İmanlarından Amellerini Ayıranlar

İmanlarından Amellerini Ayıranlar

İnsan dünyaya geldiği yerin boyasına boyanır. Çevre faktörü ile etkilenen bir yaşam ve hayat tarzı edinir. Müslüman olarak doğan her çocuk anne ve babasından dolayı müslüman kabul edilir. İslam fıtratı ile doğan bu çocuk bazen çevre faktörü bazende baskı ile kavrayamadığı islamı zorla kabul eder.  Etki altında kalınılan bir yaşam tarzı, baskı ile karşı karşıya bırakıldığı için müslüman olanlar, taklidi iman sahibi olurlar.  

Toplumumuzda dini eğitim müessesesi yasalarla kontrol altına alınmış ve belirli bir müfredat oluşturulmuş yüzeysel bir bakışla temel diyebileceğimiz aktüel İslami bilgi seviyesinde kalmaktadır. Taklidi iman boyutunda kalıp olarak kalanların kendilerini tahkiki iman boyutuna taşıyamamaları, hayat tarzlarından kişilik sorunlarına varıncaya kadar birçok problemle karşılaşırlar. Toplumsal sorunların çoğunluğunda ağızlarıyla iman edip yaşantılarıyla İslam’a karşı çıkanların geliştirdikleri din anlayışının ve amellerinin problemleri çok büyük yaralar açmaktadır. 

 

“Kurban bayramı et bayramına”, “Ramazan bayramı şeker bayramına”, “Beş vakit Cuma’dan cumaya bazılarında bayramdan bayrama”, “rejim için oruç tutmaya”, “Önemli olan kalbin temiz olması Allah buna bakar” vb. birçok anlayış gelişti. İman etmemiş veya dinin hükümleri dışında yaşanan bir hayatın iyilikleri serap gibidir: “İnkâr edenlere gelince, onların amelleri, ıssız çöllerdeki serap gibidir ki susayan onu su zanneder; nihayet ona vardığında orada herhangi bir şey bulamamış, üstelik yanı başında da (inanmadığı, kendisinden sakınmadığı) Allah’ı bulmuştur; Allah ise, onun hesabını tastamam görmüştür. Allah hesabı çok çabuk görür.” Nur: / 39  İman, insanın hayatına ve bu hayat süresince sarf ettiği gayretlere, yapmış olduğu işlere bir mana ve değer katan yegâne amildir. Çünkü inanan insan, bütün amellerini, faaliyetlerini üstün bir gaye için, Allah rızası için yapar; üstün bir talimata, Allah’ın emir ve yasaklarına uygun olarak yapar; nihayet yaptığı her işten dolayı ince bir hesap vereceği kaygı ve disiplini içinde yapar. Halbuki inançsız insanların faaliyetleri, bu iman ve sorumluluk disiplininden yoksun olduğundan -ayette de veciz bir teşbih ile ifade buyurulduğu gibi- boş, değersiz ve anlamsız bir meşguliyetler yığınından ibaret olmakla kalmaz, fazla olarak sahibini ağır bir sorumluluk ve hesabın altına sokar.

 

Anne ve babaları İslami hassasiyete sahip iken, çocukları bu hassasiyetten ve şuurdan uzak yetişmektedir. Modern toplum anlayışının yanında laik sistemin zoraki eğitim diktesi ile,(bazı cemaatler tarafından bir şekle sokulmuştur.)  Müslüman vatandaş çocuğuna arzu ettiği islami eğitimi verememektedir. Sonuç olarak yarım bir yapı ile karmaşık duygulara sahip arkadaşlarına bakan birbirlerinin yapısını kabul eden kankalıkla ortalıkta yeni arayışlara kapılan özgür olduğunu sanan bir nesil yetişti.  

Hayata gelişin manasını kavramış delillerini ve ileri sürülen şüpheleri izale  edip onların bu delillerine karşı imanını koruyan bir kimse, bu korumayı elde ettiği bilgi kavrayıp delillendirme ile yapması o kişinin tahkiki bir imana sahip olduğunu gösterir. Bu kişi ibadet ve amelleri olmazsa “Ebu cehil karpuzuna” benzetilmiştir. İmandan sonra amel olmazsa olmaz bir unsurdur.

Amel irade isteyen bir iştir davranışları ve eylemleri etkiler.  iman amelin tetikleyicisidir. İman bir bedene girdiğinde ve kalpte yer bulduğunda onu amele davet edecektir. Her ikisinin de birbiriyle sıkı bir bağı mevcuttur. Ehli sünnet ulemasına göre amel imanın parçası, rüknü ve olmazsa olmazı değildir. İman etmiş fakat gerekli rükünleri yerine getirmemiş, İslam’ın yasak (Helal-Haram)larını çiğneyen bir kişinin işlediği günahı helal saymadığı müddetçe müslüman sayılır. Bu imanı ile malını, canını kurtarır.

Kişinin amelleri son andaki durumuna göre değer kazanır ahirette mutlu kişi Allahu Teala’nın kazası hükmüyle Bahtiyar olmuş insandır. Hüsrandaki kişi de yine Allahu Teala’nın kazası hükmüyle beddah olmuş kişidir. Amel, imanlı bir insanın azaları gibidir. Kabir aleminde onlar birer koruyucu olurlar. Ameller imanınızı kuvvetlendirir. İmanlarınızdan amellerinizi ayırarak karanlıklara gömülmeyin Allaha emanet olunuz…

100% LikesVS
0% Dislikes

Bir Cevap Yazın