mi? Tabii ki hayır. Allah kuluna aynı zamanda gamda yollar, neşeli zamanında bu lütfü vereni unutmuş ise, gam gelince gafletini isyana mı çevirecek yoksa, hatasını anlayıp kendisine lütufta bulunandan af ve mağfiret mi dileyecek.

İnsana gam ve keder gelince ağlaması feryat etmesi hakkın kahır ve gamına karşı şikayet olarak görülür. Buda bizi nereden buldu, bunun zamanımıydı gibi mızmızlanır. Gelen gam seni daha da bunalıma sokar. 

Yunus Emre “Lütfunda hoş kahrında hoş” neden söylemiş biraz üzerinde düşünelim. Hakkın lütfettiğini gafletle ben başardım da oldu dersen, kahırda geldiğinde Allah’ı suçlama o da senin yaptıklarını karşılığıdır. 

Her şey sevgiliden gelir. Sevgili unutulmak istemez, lütfettiği zaman hatırlanmak ister. Sen ona sırtını dönersen işte o zaman gamı gelir seni bulur. O zaman lütfetdiklerini ararsın.

Allah aşkı esirgeyen bir şefaatçi gibidir. Seni görür ve gözetir ve korur,  aşık için aşk ab-ı hayat suyu gibidir. Ölü kalbini diriltir bu diriliş aşığı sonsuzluğa taşır. Aşk sevgili ile arasındaki irtibatı sağlayan bir aracı gibi olur.

Hayatı sabır ve şükürle yaşamaya çalışmalısın. İyilikleri görünce şükürle, kötülükleri, günahlarla karşılaşınca da sabır, sadaka ve tevbe ile ilerlemelisin. Şunu unutmamalısın “ Sabır sıkıntının anahtarı ise, Şükür de Allah’tan razı olmanın anahtarıdır.” Bu iki anahtarı her zerrene kabullendirmelisin.

 Kalın sağlıcakla…..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir