Kadiriyye

Kadiriyye

Abdulkadir Geylani’ye (561/ 1160) Nispet edilen İslam dünyasının en yaygın tarikatlarından biridir.


Tarikatının kurucusu olan Seyyid Abdulkadir Geylani’nin soyu Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e anne ve baba tarafından ulaşmaktadır. 18 yaşında Bağdat’a ilim tahsili için gitmiş ve ebu’l hayr Muhammed b. Müslim ed-Debbas vasıtasıyla tasavvufa yönelmiştir.

Bâbülezc’deki medresesinde ders okutup talebe yetiştirirken bir yandan da ribat’ta müritlerine tasavvuf eğitimi vermeye başlamıştır. Halka verdiği vaaz Ve yaptığı irşad görevi süresinde geniş bir çevre edinmiş ve tanınmıştır. 


Mustafa Hayri Öğüt Mühürlü Silsile Belgesi

Kadiriyye silsilesinin Hz. Ali vasıtası ile Hz. Peygambere ulaşan iki şeyhler zinciri vardır. Maruf-i Kerhi den sonra Ali er-Rıza ve Ehlibeyt imamları ile Hz Ali’ye ulaşan silsileye “Altın Silsile” anlamında gelen “Silsile-i Zeheb” denir.

Kadriye’nin kuruluş süreci Abdulkadir Geylani’nin yaşadığı dönemde başlamış 1258 yılına kadar uzun bir süre devam etmiştir. Tarikat Geylani’den itibaren meydana gelen birçok şubesi vasıtasıyla İslam dünyasının her yerine yayılarak günümüze kadar takipçileriyle gelmeyi başarmıştır. Tarih içinde 50 civarında şubeye ayrılan tarikatın silsileleri Geylani’nin icazet verdiği bazı halifelerin yanı sıra genellikle oğullarından Seyfeddin Abdülvehhab, Şemseddin Abdülaziz, Taceddin Abdürrezzak, Şerafeddin İsa, Cemaleddin Abdülcabbar, Ebu İshak İbrahim, Ziyaeddin Musa ve Şemseddin Muhammed üzerinden Abdulkadir Geylaniye ulaşmaktadır. Geylani Ayrıca medrese ve Tekke eğitimi verdiği talebelerinden bir kısmına tasavvuf eğitimi vermeye yetkili olduklarına dair icazet “Hilafet” vermiştir. Onun icazet merasimlerini dergah içinde evliyanın uğrak yeri olmasından dolayı “kubbetü’l evliya” olarak adlandırılan Kubbenin altında gerçekleştirdiği ve yazılı icazet tanzim ettiği rivayet edilmektedir.

Kuzey Irak Doğu Anadolu iç Anadolu ve İstanbul’da Yayılan Halisiye kolu silsilesi de Abdurrezzak vasıtası ile Geylaniye ulaşmaktadır. Kadriye 14. yüzyılda Anadolu’ya getiren Şeyh Eşrefoğlu Rumi’dir. Onun tesis ettiği Eşrefiyye İznik, Bursa ve çevresinde etkili olmuştur. Eşrefiyye silsilesi Geylani’nin oğullarından Şemseddin Muhammed ile tarikatın pirine ulaşır. Eşrefiyye kolu Anadolu’nun muhtelif şehirlerinde olduğu gibi Balkanlarda da yaygınlık kazanmıştır.

Kadriye tarikatının önemli kolları

1-Gavsiyye 2-Garibiyye 3-Rumiyye 4-Kasımiyye 5-Fârızıyye 6-Cebbariyye 7-Hilaliyye 8-Esediyye 9-Nablusiyye 10-Eşrefiyye 11Davudiyye 12-Halisiyye 13-Resmiyye 14-Müştakıyye 15-Enveriyye’dir.

Kadriye tarikatının Adap Ve Erkanı

Kadiriye Tarikatı Asırlardır Müslümanların zihin ve ruh dünyalarına hitap eden bir İrfan yolu olarak kabulünde tarikatın dayandığı ilke ve esaslar tesirli olmuştur. Tarikatın kitap ve sünnete bağlılık esasına dayandıran Şeyh Abdulkadir Geylani vaazlarında ve vasiyetinde bu ikisine sarılmayı ısrarla vurgulamıştır. Oğluna yaptığı vasiyette Kadiri tarikatının öğretisini tayin etmiştir. Kitap ve sünnete bağlılık tavsiyesinden sonra tarikatının gönlün sükûnu, cömertlik, cefaya katlanmak, kimseye eziyet etmemek, hata ve kusurları Affetmek ve müsamaha göstermek esaslarına bağlı olduğunu söylemiştir. Himmeti (kalbin tamamen Hakka yönelmesi) yüceltmek, haramdan sakınmak, hizmeti güzelleştirmek, azmi arttırmak ve nimete saygı göstermek de Kadriyye’nin beş temel kuralıdır.

Kadiriyye büyükleri, yolun ismini “Aşk Yolu” olarak tanımlamışlardır ve eğitim sürecinin (seyrisülük) Hakka muhabbetle kalbi Ondan başkasına yönelmeden zikretmeye devam etmek olduğunu söylemişlerdir. Seyri sülükte vuslata ermenin (Allah’a ulaşma) yolu budur.  Doğrudan nefsin arzularını törpülemeyi hedefleyen nefsani usulle eğitim verilen tarikatta umumiyetle Allah’ın güzel isimlerinden 7’si ile (evtar-ı Seb’a) zikredilir. “La ilahe illallah, Allah, Hu, Hak, Hay, Kayyum ve Kahhar isimleri “Makamat esması” diyebilir. Bu isimler nefsin 7 mertebesine karşılık gelir. Ayrıca “la ilahe illallah, Allah, Hu, Hay, Vahid, Aziz, Vedud” İsimlerine usul isimleri; “Hak, Kahhar, Kayyum, Vehhab, müheymin” isimlerine “füru isimleri” denir. 

Kadir’in kollarında umumiyetle usul esmaları özellikle 4. isme kadar aynıdır.

Ondan sonraki İsimlerde farklılıklar olduğu gibi füru isimleri de kollara göre değişiklikler arz etmektedir. Her mertebeye mahsus zikredilecek isimlerin sayısında da farklılıklar vardır.

Kadiri şeyhleri seyri sülükte dervişlerin kabiliyetlerine göre yedi letaif  “letaif-i Seba” ; (“kalp, ruh, sır, sırrın sırrı, hafi, ahfa, nefsi kül”) zikrini de benimsemişlerdir. Ayrıca bu tarikatta Halvet ve müridin şeyhinin siretini muhabbet ile gönülde tutarak düşünmesi anlamına gelen rabıta uygulaması vardır.  Günümüzde bu uygulamalarda bazı tarikatlarda değişiklikler meydana gelmiştir. 7 Letaif 11’e çıkartılmıştır. Makam haklara göre zikir ve Halvet çoğunlukla günün hayat şartlarından dolayı bırakılmıştır.

Kadiri gülü
Kadirilerde toplu zikirler ayakta ve oturma usulüne göre cehri olacak şekil yapılmaktadır.

Bazıları devranlarda def müzik aletleri kullanmıştır.  Bazıları ise defi kullanmamaktadır. Kadiriyye mensupları Taç (külah) hırka, Kemer gibi tarikat kıyafet ve sembollerini üzerlerinde taşımışlardır. Kadiri tacının birkaç çeşidi vardır. En meşhuru üst kısmı yüksek ve sivri olan Bağdat ya da Celali Müjganlısı denilen taçtır. Kadriye tarikat tacının en önemli şiarı Kadiri gülüdür. Bu sembol Abdulkadir Geylani ile ilgili bir hatıra ya dayanmaktadır. Menkıbeye göre Abdulkadir Geylani Bağdat şeyhlik yapmaya başladığında Bağdat şeyhleri kendisine su ile dolu bir taş gönderdiler. Bunun anlamı Bağdat Şeyhler ile dolu demektir. Geylani o tasa bir gül yaprağı koyup geri gönderdi ve elçiye; “Var selam söyle, bir gül (yaprağı) ile su taşmaz” buyurdu. Şeyhler bunun manasını anlayıp bu şeyh hepimizin şeyhidir diyerek onu karşıladılar. Bu gül Geylani’ye İhsan edilmiş “Kudret gülü” kabul edilmiş ve bir sembol  olarak tacın üzerine işlemiştir.

Kaynak: Temel İslam Ansiklopedisi  

 

100% LikesVS
0% Dislikes

Bir Cevap Yazın