Kalem Suresi 51-52. ayetlerinin Tefsiri ve sırları 

Kalem Suresi 51-52. ayetlerinin Tefsiri ve sırları 

وَاِنْ يَكَادُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِاَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَيَقُولُونَ اِنَّهُ لَمَجْنُونٌۢ

وَمَا هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَ

 


Kalem Suresi 51-52. ayetlerin Latince Okunuşu

Ve-in yekâdu-lleżîne keferû leyuzlikûneke bi-ebsârihim lemmâ semi’û-żżikra ve yekûlûne innehu lemecnûn(un)

Vemâ huve illâ żikrun lil’âlemîn(e)


Kalem Suresi 51-52. ayetlerin Birebir Çeviri

Ve-in: ve  yekâdu: neredeyse -lleżîne: kimseler  keferû: inkar eden(ler) leyuzlikûneke: seni devireceklerdi bi-ebsârihim: gözleriyle  lemmâ: zaman semi’û: işittikleri -żżikra: Zikr(kur’an)ı ve yekûlûne: ve diyorlardı  innehu: şüphesiz o  lemecnûn(un): mecnundur

Vemâ : Halbuki değildir huve: o illâ:başka bir şey  żikrun: uyarıdan  lil’âlemîn(e): alemler için


Kalem Suresi 51-52. ayetlerin Meali

51.O inkâr edenler Zikr’i (Kur’an’ı) işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devirivereceklerdi. Hâla da (kin ve hasetlerinden:) «Hiç şüphe yok o bir delidir» derler. 52. Oysa o (Kur’an), âlemler için ancak bir öğüttür.” 


Kalem Suresi 51-52. ayetlerin Tefsiri


Diyanet Tefsir Yolu:

Hz. Peygamber’den Kur’an’ı dinleyen müşriklerin gözleri (bakışları) etkili oklara benzetilerek ona karşı duydukları kin, nefret ve kıskançlık gibi menfi duyguları tasvir edilmektedir. Kur’an’ın edebî üstünlüğü karşısında hayranlık duygularını bastıramayan müşrikler, gerek dil gerekse içerik bakımından onda tenkit edebilecekleri herhangi bir kusur bulamayınca insanların Hz. Peygamber’e karşı gösterdikleri ilgi ve dikkati önlemek için onun sözüne güvenilmez bir mecnun olduğunu propaganda etmeye başlamışlardır. Ancak yüce Allah Kur’an’ın üstün niteliklerini açıklayarak onların menfi propagandalarını etkisiz hale getirmiştir.

Müşrikler Hz. Peygamber’i gördüklerinde, ona karşı duydukları kıs­kançlık ve düşmanlık sebebiyle gözleriyle onu oklayıp öldüreceklermiş gibi bakarlardı. 51. ayet onların bu psikolojik durumunu tasvir etmektedir. Bu ayetin nazarla (göz değmesi) ilgili olduğu yolunda yaygın bir kanaat bulunmakla birlikte bu kanaat kesin bir bilgiye dayanmamaktadır. Nitekim Şevkânî’nin aktardığına göre (V, 319) çok yönlü bir âlim olan İbn Kuteybe de âyette müşriklerin Resûlullah’a nazar değdirmelerinden söz edilmediğini, Resûlullah Kur’an okuduğunda inkârcıların ona kin ve düşmanlık duygularıyla baktıklarının anlatıldığını ifade etmiştir. Buna göre nazar hakkında başka deliller varsa da bu âyetin onunla ilgisi yoktur. Kaynak : Kur’an Yolu Tefsiri  Cilt: 5 Sayfa: 439


Tefsirlerin Özü Sabuni

Ey Muhammed! Kâfirler sana olan şiddetli düşmanlıklarından dolayı, neredeyse gözleriyle seni devirip helak edecekler. Bu, Arapların, Bana öyle bir baktı ki, neredeyse beni yıkacaktı” sözündendir. İbn Kesîr şöyle der: Bu ayette nazarın, ve tesirinin, Allah’ın izniyle hak olduğuna delil vardır. “Kaderin önüne geçecek bir şey olsaydı, onu göz geçerdi” hadisi de bunu destekler, Onlar, Kur’ân okuduğunu işittiklerinde böyle yapar, kin ve kıskançlıklarının şiddetinden, “Muhammed bir delidir” derler. Yüce Allah onlara cevap olarak şöyle buyurur: 

Bu mucize Kur’ân, insanlar ve cinler için bir öğüt ve nasihatten başka bir şey değildir. O halde, kendisine Kur’ân inen kimseye nasıl “deli” denilir.


El-Esas Fi’t-Tefsir 

Kur’ân’ı İşittiklerinde Kâfirlerin Rasûlullah’a Haince Bakışları (Ayet 51): “Doğrusu o inkâr edenler, Zikri işittiklerinde”Kur’ân-ı Kerîm’i dinlediklerinde “az kalsın seni gözleriyle devireceklerdi.” Kâfirler sana düşmanlık gözü ile ters ters baktıklarından dolayı gözleriyle neredeyse devirecekler yahut sana karşı olan aşırı kinleri dolayısıyla seni helâk edeceklerdi. “Ve 0, mutlaka bir delidir, diyorlardı.” Onlar Hz. Peygambere kötü gözlerle hain

hain baktıkları gibi dilleriyle de onu rahatsız ediyor ve “o mutlaka bir delidir.” yani Kur’ân-ı Kerîm’i getirdiği için bir delidir, diyorlardı.

Halbuki Kur’ân Âlemler İçin Öğüttür (Âyet 52): “Halbuki o âlemler için öğütten başka bir şey değildir.” Kur’ân-ı Kerîm, cinler ve insanlar için sadece bir öğüttür. Onlar ise Rasûlullah (s.a) hakkında delilik hükmünü vermiş ve Kur’ân dolayısıyla ona yan yan bakmıştır.

Kur’ân-ı Kerîm ise âlemler için bir öğüttür. Nasıl olur da Kur’ân-Kerîm gibi bir Kitabı getiren hakkında delilik hükmü verilebilir? Nesefî bu âyet-i kerimenin bir başka açıklama şeklini kayderek şöyle demektedir: “Halbuki 0 -yani Muhammed (s.a)- âlemler için bir şereftir, nasıl olur da ona delilik nispet edilebilir?” Birinci açıklama şekli ise daha kuvvetlidir.


Geylani Tefsiri:

Ey resullerin en kâmili! Şüphesiz Allah’ı ve senin güzel ahlakını inkar edenler sana olan kin ve katılıklarının şiddetinden dolayı zikri duydukları zaman neredeyse seni gözleriyle devirecekler. Yani sen mucizevi Kur’an’ı okurken onu işittiklerinde onun nazmının harikuladeliğinden, üslubunun eşsizliğinden, fesahat ve belağatının mükemmelliğinden,

bütün lisan ve fesahat ehlinin cümlelerinden üstün olan cümlelerinin sağlamlığından ve anlamlarının kulaklarına çalınan acayipliğinden hayrete düşecekler ve bu yüzden seni içten içe kıskanacak ve seni, göz değip öldürmek isteyeceklerdir. İnsanların yanında seninle ilgili olarak, “Hiç şüphe yok o cinli biridir” diyorlar (51). Yani o kendisine cin musallat olmuş kimseler gibi konuşuyor ve söyledikleri şeyler insanların sözlerine benzemiyor, diyorlar. Böyle söylemekteki maksatları zayıf akıllı kimselerin kafasını karıştırmak ve aldatmaktır. Güya böylece bu tür kimseler senin şanının, kadrinin ve makamının yüceliğini anlayamayacak. Fakat onlar kendi başlarına olduklarında senden sudur ve zuhur eden harikuladelikleri bilir ve onlardan dolayı seni kıskanırlar.

Onlar nasıl olur da sana cinli’’ derler ve sözlerini cinliliğe nispet ederler. Halbuki önünden ve arkasından batılın yaklaşamayacağı o mucize Kur’an, alemler için, yani Hakk’ın doğru yola muvaffak kıldığı bütün mükellefler için ancak bir öğüttür (52), hidayettir, yol göstermedir, uyarıdır ve hatırlatmadır. Allah iyilik ve cömertliği ile bizleri Kur’an’dan öğüt alan kimselerden eylesin.


Kalem Suresi 51-52. ayetlerinin Sırları

Nazardan korunmak ve kurtulmak için 51-52. ayetlerini felak ve nas sureleri ile birlikte okunması tavsiye ederiz. Felak ve Nasla birlikte bu ayetler nazar isabet etmiş kimseye 7 defa okunursa Allah’ın izni ile şifaya kavuşacaktır. 

Nazar isabet eden kişinin durumu ağır ise 10-40 veya 100 defa hastanın üzerine ve suya okunur. Hasta bu sudan içer ve hastanın vücuduna bu sudan sürülür. Allah’ın izni ile şifa bulacaktır.

Hasetçinin kem bakışlarından zarar görmemek için temiz bir kağıt üzerine besmele yazdıktan sonra Kalem suresinin 51-52. ayetlerini 25 defa yazıp, o kağıdı da 7 kat bir naylon ile sarıp üzerinde taşımalıdır diye havas kitaplarında tavsiyede mevcuttur.




100% LikesVS
0% Dislikes

Bir Cevap Yazın