İrade

Bismillahirrahmanirrahim

Dervişin bozuk arzulardan ve nefsin isteklerinden  safi ve halis kılınan, kötü huylardan korunan, abdallar ve veliler zümresine girip, hakikate kavuşan olması için Allah’tan başkasına muhtaç olmayan kimse olması gerekir. Bunun içinde sıddıklık ve velilik yoluna girip ilerlemesi gerekir. Bu yolda bazı haller vardır bunları kavraması ve geçmesi gerekir. Bunlardan biri olan irade Süluk yolunun başlangıcıdır ilk olarak irade nedirle başlayalım…

İrade Ne demektir  

Kulun adet olarak yaptıklarını terk etmesidir. Bunun elde edilmesi, kalbin Allah teâlâ’yı istemeye hazırlanması, bununla uğraşması ve ondan gayri her şeyden boşalmasıdır. İnsan, adetlerini, dünya ve ahiret lezzetlerini terk edince iradesi, bağlantılardan, tutulmalardan ve Allah teâlâ’dan başka her şeyden kurtulur. Ancak Hakkın tevhidi ile işi olur ve irade her şeyden önce gelir. Sonra iradeyi yapmak ve sonra da yapmak gelir. Bunun için irade, her talibin, her salikin, yani tasavvuf yolunda ilerlemek isteyenlerin başlangıcı, her maksad ve azimetin ilk derecesi ve başlangıç mertebesinin adıdır.

Allah Teâlâ Enam süresi: 52 ayetinde: “Allah Teâlâ’yı isteyen müridleri, Rablerinin zikrine devam eden fakirleri ve miskinleri meclisten uzaklaştırma” buyurup Habibini men’ediyor. Bu ayet-i kerimenin iniş sebebi tefsir kitaplarında geniş olarak bildirilmiştir.

Kehf sûresi:28 âyet-i kerimesinde : “Sabah ve akşam rızasını irade ve talep ile Rablerine taat ve dua eden fukara ve miskinler ile kendini bulundurmakta sabret. Onların sohbetlerinde bulun.” diye habibine emreylemiş ve bu fakirler ve miskinler zümresini: “Allah teâlâ’yı isterler” ile anlatıyor ve sonra: «Gözlerini fakir ve miskinlerden çevirip, dünyanın süslü yaşantısına koymaz ve zenginlerle bir arada oturmayı istemez.” ayeti ile peygamberini uyarıyor.

Buradan iradenin, yalnız Allah teâlâ’nın zatını irade, isteme olduğu gayet güzel anlaşılıyor. Allah teâlâ’nın zatını istemek ise, kulun dünya ve ahireti için ziynet olarak yeterli bulunmuştur. Salik için bundan özge süs ve ziynet yoktur.

Bir kul adet üzere cereyan eden şeyleri bıraktığı zaman; iradesi mücerret olur. O adet üzere olan şeyler daha ziyade dünya ve ahiret hazlarıdır. Anlatılan manada irade: Hemen her işin başıdır. Bu türlü iradenin sonunda kasd (niyet) gelir. Bu kastı da fiil (iş) takip eder. İrade, tarikata girecek hemen her salik için bir başlangıçtır. Allah yoluna koyulan kimsenin ilk derecesine verilen isimdir.

“ İnsanlar genellikle gaflet içerisinde olup Arzu ve heveslerine uyarlar, bu dünyada devamlı kalıp en iyi şeyleri  İsterler.” Bu yola girmiş olan Salik böyle arzulardan arınır. Onun nefsani arzulardan sıyrılması iradesine delalet eder. Demek ki alışkanlıkları terk etmek iradenin bir işaretidir. Gerçek irade kalbin Hakkı aramaya kalkmasıdır. Bundan dolayı ‘irade, her korkuyu yenen bir sevgidir.’ Mrdaricu’s-Salikin:2/364

İradenin hakiki manası, yalnız Yüce Allah’ın cemal yüzünü dilemektir; başka değil… Gerçek manası ile dünyanın ve ahiretin güzelliği de budur.

Büyükleri İrada Hakkında Sözleri:

“Kalbde  Bir sevgi ateşidir ki hakikat gereklerine uyumayı gerekli kılar.” Kaşani

“ Başlangıçta iradesi düzgün olmayan kimse Gün geçtikçe geri kalır ileri gidemez.”  Ebu Osman Hıri

“Mürid kendi iradesini düşünerek halkın iradesini isteyendir.”  Vasıti

“ herhalde ninen ilerisi Allah’a işaret edip onun işareti ile beraber bulunmalıdır( yani söylediğinin hemen olmasıdır)Ebu Ali ed-Dakkak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir