İstihaze

İstihaza Nedir:

1- İstihazanın Tarifi:

El- azil denen ve Rahim iç tarafında bulunan bir damardan hastalık veya bozukluk sebebiyle mutat olmayan yani aybaşı ve lohusalık dışındaki zamanlarda kanın akmasıdır. Hanefi ve Hanbelilerin görüşüne göre hamile kadının gördüğü kan hep istihaza kanıdır.

2- İstihaza Kanı Gören Kadınla İlgili Hükümler:

Bu konu üzerinde durulması gereken Üç husus vardır:

a-Ay başı olan kadının haram olan şeylerden mustahazaya her hangi bir şey haram olur mu? İstihaza kanı idrarı meziyi, büyük abdesti ve yeli tutamama hali (seles) gibi bir Hades olduğunda fakihlerin ittifakı vardır. Hanefillerle Hanbelilere göre istihaza kanı dinmeyen burun kanaması ve yaradan akan kan gibidir. Durum böyle olunca aybaşı ve lohusalık sebebiyle yasaklanan nafile dahi olsa oruç ve namaz gibi şeyleri, tavafı, Kuran okumayı, Musafa elsürmeyi, mescide girmeyi, itikafta bulunmayı ve cinsi münasebette bulunmayı engellemez kerahet de söz konusu değildir. Çünkü bu konuda bir zaruret vardır. Ed dürrül muhtar.

İstihaza kanı gören kadın her namaz için abdest alması müstehaptır. Cumhur istihaza kanı gören kadının kanın akmasını önlemek için fercini yıkadıktan sonra pamuk ve benzeri şeyleri koyduktan sonra, her bir namaz vakti için abdest alması vaciptir. Hanefilere göre aldığı abdesti farz ve nafile namaz kılar vaktin çıkması ile de abdesti batıl olur demişlerdir.

İstihaze Kanı Gören Kadının Adet Müddetinin Takdiri:

Hastalık durumu sebebiyle istihaze kanı gören kadının kanının devamlı akması söz konusu olduğundan, onun adet müddetinin açıklığa kavuşturulması gerekir.

Bunun için kanın nitelik farkını göz önünde bulundurularak amel etmek:  Şayet kan siyah renge çalmak niteliğine sahip ise bu adet kandır, değilse istihaze kanıdır.

Adeti belli olan kadının daha önceki adetini esas alması: Bunu da Hz Aişe’nin Fatıma Binti Ebu kubeys zikrettiği hadiste görmekte olduğumuz gibi bu halinin şu rivayetinde görmekteyiz: ” Şu kadar var ki daha önce aybaşı olduğun günler kadar namazı bırak sonra gusledip namaz kıl.”

Müstehazanın (istihaze kanı gören kadının) kadınlarda çoğunlukla görülen adete başvurması: Bu da 6 veya 7 gündür. Bu ise kadının daha önceden belli bir adetinin olmaması ve kanları birbirinden ayrılması halinde söz konusudur.

İstihaza kanı gören kadının adet müddetinin tayininde Hanefi mezhebi şu şekilde görüş bildirmiştir:

İstihaza kanı gören kadın  ya mübtedee, yani Büluğ ile birlikte kanı görmeye başlayan yahut ilk lohusalığında görmeye başlayan bir kadın veya mu’tade, yani daha önce sahih olarak kan görmüş ve temizlenmiş olan bir kadın yahut da mütehayyire, yani adetini unutmuş bir mu’tade kadındır.

Mübtede’nin adeti her aydan 10 gün olarak takdir edilir. Temizliği de her aydan 20 gün olarak kabul edilir. Kanı devamlı akan, bununla birlikte adetini de unutmamış olan mu’tade kadına gelince, bu kadın aybaşı ve temizlik halinde adetine başvurur. Adetinden fazla olarak devam eden kan, istihaza kanı olarak kabul edilir. Adetten sonra terk etmiş olduğu namazları kaza eder. Ancak onun temiz kalma konusundaki adeti 6 ay veya daha fazla ise, o vakit, iddetinin bitmesi 6 aydan bir saat eksik olarak kabul edilir. İddeti dışındaki durumlara gelince, daha önce nasıl görüyor idiyse, önceki adetine başvurulur. Fetvaya esas olan görüşe göre adet, tek bir defa ile dahi sabit olur.

Muhayyere veya mütahayyireye gelince: Bu, adetini unutmuş olan kadındır.  Bunun hakkında muayyen olarak temizliğine veya aybaşı olmasına her hangi bir şekilde hükmedilmez. Aksine bu durumda olan bir kadın şer’i hükümler konusunda daha ihtiyatlı olanı alır, onunla amel eder. İddetinin bitmesi konusunda esah olan görüşe göre, bir saat eksikliği ile 6 ay olarak takdir edilir.

Kaynak: İslam Fıkıh Ansiklopedisi, s. 371-372

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir