İnsanın Aşağıların En Aşağısına İndirilmesi

İkinci Kısım: İnsanın Esfel-i Safiline Reddi:

Allah’u Teala lahut aleminde (“Uluhiyet, ilahi alem, yüce alem.” Tasavvufta genel olarak bilinmeyen manevi aleme lahut alemi denir.) Kudsi ruhu tam kıvamında yarattıktan sonra onu aşağılara göndermeyi diledi ve gönderdi. Bundan kastı; güçlü padişahın katındaki doğruluk otağında yakınlık bulmak ve ünsiyetin artmasıydı. Ki orası evliya ve enbiyanın makamıdır.

Allah’u Teala o Kutsi Ruhu önce Ceberut alemine (Ceberut alemi. Ümmül-Kitâb mertebesinde toplu olan varlık, bu makamda açılarak detaylanmıştır. Bu mertebeye ilk teayyün, ilk tecelli, akl-i evvel, ilk cevher, hakikat-i Muhammediyye, gayb-i muzaf vb. isimler de verilir.) gönderdi beraberinde Tevhid tohumunu bulunuyordu. Uğradığı alemde onun benliğine nuraniyet hali emanet edildi. Ve orada kisve giyindi.

Oradan mülk alemine geçti. Orada kendi benliğine has Hakkın yarattığı kisveyi giydi. O kisvenin giydirilmesindeki murat; bu mülk aleminin yansımasını temindi… İşte bu yoğun ceseddir.

Bu Kudsi Ruha giydiği ceberrut kisvesi dolayısıyla Sultani ruh, tabir edilir. Melekut aleminden aldığı kisve icabı, ona Seyrani ve revani ruh, tabir edilir. Mülk alemine nispeti ile ona cismani ruh, tabir edilir.

Bu esfel aleme gelmeden maksud kalp ve kalıp vasıtası ile, yakınlık ve derece kazanmaktır. Bu aleme gelecek, kalp arzına tevhid tohumunu ekecek ve orada tevhid ağacını bitirecek… “O ağacın aslı olduğu yerde durur”  ve dalları sürur boşluğunu doldurur. Ve orada Allah rızası için tevhid meyvelerini verir.

Ve sonra, kalp arzına, şeriat tohumunu ekti. Orada şeriat ağacını büyütmeyi istedi. Ve derecelere ait meyvelerin hasıl olmasını istiyordu.

Allahu Teala Ruhlara cesetlere gitmeyi emredince, her birine has yer ayrıldı.

Cismani ruhun yeri Etle kan arası oldu. Kutsi ruhun yere sır da yapıldı. Bu iki ruhtan her birinin ayrı ayrı yerleri ve bu vücut ülkesinde metaı, karı ve Ticareti vardır. O ticaretler bol ve bereketlidir.

 Allah’u Teala onları anlatırken şöyle buyurdu:

“ Gizli  ve aşikar bol ve bereketli kar ümit ederler…” Fatır 29

Her insana layık olan odur ki bu vücut aleminde yapacağı işi bile… anlaya… Çünkü bu alemde boynuna hangi hüküm asılmış ise, O hasıl olmaktadır. Ama bir ayeti kerimede zikredilen, o hırs ve dünya düşkünü insan için şöyle buyrulur;

“ Kabirlerin açılacağı, ve sinelerde olanların ayrılıp ortaya atılacağı zamanı düşünmez mi?” Adiyat: 9-10

“ Biz insanların yapacağı işin özetini boyuna taktık” İsra 13

Kaynak: Sırrül Esrar, abdülkadir Geylani

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir