Kadriye Medresesi Ve Şeyh Geylanin İlmi Hali

Kadriye Medresesi, Onun İlimdeki Yeri Ve Dinin Islahında Ki Rolü:


Şeyh Abdulkadir Geylani (ks) Tarikata ve bu tasavvuf yoluna hizmete ilk olarak Babü’l-Ezc’deki medresesinden başladı. Bu medreseyi şeyhi Ebu Said el-Mahzumi kurmuştur. Medrese önceleri küçüktü daha sonra genişletildi. Şeyhinin vefatından sonra şeyh Abdülkadir Geylani hizmeti devraldı medrese kendisine kaldı. Şeyhin derslerine ilk zamanlarda sadece 2 veya 3 kişinin katıldığı daha sonra sayısının çoğaldı anlatılmaktadır.Hatta 70000 kişi ders dinlemek için oraya geldiği ifade edilir. Gün geçtikçe insanların şeyhe karşı kabulü artı ve sayı o kadar çoğaldı ki şeyh ders ve vaaz vermek için Bağdat’ın surlarına çıkmak zorunda kalıyordu. İnsanlar yanına gelip onun elinde tövbe ediyorlar çok sayıda kimse onun eliyle Müslüman olmuştur.

İmam Nevevi’nin Şeyh Hakkında Söyledikleri:

Alimler, evliyalar, arifler arasında çok büyük bir itibar kazandı herkes onu takdir etti. Şeyhül islam imam Nevevi ra. şu sözü şeyhimizin Abdülkadir Geylani hazretleri için:

“ Havadis nakleden Sikat (güvenilir) kimselerden evliyaların kerametleri ile ilgili gelen haberlerde şeyh Abdülkadir Geylani hakkında duyduğumuz kadar kimse hakkında haber duymadık. O Bağdat’ta şafiilerin ve Hanbelilerin imamıydı kendi devrindeki ilim zirvesine ulaştı. Onun ders ve sohbetlerinden pek çok alim yetişmiştir. Irak şeyhlerinin çoğu ondan ders almıştır. Yüksek makama sahip birçok insan onun yanında talebe olmuştur.” Tadifi, Kalaidül Cevahir.

Şeyhin İlmi Üslubu:

Şeyh Abdülkadir Geylani’nin üslup ve metodu istenilen bilginin tam ve net olarak verilmesi idi. Şeyh buna çok önem verirdi. İnsanlara sunduğu bilgiler şeriatın kurallarına uygun İdi. Bu üslup sayesinde bütün akranlarını geçmişti. 

Medresenin İnşa Aşaması:

Abdülkadir Geylani Şeyh Ebu Said’in vefatından sonra medresenin başına geçmesiyle yeterli olmayan yapıyı büyütmüştür. Ayrıca Medresenin külliyesi’nin etrafına birkaç ev, misafir odaları, Derviş ve Salihlerin kalabilmeleri için bir de ribat eklemiştir. Faaliyetlere zenginler mallarıyla, fakirlerde bedenleriyle katkıda bulundular ve medrese tekrar imar edildi.

Medresenin İlmi Faaliyetleri:

Medrese’nin ihyası tamamlandıktan sonra o medrese şeyhin ismine nispet edilmiştir. Şeyh Medresenin içinde farklı farklı kısımlar inşa ettirdi. Her kısımda farklı bir faaliyet yapılıyor, bir kısımda bütün şer’i ve dünyevi ilimlerin tedrisatı yapılıyordu. Bir başka ifade ile dini ilimlerin yanında ilerlemiş ve güncel bilgilere sahip bir toplum elde edebilmek gayesiyle dünya bilimlerde okutuluyordu. Bu kısımlarda 13’ten fazla alanda ilim öğretiliyordu. Medrese’de verilen ilimler arasında Uzay bilimleri, Madenler, kaynaklar gibi ilim dalları da yer alıyordu. 

Şeyh Abdülkadir Geylani kıymetli taşlar ve mücevherler ile ilgili bir eser de kaleme almıştır. Adı “Sırru’l-Esrar Fi Ma’rifeti’l Cevahir ve’l-Ahcar” şeklindedir.

kadiriyye kütüphanesi ile ilgili görsel sonucu

 

Medresenin Kütüphanesi Ve Kısımları:

Medresenin içerisinde büyük bir kütüphane inşa edilmiştir. Bu kütüphanede kitaplar ve insanların ilme hizmet için Vakfettikleri şeyler konulmuştur. Kütüphane de hizmetkarlar çalışıyor ve onların işi sadece kütüphanenin ihtiyaçlarını gidermek, hoca ve talebelere hizmet etmekti. kütüphanenin binası İslam geleneğine uygun bir mimari ile yapılmıştır.

Kubbelerinde demir kullanılmamıştır. Kütüphane içinde müteala salonları bulunmaktadır. Kadınlarında müteala yapabilecekleri salonlar ayrılmıştır.

Şeyhin Medresesi içerisinde insanların aralarını düzeltmek ve kardeşlik sevgisini devam ettirmek amacıyla bir nevi sorun giderme bölümü diyebileceğimiz fetva kısmı inşa ettirmiştir.

Kütüphanenin Eserleri Hakkında:

Bu kütüphanedeki eserler Bağdat şehrinin istilasında Dicle nehrine atılan ve yakılan eserler ne kadar bilinmemekle birlikte birçok eser istilalar yüzünden zarar görmüştür.

Şuanda ki kütüphane 11 mayıs 1967 senesinde açılmıştır. Günümüze kadar genişletmeleri devam eden kütüphanede 17 haziran 2004 yılında yapılan sayımda 1949 adet el yazması ve Arapça eserler hariç olmak üzere 59956 adet matbu kitap bulunmaktadır.( Mektebetü, Medresetil Kadirriyye)

Medresenin Birde  Ribat İnşa Ettirilmiştir:

Burada Bağdat’ın dışından gelen talebeler ibadet ve nefis tezkiyesi için inzivaya çekilen salikler ve bazı müritler kalıyordu. Ribatta bazen zikir meclisleri, bazen de vaaz meclisleri yapılıyordu. Bu meclislere dervişler, miskinler ve fakirler gelirlerdi. Şeyhin yanında tasavvuf, fıkıh, Sülük ve Terbiye ilimlerinin eğitimini almış oğulları ve bazı Talebeleri öncülük yapıyorlardı. Şeyhin çocukları Şeyh Abdurrezzak ve Şeyh Abdulvahab’da ona yardım ediyorlardı.

Medresenin Camisi:

Şeyh Abdülkadir Geylani (ks) medresesine ilaveten bir de Cami inşa ettirmiştir. Bu cami “Yedi Kubbeli Cami” olarak tanınmış, daha Sonraları ise şeyin adıyla anılır olmuştur.

Medresenin Gelir Ve Giderleri:

Medresenin giderleri genellikle şehrin zenginlikleri tarafından karşılanıyordu. Bu gibi gelirlerle medresede ders veren hocaların ve talebelerin bütün masrafları karşılanmıştır. Ayrıca teberrular, adaklar, sadakalar ve zekatlar da çokça gelirdi.

Şeyhin Güvenilir Oluşu:

Şeyh  Sıdkı, ihlası ve Zühdü ile bütün herkesin güvenini kazanmıştır. Şeyh rızkın azınada rıza gösterirdi. Bu yüzden insanlar mallarını ona teslim etmekte asla tereddüt etmezlerdi. Allahu Teala Şeyh Abdulkadir Sadık müritler nasip etmişti. Elhamdülillah, o müritler şey için canlarını ve mallarını feda etmeye hazırdırlar. Çünkü şeyhin hayrın yayılması ve dinin ihyası için uğraşıyordu. Şeyh Abdülkadir Geylani bütün kalpleri fethetmeyi başarmıştır.

Küçükler, büyükler, erkekler, kadınlar, yönetenler ve yönetilenler zenginler ve fakirler bütün herkes onu severdi. Çünkü o  Allahı severdi ve niyetinde Salih idi. Allahu Teala onu tanıyan herkesin onu ve istediklerini kabul etmelerini ona nasip etmiştir.

Şeyhin Büyüklüğü Cinler Tarafından da Kabul edilirdi: 

Cinlerin bile onu kabul etmelerini Allah cc. sağlamıştır. Bununla ilgili anlatılan çok rivayet vardır. Kendisinin yetiştirdiği insan sayısı o kadar çok çoğalmıştır ki bunlardan bir ordu kurup haclılara ve Moğollara karşı da koymuştur.

İşte Kadriye Medresesi budur menheci ve üslubu budur. Şeyh Abdülkadir Geylani hayatını bu şekilde yaşadı vaktinin çoğunu medrese ve ribatta geçirdi. Medresesini ve ribatını cihad ruhu ve ümmetin hidayeti için kullanmıştır.

Şeyh Abdulkadir Geylani ömrün 33 senesini eğitim ve öğretim ile geçirdi. Bu ölümüne kadar devam etti. Medresesi günümüze kadar devam etti günümüzde de hakikat ve ilim talebelerine açıktır. Kütüphanesi halen mevcuttur. Dünyanın en nadir yazma eserleri bu kütüphanededir. Kütüphanede bulunan ender eserler arasında kendi el yazısı ile telif ettiği Kuranı Kerim tefsiri de bulunmaktadır.

Medresenin Birçok Kere İmar Edilmesi:

Hicri 656 yılında Hulagu ve Tatarlar Bağdat şehrini istila ettiklerinde Geylani ailesinden çok kişiyi katlettiler. Cami ve medreseyi harap ettiler. İstila bittikten sonra medrese ve cami tekrar inşa edildi.

Hicri 914 yılında Şah İsmail Safavi Bağdat’ı istila ettiğinde o da camii ve medreseyi harap etmiş ve yıkmıştır. Daha sonra Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman Hicri 941 senesinde Bağdat’ı aldığında camii ve Medresenin tekrar inşasını emretmiştir. Bunlara ilave olarak fakirler için Caminin yanında bir tekkenin inşasını emretmiştir.

Hicri 1033 yılında safeviler Bağdat’ı işgal ettiklerinde medrese ve cami bir kez daha harap edilmiş ve yıkılmıştır. Safevilerin komutanlığında o zaman birinci şah Abbas vardı. M.1623 yılında bir kez daha medrese harap edildi.

Hicri 1048 yılında Osmanlı padişahı Sultan 4.Murat onları Bağdat’tan çıkartıp medreseye Camii tekrar inşa ettirmiştir. 

Osmanlının 23. padişahı Sultan 3. Ahmet müritlerin ve talebelerin ücretsiz eğitim almaları ve barınmaları, iaşe ve ibadetleri için 2 medrese daha yaptırmıştır.

İşte Kadiriyye Medresesi genel hatlarıyla bu şekilde bir yapıya sahipti. Bu medrese takva ve nur üzerine kurulmuş olup, günümüze kadar faaliyetlerini devam ettirmiştir.

Kaynak: Nehrül Kadiriyye 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir