İslam Şehirlerinin Birbirlerinden Kopmaları Ve İslam Birliğinin Bozulması

İslam Şehirlerinin Birbirlerinden Kopmaları Ve İslam Birliğinin Bozulması

 

Müslim, Ebu Hureyre (r.a)’den rivayet etmiştir.

Resulullah (as) şöyle buyurdu: “Irak dirhemini ve kafizini alıkoydu. Şam (Suriye), mudyunu ve dinarını alıkoydu Mısır, irdebini ve dinarını alıkoydu. Aynı başladığınız noktaya döndünüz. Aynı başladığınız noktaya döndünüz. Aynı başladığınız noktaya döndünüz.” Müslim -412220) 52-Kitabul-Fiten ve Eşrati’s-Sa’a. 

Bu birimlerin miktarları şöyledir:

Mudy: Şam (Suriye) halkı tarafından kullanılan bir ağırlık ölçü birimidir. Aynı zamanda Bu hadiste geçen “muda” kelimesi hem bıçak ve hem de ölçü birimi anlamına geliyor. (İbnü’l-esir, en-nihaye, IV, 310) 

Kafiz: Irak halk tarafından kullanılan bir ağırlık ölçü birimidir. 

İrdebb: Daha çok Mısırlıların kullandığı bir ölçü birimidir.

Mean: Bir men iki retl’dir. Bir Bağdad retli ise 408 gramdır.

Hadiste geçen alıkoymak Irak halkının elindeki imkanların yok olması veya imkanlardan istifade edememesi manasına gelir, keza Suriye ve Mısır’da aynı konumda bulunmaktadır. Başlarına musallat olan musibetler kendi elleri ve tercihleri sonucunda işlediklerinden dolayıdır. Bunlar Allah’a itaati ve Allah’a itaat edenlerin izledikleri yolunu terk ettiklerinden başlarına sıkıntılar gelmiştir. 

Mısır’da asker Sisi’ye destek verip Mursi’yi devirince zulmü tercih edenlerle birlikte dış güçlerin kuklası oldular. Bu tercihleri neticesinde halk sıkıntı çekmekte, tercihini Sisi’den yana kullanan asker ürettikleri roka ve tere’leri yollarda ve pazarda satarak maaşlarını almaya çalışmaktadır. Alım gücünün zayıf olması darlık yokluk çaresizlik bu toplumlar da artmaktadır. İslam bu beldeden yapılacak uygulamalarla çekilmeye yerine firavun ve Hıristiyan Ortodokslar hakim olacaktır. Bu beldeler islam adına görünen lakin islam’ın çekildiği kaybedilmiş bir de olarak kalacaktır. Bu İslam ve İnsanlığımız adına üzücü olan alçalma yaşanmaktadır. 

Buhari sahihinde Ebu Hureyreden rivayet etmiş olduğu hadis-i şerifte desteklemektedir. Bu rivayette bildirildiğine göre Ebu Hureyre (ra) “Dinar ve dirhem toplayamadığınız zaman ne yaparsınız? diye sordu. Kendisine: “ Böyle bir şeyin olacağını nasıl görüyorsun? denildi. O da  şöyle söyledi: (Yani burada bir sistem bozulmuş belirsizlik o topraklarda yayılmış devlet otoritesi kaybedilmiş manası ortaya çıkar) devam edelim: “Evet canım elinde olana yemin ederim ki, doğru söyleyen ve sözü doğrulananın (yani Resulullah aleyhissalatu Vesselam’ın) sözünde bu böyle bildirildi.” Ebu Hureyre (ra)’ye: “Bu ne ile olacaktır? diye soruldu. O da şöyle cevap verdi: “Yüce Allah’ın koyduğu ölçüler aşılır. Resulullah (sav)’in verdiği zimmet bozulur. Yüce Allah’ta ehli zimmetin kalplerine bir tereddüt sokar ve onlar da ellerindekini vermezler.”

Günümüzde yaşanan gelişmeler Suriye’nin ve Mısır’ın bizzat durumunu  ortaya koymaktadır. Hilafetin kaldırılması ile ümmet en büyük darbeyi yemiştir. İslam Merkezinin düşmesi ile beldelerin hepsi parçalanmış ve irili ufaklı küçük devletlere bölünerek birbirlerinden kopuk hale getirmişlerdir. Masaüstünde çizilerek oluşturulan haritalarla birçok devlet oluşturuldu bunlara birer bayrak çizildi. Onları kontrol altında tutacakları bir toprak parçası ve atanan idarecilerle kontrol altında tutulmuşlardır. 

Müslim, Cabir (ra)’in şöyle söylediğini rivayet etmiştir:

“Olur ki, Irak halkına dirhem ve kafiz toplanamaz.” Ebu Nadra dedi ki: “Biz: “Bu engelleme ne taraftan olur?” diye sorduk. O da “Acemlerin (Farisilerin yani İran) taraflarından bunu engellerler.” cevabını verdi. Sonra şöyle söyledi: “Olur ki. Şam halkına dirhem ve Mudy toplanamaz.” Bu: “Bu engelleme ve taraftan olur?” diye sorduk. O da: “Rum taraflarından bunu engellerler.” cevabını verdi. Daha sonra bir süre sustu ve ardından şöyle söyledi: “Resulullah (a.s) şöyle buyurdu: “Ümmetimin son zamanlarda bir halife olur. Bu halife, malları sürekli toplar. Hiç Sayımını yapmaz.” Ravi dedi ki: “ Ebu Nadra’ya ve Ebu’l-Ala’ya: “Sizce bu halife Ömer bin Abdülaziz midir? diye sordum. “Hayır dediler.”

Irak, bir çok kez İslam ümmetinin medeniyet merkezliğini ve İslam devletinin başkentliğini yapmıştır. Bu belde İran’ın kontrolü altında ve karışık bir durumdadır. Şam (Suriye)’da, bir çok kez İslam ümmetinin medeniyet merkezliğini ve İslam devletlerinin başkentliğini yapmış şimdi ise Avrupalılar ve İran bazı Arap ülkelerinin üzeri bu beldenin halkına zulmetmeye devam etmektedirler. Hadisi şerifte bu zulmün biteceğini ve halifeliğin geri geleceğine işaret vardır. 

Ahmed, Huzeyfe (r.a)’den rivayet etmiştir:

“Resulullah (a.s) şöyle buyurdu: : “Peygamberlik (peygamberliğin hükmü) sizin içinizde yüce Allah’ın dilediği kadar bir süre devam eder. Sonra yüce Allah, bunu kaldırmayı dilediğinde kaldırır. Sonra peygamberlik çizgisi üzere giden halifelik dönemi gelir. Bu dönem de Allah’ın dilediği kadar bir süre devam eder. Sonra Allah bunu da kaldırmayı (bu döneme de son vermeyi dilediğinde) kaldırır. Bunun arkasından ısırıcı saltanat gelir. Bunun hükmü Allah’ın dilediği kadar bir süre devam eder. Sonra Allah bu hükmü de kaldırmayı dilediğinde kaldırır. Bunun ardından da baskıcı (cebri) saltanat gelir. Bunun hükmü de yüce Allah’ın dilediği kadar  bir süre devam eder. Sonra Allah bunun da hükmünü kaldırmayı dilediğinde kaldırır. Sonra da peygamberlik çizgisi üzere giden (Hz. Peygamber (a.s)’in koyduğu ölçülere uyan, O’nun tebliğ etmiş olduğu hükümleri uygulayan) halifelik gelir.”  Resulullah (a.s) bundan sonra sustu.” Bu hadisi şerifte, olacağı bildirilen olaylar gerçekleşmiştir. Bu ise Resulullah (a.s)’ın peygamberliğinin alametlerindendir.

21. yüzyılda İslam ülkeleri birbirlerinden bağımsızdır yapıdadırlar. İslam İşbirliği Teşkilatı Müslümanların islam birliğini sağlamaya muktedir olan bir yapı olmadığı gibi sağlıklı kullanılamamaktadır. İslam ülkeleri mutlaka halifelik konusunda birlik oluşturmaları ve başlarına bir halife geçirmeleri şarttır. Müslüman ilim adamlarının da bu amaç doğrultusunda imkan ve güçleri nispetinde çalışması elzemdir. Bu ilim insanları, İslam beldeleri arasındaki ilişkilerin daha da geliştirilmesi ve güzelleştirilmesi, kardeşlik ve birlik duygularının daha da güçlendirilmesi için çözümler üretmelidirler. Bu, bizim için öncelikli bir konu olmalıdır. Halifelik müessesesinin  oluşması ümmetin birliğinin sağlanması ve beldelerin birlikteliği içinde elzemdir. Bölünüp yutulan bu beldelerin islam olan halkından başka dünyada akan kan var mı? Allah cc zalimlerle işbirliği içinde bulunan kim varsa onların şerrinden, yine saltanat ve iktidarları için insanlara yapmadık zulmü bırakmayanlarında zulmünden Allah CC. en kısa zamanda kurtulmayı bu mazlum ümmete nasip eyler inş.

100% LikesVS
0% Dislikes

Bir Cevap Yazın