Kabz ve Bast

 Bismillahirrahmanirrahim

Kabz ve Bast Halleri

Bu haller marifet ehlinin hallerindendir. Kabz, haline erince, manen daralma, sıkıntı, ruhen üzgün ve huzursuz olma, yeme içme ve konuşma gibi mubahlardan alıkonulur; bast haline kişi erince ise bunun tam tersi olarak manen genişlik, rahatlık, neşe, sevinç ve mutluluk gibi hallerini geri kazanır. Kulun kalbinde böyle bir tasarrufta bulunan Yüce Allah’tır: “Allah kabzeder, bast eder.” (Bakara Suresi, 245)

Bazen insan, kendi akıbetini düşünüp kurtulmayı ümit ettiğinde bast yaşayabilir. Akıbetinden ciddi manada endişe edip korku ağır bastığında ise kabz haline girebilir. Herkesin kabzı bastı oranında; Bastı da kabzı oranında olur. Kalbin sebepsiz anlam veremediğim bir şekilde darlık hisseder gereğinin bilmez kabzın sahibi için en uygun şey o vakti geçinceye kadar teslimiyet içerisinde olmalıdır onu atmaya çalışmak da kişi kurtulamaz mücadele ettikçe de artar büyükler buna direnmenin terbiyesizlik olarak sayılabilir demişlerdir. Rıza içerisinde beklenilen hal kapsın zamanında gitmesini sağlar.

Bast hali gelince aniden sahibi sebebini bilmez yine ondan istiğfar eder böyle kimse için de en doğru olan şey hemen sükuna sarılmaktır. Boyun eğmek edebe riayet etmektir. Çünkü böyle vakitlerin büyük tehlikesi vardır.

Kabz marifetten başka bir fazla olmayan arif’in halidir. Bast ise hakkın genişlik verdiği halkın kendisinin edebiyle edeplenmesi için hıfzı altına aldığı arif’in sıfatıdır. Nitekim yukarıdaki ayette belirtildiği üzere Allah daraltır ve genişletir ona döndürüleceksiniz Bakara Suresi 245

Hz.Cüneyd tam da bunu ifade etmiş, recanın bast haline, havfın da kabz haline sebebiyet verdiğini söylemiştir.

Bast Sahipleri Üç Bölüme Ayrılır

Bir kısmı,  halka rahmet için bast haline getirilmişlerdir. Cenabı Hak bu insanları halkına bast etmiş, öyle sevimli güleç yüzlü yapmıştır ki Salik kendilerine uyusun, şaşkın kendileriyle yolunu bulsun, hasta gönüller şifaya kavuşsun. Salikler, onların susmalarına uyar, konuşmasından yararlanırlar. Hareketleri ve sükunları, Allah ile, Allah için, Allah’ın buyruğu üzere olduğundan, sadıkların gönüllerini kendilerine çeker. Onların İlim ve marifet nuru halkı aydınlatır.

Bir taifede manevi Kuvvetleri, görüşlerinin Samimiyeti ile bast edilir. Bunlar öncekilerden üstündürler öncekiler amel erbabı iken bunlar hal erbabıdır. Öncekiler halka rahmet olmak için bast edilirler. Bunları sırf hak için bast edilirler. Bast halleri, sevdiklerini görmelerine engel değildir. Çünkü görmeleri bastın, sevdiklerini gizlemesine engel olacak derecede güçlüdür. Gönül pencereleri daima açıktır. Gönül gözleri hiçbir duman, bulut perde olmaz. Bast onları, gönül müşahadesinden alıkoymaz.

Bir taife de yolda işaretler, Hidayet imamları ve Salihlerin yollarını aydınlatan lambalar olarak bast edilirler. Menazil,45

Bunlar ilk 2 grubunda üstündedirler. Birincilerin amelleri ikincilerin halleri kendilerinde bulunduğu gibi aynı zamanda başkalarına da yararlı olurlar. Yolculara yol gösterirler, şaşırmışlara  kılavuzluk ederler, talipleri yola götürürler. Bunlar peygamberlerin halifeleri, Basiret ve yakın sahipleridir. 

İnsan, düşünce ve hayalindekilerden ötürü kabz veya bast hali yaşayabilir. Bu böyle olmakla birlikte genelde kabzın da bastın da ne zaman ve nerede geleceği belli olmadığı gibi, niçin geldiği de belli olmaz. Böyle durumlarda o halin geçmesini beklemek, sükuneti ve edebi korumak en doğru tutumdur.

Her ikisinin de kendilerine göre manevi kayba sebebiyet Verme ihtimallerinden olsa gerek, Hakk dostları, kabz ye bast kendilerinden Allah’a sığınılması gereken haller olarak görmüşlerdir.

Kaynak: İslam tasavvufu, Kuşeyri Risalesi, Luma ve Çeşitli tasavvuf eserlerinden istifade edilmiştir.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir